İncirli: Siyasi Sorumluluk alınmadığı takdirde bunların tekrarı da olabilir

“İnsanlar güvende hissetmiyorlarsa o devlet görevini yapamıyor demektir”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun olağanüstü toplantısında yaptığı konuşmada Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasını değerlendirdi. Yaşanan facianın nedenlerinin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması ve siyasi sorumluluğun üstlenilmesi gerektiğini vurgulayan İncirli, “Sorumluluk alınmadığı takdirde bunların tekrarı da olabilir” dedi. Yaşananların yalnızca bir bakanın sorumluluğuyla sınırlandırılamayacak kadar büyük ve sarsıcı olduğunu ifade eden İncirli, hayatta kalanların ve kayıp yakınlarının yaşamlarının sonsuza kadar değiştiğini belirtti.

“Bu kadar sarsıcı bir olaydan sonra her şey aynıymış gibi devam etme hakkımız yoktur”
Sıla Usar İncirli, “Bizim de bu kadar sarsıcı bir olaydan sonra her şey aynıymış gibi devam etme hakkımız yoktur” diyerek, devletin bütün kurumlarıyla kendisine emanet edilen canlara sahip çıkmak zorunda olduğunun altını çizdi. Siyasi mağduriyet tartışmalarının ülkeye herhangi bir fayda sağlamayacağını belirten İncirli, kamuoyunun yaşanan can kayıplarının nedenlerini, geminin batmasına kadar geçen süreçte neler yaşandığını ve benzer bir facianın yeniden yaşanmaması için hangi adımların atılacağını bilmek istediğini kaydetti.  Devletin temel sorumluluğunun insanlara güven içerisinde yaşayabilecekleri bir ülke sunmak olduğunu vurgulayan İncirli, “İnsanlar sokağa çıktıklarında, arabaya bindiklerinde, uçağa bindiklerinde, gemiye bindiklerinde, hastaneye gittiklerinde, okula gittiklerinde güvende hissetmiyorlarsa o devlet görevini yapamıyor demektir” ifadelerini kullandı. CTP’nin son beş yıldır ülkede ciddi bir kurumsal zafiyet ve kurumsal çöküntü yaşandığı konusunda uyarılarda bulunduğunu hatırlatan İncirli, ülkeyi yönetenlerin sorumluluk almaktan kaçınamayacağını belirterek, “Doğru olan o sorumluluğu alıp bunun gereğini yapabilmektir” dedi.

“Bayrak devleti yükümlülükleri yerine getirilmeli”
İncirli, denizcilik faaliyetlerindeki denetim ve sertifikasyon süreçlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak klas sertifikasyonunun tek başına yeterli olmadığını, emniyet, güvenlik, tonajlamaya ilişkin denetimlerin de devletin ilgili kurumlarının sorumluluğunda olduğunu vurguladı. Limanlar Dairesi’ndeki personel ve uzmanlık eksikliklerine dikkat çeken İncirli, gemi sicil ve survey işlerini yürüten iki uzmanın emekliye ayrılmasının ardından yerlerine gerekli personelin konulmamasını ciddi bir eksiklik olarak değerlendirdi. İncirli, “Bu 4-5 yıllık denetim eksikliği bize çok çok pahalıya mal olmuştur” dedi. Bayrak devleti yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin önemine işaret eden İncirli, yapılan anlaşmaların devletin denetim yetkisinden ve sorumluluğundan vazgeçmesi anlamına gelmediğini kaydetti.

“Bir daha böyle bir şey olmaması için eksiksiz bir çalışma ortaya koymamız gerekiyor”
Facianın nedenlerinin ortaya çıkarılması amacıyla kurulacak Meclis araştırma komitesinin önemine dikkat çeken İncirli, yargı sürecinin devam edeceğini belirtti ve Cumhuriyet Meclisi’nin “devletin kurumsal yapısının eksikliklerinin ortaya çıkarılması” yönünde ciddi bir çalışma yürütmesinin ülkenin geleceği açısından büyük fayda sağlayacağını ifade etti. İncirli, asıl önemli olanın bu tür kazaların meydana gelmesini önlemek olduğunun altını çizdi. “Bir daha böyle bir şey olmaması için neler yapılması gerektiği noktasında eksiksiz bir çalışma ortaya koymamız gerekiyor” diyen İncirli, ülkenin önemli bir kırılma noktasında bulunduğunu söyledi. Ayrıca, kazanın ardından ortaya çıkan deniz kirliliğinin de göz ardı edilmemesi ve gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirten İncirli, yaşanan facianın yarattığı sonuçların çok yönlü şekilde ele alınması gerektiğini kaydetti. Denizcilik alanında yetişmiş insan kaynağının güçlendirilmesinin önemine de işaret eden İncirli, hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine başsağlığı dilerken, hayatta kalanlara ve kayıp yakınlarına dayanışmasını iletti.

