Hükümetin hukuk devleti ilkelerini hiçe sayarak çıkardığı yasa gücünde kararnameyi geçersiz kılan Anayasa Mahkemesi kararı; zorbalık temelli, antidemokratik ve çağdışı siyaset anlayışı için bir son özelliği taşımaktadır.

. Alınan bu karar, hukukun üstünlüğünün, toplumsal yaşam açısından anlam ve önemini çok açık bir şekilde ortaya çıkararak UBP Hükümeti’nin darbeci anlayışını, uydurma gerekçelerini tuz buz etmiştir.

Anayasaya aykırı kararname öncesinde de Başbakan İrsen Küçük, Cemal Bulutoğluları’nı izne göndermeye çalışmış, belediye başkanı bunu kabul etmemişti. Sonrasında hükümet, Belediyeler Yasası’nda değişiklik öngörerek bakanlığa, belediye başkanını görevden alma yetkisi veren tasarıyı hazırlamıştı.  Ancak bu antidemokratik yaklaşıma karşı oluşan tepkiler üzerine geri adım atmak zorunda kalmıştı. Tüm  bu girişimler, herkes gibi UBP’nin de Cemal Bulutoğluları’nın suçlu olduğuna inandığını ve Lefkoşa Türk Belediyesi’nin onun yönetiminde yoluna devam etmesini  mümkün görmediklerini ortaya koymaktadır.

Yaşanan bu süreçte, Cemal Bulutoğluları’nın yaptığı açıklamalardan, yaşanan yasadışılıklarla UBP’nin doğrudan bağlantılarının bulunduğuna dair çok güçlü deliller elde edilmektedir. Özellikle belediye kaynaklarının cumhurbaşkanlığı seçiminde kullanıldığı anlaşılmakta ve bunun ortaya çıkmasından korkulduğu için de Başsavcılık ve polisin yürüttüğü soruşturmanın tamamlanması engellenmeye çalışılmaktadır. Bu soruşturmaların tamamlanmasının ardından başlayacak hukuk süreci önlenmeye çalışılmakta ve yasa dışı icraatların gizlenmesi için farklı yollar kullanılmaya çalışılmaktadırlar.

UBP’nin yakın bir gelecekte kurultayının yapılacak olması nedeniyle ülkede yaşanan büyün sorunların üzerini örtme ve erteleme çabaları iyice ortaya çıkmıştır. Bir yanda Cemal Bulutoğluları ve onu destekleyen UBP’nin iflasa sürüklediği, güven duyulan bir yönetimle yeniden yapılandırılması gereken Lefkoşa Türk Belediyesi, diğer yanda ise kişisel ve partisel menfaatler ikilemi yaşanmaktadır.  UBP her zaman olduğu gibi, kişisel ve partisel menfaatleri tercih etmiştir. İste Anayasa Mahkemesi verdiği kararla, bütün bu çirkinliklerin gizlenmesi ve hukukun işlemesinin önünün tıkanması çabalarını ortadan kaldırmıştır. Bu karar UBP’ye ve yasadışı uygulamaları yapanlarla bundan nemalananlara indirilmiş demokrasi ve hukukun üstünlüğünü tokadıdır.

Gelinen bu aşamada, Cemal Bulutoğluları ile yani başkent Lefkoşa’yı iflasa sürükleyen anlayışla sorunların çözümünün ve Lefkoşa’nın yeniden yapılandırılmasının mümkün olmadığı açıktır. Sayıştay raporlarıyla gözler önüne serilmiş ve tamamı “suç” olarak tanımlanmış bu gerçeklerden sonra, daha önce Cemal Bulutoğluları’na destek veren UBP’li Belediye Meclis Üyeleri dahi desteklerini çekmişler ve Lefkoşa Türk Belediyesi’nin mevcut yapısıyla daha fazla yol alamayacağına kanaat getirmişlerdir. Açık gerçeklik budur. Bugün Lefkoşa Türk Belediyesi’nde yaşanan bütün bu yasadışılıklar, hatalar ve suçlardan sonra, şeffaflığa, hesap verebilirliğe, hukuka ve hukukun üstünlüğüne daha çok gereksinim vardır. Bir yandan yargı süreci çalıştırılarak hızla sonuçlandırılmalı ancak paralel olarak da Lefkoşa Türk Belediyesi halkımıza hak ettiği hız ve kalitede hizmet verebilmelidir. Bunun bugünkü yapıyla gerçekleştirilmesi mümkün değildir.