İncirli: Siyasi Sorumluluk alınmadığı takdirde bunların tekrarı da olabilir

“İnsanlar güvende hissetmiyorlarsa o devlet görevini yapamıyor demektir”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun olağanüstü toplantısında yaptığı konuşmada Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasını değerlendirdi. Yaşanan facianın nedenlerinin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması ve siyasi sorumluluğun üstlenilmesi gerektiğini vurgulayan İncirli, “Sorumluluk alınmadığı takdirde bunların tekrarı da olabilir” dedi. Yaşananların yalnızca bir bakanın sorumluluğuyla sınırlandırılamayacak kadar büyük ve sarsıcı olduğunu ifade eden İncirli, hayatta kalanların ve kayıp yakınlarının yaşamlarının sonsuza kadar değiştiğini belirtti.

“Bu kadar sarsıcı bir olaydan sonra her şey aynıymış gibi devam etme hakkımız yoktur”
Sıla Usar İncirli, “Bizim de bu kadar sarsıcı bir olaydan sonra her şey aynıymış gibi devam etme hakkımız yoktur” diyerek, devletin bütün kurumlarıyla kendisine emanet edilen canlara sahip çıkmak zorunda olduğunun altını çizdi. Siyasi mağduriyet tartışmalarının ülkeye herhangi bir fayda sağlamayacağını belirten İncirli, kamuoyunun yaşanan can kayıplarının nedenlerini, geminin batmasına kadar geçen süreçte neler yaşandığını ve benzer bir facianın yeniden yaşanmaması için hangi adımların atılacağını bilmek istediğini kaydetti. Devletin temel sorumluluğunun insanlara güven içerisinde yaşayabilecekleri bir ülke sunmak olduğunu vurgulayan İncirli, “İnsanlar sokağa çıktıklarında, arabaya bindiklerinde, uçağa bindiklerinde, gemiye bindiklerinde, hastaneye gittiklerinde, okula gittiklerinde güvende hissetmiyorlarsa o devlet görevini yapamıyor demektir” ifadelerini kullandı. CTP’nin son beş yıldır ülkede ciddi bir kurumsal zafiyet ve kurumsal çöküntü yaşandığı konusunda uyarılarda bulunduğunu hatırlatan İncirli, ülkeyi yönetenlerin sorumluluk almaktan kaçınamayacağını belirterek, “Doğru olan o sorumluluğu alıp bunun gereğini yapabilmektir” dedi.

“Bayrak devleti yükümlülükleri yerine getirilmeli”
İncirli, denizcilik faaliyetlerindeki denetim ve sertifikasyon süreçlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak klas sertifikasyonunun tek başına yeterli olmadığını, emniyet, güvenlik, tonajlamaya ilişkin denetimlerin de devletin ilgili kurumlarının sorumluluğunda olduğunu vurguladı. Limanlar Dairesi’ndeki personel ve uzmanlık eksikliklerine dikkat çeken İncirli, gemi sicil ve survey işlerini yürüten iki uzmanın emekliye ayrılmasının ardından yerlerine gerekli personelin konulmamasını ciddi bir eksiklik olarak değerlendirdi. İncirli, “Bu 4-5 yıllık denetim eksikliği bize çok çok pahalıya mal olmuştur” dedi. Bayrak devleti yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin önemine işaret eden İncirli, yapılan anlaşmaların devletin denetim yetkisinden ve sorumluluğundan vazgeçmesi anlamına gelmediğini kaydetti.

“Bir daha böyle bir şey olmaması için eksiksiz bir çalışma ortaya koymamız gerekiyor”
Facianın nedenlerinin ortaya çıkarılması amacıyla kurulacak Meclis araştırma komitesinin önemine dikkat çeken İncirli, yargı sürecinin devam edeceğini belirtti ve Cumhuriyet Meclisi’nin “devletin kurumsal yapısının eksikliklerinin ortaya çıkarılması” yönünde ciddi bir çalışma yürütmesinin ülkenin geleceği açısından büyük fayda sağlayacağını ifade etti. İncirli, asıl önemli olanın bu tür kazaların meydana gelmesini önlemek olduğunun altını çizdi. “Bir daha böyle bir şey olmaması için neler yapılması gerektiği noktasında eksiksiz bir çalışma ortaya koymamız gerekiyor” diyen İncirli, ülkenin önemli bir kırılma noktasında bulunduğunu söyledi. Ayrıca, kazanın ardından ortaya çıkan deniz kirliliğinin de göz ardı edilmemesi ve gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirten İncirli, yaşanan facianın yarattığı sonuçların çok yönlü şekilde ele alınması gerektiğini kaydetti. Denizcilik alanında yetişmiş insan kaynağının güçlendirilmesinin önemine de işaret eden İncirli, hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine başsağlığı dilerken, hayatta kalanlara ve kayıp yakınlarına dayanışmasını iletti.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLm9EU3VfYlpFbUc4

İncirli: Siyasi Sorumluluk alınmadığı takdirde bunların tekrarı da olabilir

Cumhuriyetçi Türk Partisi 11 Eylül 2026 11:26

Barçın:  CTP önerdi diye reddetmeyin 

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Devrim Barçın, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda kamu çalışanlarının aylık, maaş, ücret ve diğer ödeneklerinin düzenlenmesine ilişkin yasa tasarısı görüşülürken CTP’nin sözleşmeli personelle ilgili değişiklik önerisini açıkladı. Yeni istihdam edilen sözleşmeli personelle herhangi bir deneme sürecine tabi tutulmadan doğrudan beş yıllık sözleşme yapılmasının doğru olmadığını vurgulayan Barçın, “Kamunun verimliliği adına getirdiğimiz öneri” diyerek, en az beş yıl boyunca sözleşmesi yenilenen ve bu süre içerisinde performansı ölçülmüş çalışanların sonraki sözleşmelerinin beş yıllık yapılmasını önerdiklerini belirtti.

“Direkt 5 yıllık otomatik bir sözleşme yapılması doğru değildir”
Kadrolu olarak kamuya atanan bir çalışanın iki yıllık adaylık ve deneme süresinden geçtiğini hatırlatan Barçın, sözleşmeli personel açısından da liyakat ve performansın gözetilmesi gerektiğini söyledi. “Yeni istihdam edilen bir sözleşmelinin sözleşmesinin direkt 5 yıl olarak yapılması, gerek Öğretmenler Yasası’nda, gerek Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nda, gerekse Kamu Görevlileri Yasası’nda herhangi bir deneme devresine tabi olmadan 5 yıllık otomatik bir sözleşme yapılması doğru değildir” diyen Barçın, CTP’nin önerisinin yalnızca belirli kurumları değil, sözleşmeli istihdamının bulunduğu tüm kurum ve kuruluşları kapsadığının altını çizdi.

“Liyakat noktasında da, eşitlik noktasında da önem arz ediyor”
Sözleşmeli çalışanların toplamda beş yıl görev yaptıktan sonra yeni sözleşmelerinin beş yıllık olarak düzenlenmesinin kamuya sınavla giren kadrolu çalışanlarla eşitlik açısından önemli olduğunu kaydeden Barçın, “Liyakat noktasında da, eşitlik noktasında da önem arz ediyor” ifadelerini kullandı. CTP’nin önerisinin kamu verimliliği gözetilerek hazırlandığını vurgulayan Barçın, hükümet sıralarına “Bunu CTP önerdi diye reddetmemenizi bir daha sizden rica ediyorum” diye seslendi. Barçın, CTP’nin önerisinin kabul edilmesi halinde yasa tasarısına olumlu, kabul edilmemesi halinde ise olumsuz oy vereceklerini açıkladı.

Barçın: CTP önerdi diye reddetmeyin

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Devrim Barçın, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda kamu çalışanlarının aylık, maaş, ücret ve diğer ödeneklerinin düzenlenmesine ilişkin yasa tasarısı görüşülürken CTP’nin sözleşmeli personelle ilgili değişiklik önerisini açıkladı. Yeni istihdam edilen sözleşmeli personelle herhangi bir deneme sürecine tabi tutulmadan doğrudan beş yıllık sözleşme yapılmasının doğru olmadığını vurgulayan Barçın, “Kamunun verimliliği adına getirdiğimiz öneri” diyerek, en az beş yıl boyunca sözleşmesi yenilenen ve bu süre içerisinde performansı ölçülmüş çalışanların sonraki sözleşmelerinin beş yıllık yapılmasını önerdiklerini belirtti.