CTP-BG’nin Lefkoşa Türk Belediyesi’nde mevcut güven vermeyen çağ dışı anlayış ve politikalara katılması, destek vermesi veya zemin hazırlaması mümkün değildir. Bu aşamada en doğru ve etik gerekliliği  olan davranış Cemal Bulutoğluları’nın istifa etmesi ve seçim yolunu açmasıdır. Eğer Cemal Bulutoğluları bunu yapmaktan korkuyor veya çekiniyorsa ki gururu rencide edilmiş olduğu halde makamına sarılmasından bu anlaşılmaktadır, UBP çok daha sorumlu davranmak zorundadır. UBP’nin demokrasiye ve hukuk devleti ilkelerine dair biraz olsun inanç kırıntıları kalmışsa, Cemal Bulutoğluları’nın yargılanması için gerekli polis ve savcılık soruşturmasının tamamlanması için adım atmalı ve yargı sürecinin başlatılmasını sağlamalıdır.

UBP bunu yapmıyorsa, yaşanan olumsuzlukları, Lefkoşa’nın sorunlarını ve bunun için yapılması gerekenleri çok iyi bilen bütün belediye meclis üyelerinin, Lefkoşa’nın yeniden yapılandırılma sürecinin bir gün bile gecikmemesi için Lefkoşa halkı adına Cemal Bulutoğluları’na dur demek ve güven duyulan yeni bir yönetimin oluşması için çaba içinde olması şarttır. Lefkoşa’nın önünü açmak için mevcut yapının güven veren adımlar atması mümkün değildir. Dahası yeni suçlar işlenmeyeceğinin de hiçbir güvencesi yoktur. Bu durum devam ettiği sürece, Lefkoşa Türk Belediyesi Meclis toplantılarına katılmak herhangi bir olumlu sonuç yaratmayacaktır. Cemal Bulutoğluları, sürecin tıkandığını ve tıkanıklığın tek nedeninin kendisi ve sahip olduğu UBP zihniyeti olduğunu bir türlü anlayamamakta veya anlamamakta ısrar etmektedir. Halbuki demokrasinin önünü açmak, yaşanmakta olan iflas, kriz ve kaosu aşmak için istifa ederek yeni bir yapıya fırsat vermekten başka bir yol kalmamıştır. Çözüm, demokrasi ve halk iradesinden geçmektedir. Yaşanan tüm olumsuzlukların aşılması için demokrasiye ve halk iradesine başvurmak tek geçerli ve doğru yoldur.

CTP-BG olarak, Lefkoşa’nın gerek yönetsel, gerek mali, gerekse yapısal bozukluklarını düzeltmek, neredeyse çok büyük bir köy haline gelmiş Lefkoşa’nın yeniden düzenlenip çağdaş bir başkent haline getirilmesi için Lefkoşa Kent Kurultayı düzenleme kararı almış bulunmaktayız. 20-21 Eylül 2012 tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz bu kurultayda, yurt dışından ve üniversitelerimizden davet edeceğimiz uzmanlar, akademisyenler, ülkemizdeki meslek örgütleri, sivil toplum örgütleri ve katkı koyacak bütün katılımcılarla birlikte özelde Lefkoşa’yı, genelde de yerel yönetim anlayışını ele alıp değerlendireceğiz. Yapılaşması, çevre düzenlemesi ve yeşil alanlarıyla, trafik ve yol güvenliğiyle, kültür hazineleriyle, sağlığa ve gıda güvenliğine verdiği önemle, çağdaş eğitim anlayışına katkıyla, modern ve çağdaş bir kent planlama çalışması yapılacaktır. Tüm partilere, sivil toplum örgütlerine ve halkımıza açık olacak kent kurultayından çıkacak sonuçlarla Lefkoşa’nın geleceğini planlayacağız. Lefkoşa’nın iflas, kriz ve kaostan çıkıp çağdaş bir başkent olması için sahip olduğumuz yerel yönetim deneyimi, katılımcı demokrasi ve yerinden yönetim anlayışımızla, her türlü çabayı ortaya koyacağız. Yapılan büyük tahribatı düzeltmek için halkımızdan görev bekliyoruz. Bunun için kendimize güveniyoruz ve bunu halkımız için başaracağımıza yürekten inanıyoruz.

CTP-BG MYK