“Direkt 5 yıllık otomatik bir sözleşme yapılması doğru değildir”
Kadrolu olarak kamuya atanan bir çalışanın iki yıllık adaylık ve deneme süresinden geçtiğini hatırlatan Barçın, sözleşmeli personel açısından da liyakat ve performansın gözetilmesi gerektiğini söyledi. “Yeni istihdam edilen bir sözleşmelinin sözleşmesinin direkt 5 yıl olarak yapılması, gerek Öğretmenler Yasası’nda, gerek Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nda, gerekse Kamu Görevlileri Yasası’nda herhangi bir deneme devresine tabi olmadan 5 yıllık otomatik bir sözleşme yapılması doğru değildir” diyen Barçın, CTP’nin önerisinin yalnızca belirli kurumları değil, sözleşmeli istihdamının bulunduğu tüm kurum ve kuruluşları kapsadığının altını çizdi.

“Liyakat noktasında da, eşitlik noktasında da önem arz ediyor”
Sözleşmeli çalışanların toplamda beş yıl görev yaptıktan sonra yeni sözleşmelerinin beş yıllık olarak düzenlenmesinin kamuya sınavla giren kadrolu çalışanlarla eşitlik açısından önemli olduğunu kaydeden Barçın, “Liyakat noktasında da, eşitlik noktasında da önem arz ediyor” ifadelerini kullandı. CTP’nin önerisinin kamu verimliliği gözetilerek hazırlandığını vurgulayan Barçın, hükümet sıralarına “Bunu CTP önerdi diye reddetmemenizi bir daha sizden rica ediyorum” diye seslendi. Barçın, CTP’nin önerisinin kabul edilmesi halinde yasa tasarısına olumlu, kabul edilmemesi halinde ise olumsuz oy vereceklerini açıkladı.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLmZ6clBuNmRmTi1J

Barçın: CTP önerdi diye reddetmeyin

Cumhuriyetçi Türk Partisi 11 Eylül 2026 11:18

Barçın: Düzenleme daha adil ve ölçülebilir hale getirilmeli

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Devrim Barçın, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada sözleşmeli personelle ilgili düzenlemenin iş güvencesi, liyakat ve kamu verimliliği açısından eksiklikler taşıdığını belirtti. Sözleşmelerin beş yıllık yapılabilmesine rağmen istenildiği zaman feshedilebilmesinin personele gerçek anlamda güvence sağlamadığını vurgulayan Barçın, “Sözleşmeli personele güvence noktasında performansa bağlamak gerekirdi” dedi. Düzenlemenin seçime kısa süre kala alelacele gündeme getirildiğini ifade eden Barçın, sözleşmeli istihdamının siyasetçinin iradesine değil; performans, liyakat ve çalışma süresine dayalı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini kaydetti.

“Kadrolu çalışanlarla sözleşmeli personel arasında yeni bir ayrım yaratılıyor”
Kamuda kadrolu olarak göreve başlayanların iki yıllık deneme ve performans değerlendirmesi sürecinden geçtiğini hatırlatan Barçın, yeni işe alınacak sözleşmeli personelin doğrudan beş yıllık sözleşmeyle istihdam edilmesini eleştirdi. “Bir insanı ölçmeden 5 yıl sözleşme yapılması doğru değildir” diyen Barçın, bu uygulamanın kadrolu çalışanlarla sözleşmeli personel arasında yeni bir ayrım yaratacağını söyledi. Barçın, özellikle kamu sağlık çalışanlarının sözleşmeli istihdamına yönelik ihtiyaç bulunmasına rağmen bu alanda herhangi bir düzenleme getirilmediğine de dikkat çekerek, sözleşmeli istihdam politikasının kamunun gerçek ihtiyaçları ve verimlilik temelinde ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Kamuda çalışma barışını ve kamuda verimliliği de geriye götürecektir”
CTP’nin düzenlemenin daha adil ve ölçülebilir hale gelmesi için Meclis’e öneri sunacağını açıklayan Barçın, en az beş yıldır ardışık şekilde sözleşmeli çalışanların sözleşmelerinin beş yıllık olarak yenilenmesini önerdiklerini belirtti. Yeni işe başlayan bir sözleşmeli personelin herhangi bir performans değerlendirmesi yapılmadan doğrudan beş yıllık sözleşmeyle istihdam edilmesinin doğru olmadığını yineleyen Barçın, bunun “Kamuda çalışma barışını ve kamuda verimliliği de geriye götürecektir” dedi. Barçın, beş yıldır sözleşmesi düzenli olarak yenilenen çalışanların kamudaki performanslarının belirli ölçüde ortaya konmuş olduğunu ifade ederek, “Umarım önerimiz kabul edilir” çağrısında bulundu.

Barçın: Düzenleme daha adil ve ölçülebilir hale getirilmeli

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Devrim Barçın, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada sözleşmeli personelle ilgili düzenlemenin iş güvencesi, liyakat ve kamu verimliliği açısından eksiklikler taşıdığını belirtti. Sözleşmelerin beş yıllık yapılabilmesine rağmen istenildiği zaman feshedilebilmesinin personele gerçek anlamda güvence sağlamadığını vurgulayan Barçın, “Sözleşmeli personele güvence noktasında performansa bağlamak gerekirdi” dedi. Düzenlemenin seçime kısa süre kala alelacele gündeme getirildiğini ifade eden Barçın, sözleşmeli istihdamının siyasetçinin iradesine değil; performans, liyakat ve çalışma süresine dayalı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini kaydetti.

“Kadrolu çalışanlarla sözleşmeli personel arasında yeni bir ayrım yaratılıyor”
Kamuda kadrolu olarak göreve başlayanların iki yıllık deneme ve performans değerlendirmesi sürecinden geçtiğini hatırlatan Barçın, yeni işe alınacak sözleşmeli personelin doğrudan beş yıllık sözleşmeyle istihdam edilmesini eleştirdi. “Bir insanı ölçmeden 5 yıl sözleşme yapılması doğru değildir” diyen Barçın, bu uygulamanın kadrolu çalışanlarla sözleşmeli personel arasında yeni bir ayrım yaratacağını söyledi. Barçın, özellikle kamu sağlık çalışanlarının sözleşmeli istihdamına yönelik ihtiyaç bulunmasına rağmen bu alanda herhangi bir düzenleme getirilmediğine de dikkat çekerek, sözleşmeli istihdam politikasının kamunun gerçek ihtiyaçları ve verimlilik temelinde ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Kamuda çalışma barışını ve kamuda verimliliği de geriye götürecektir”
CTP’nin düzenlemenin daha adil ve ölçülebilir hale gelmesi için Meclis’e öneri sunacağını açıklayan Barçın, en az beş yıldır ardışık şekilde sözleşmeli çalışanların sözleşmelerinin beş yıllık olarak yenilenmesini önerdiklerini belirtti. Yeni işe başlayan bir sözleşmeli personelin herhangi bir performans değerlendirmesi yapılmadan doğrudan beş yıllık sözleşmeyle istihdam edilmesinin doğru olmadığını yineleyen Barçın, bunun “Kamuda çalışma barışını ve kamuda verimliliği de geriye götürecektir” dedi. Barçın, beş yıldır sözleşmesi düzenli olarak yenilenen çalışanların kamudaki performanslarının belirli ölçüde ortaya konmuş olduğunu ifade ederek, “Umarım önerimiz kabul edilir” çağrısında bulundu.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLjV1U18tN3VkVDdB

Barçın: Düzenleme daha adil ve ölçülebilir hale getirilmeli

Cumhuriyetçi Türk Partisi 11 Eylül 2026 11:17

Besim: Asıl olan bir an önce bütünlüklü, kapsamlı bir şekilde kamu reformunu yapmamızdır

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Filiz Besim, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada ülkede kamu yönetiminden sağlığa, yol güvenliğinden asayişe kadar birçok alanda ciddi sorunlar yaşandığını belirterek, Meclis gündeminin toplumun gerçek ihtiyaçlarına göre şekillenmesi gerektiğini vurguladı. Son dönemde yaşanan olayların kamu yönetimindeki sorunları ve devlete duyulan güven kaybını bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Besim, sözleşmeli personelle ilgili düzenlemenin de bütünlüklü bir kamu reformu içerisinde ele alınması gerektiğini söyledi. “Asıl olan bir an önce bütünlüklü, kapsamlı bir şekilde kamu reformunu yapmamızdır” diyen Besim, kamu hizmetlerinde performansın, kalitenin ve verimliliğin artırılacağı kapsamlı bir yaklaşımın hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“Gündemin toplumun gerçek gündemi olmalıydı”
Meclis’in olağanüstü toplantısında ele alınan yasaların aciliyet sıralamasını da eleştiren Besim, “Gündemin toplumun gerçek gündemi olmalıydı” ifadelerini kullandı. Yaşlı bakım evleri ve huzurevleri gibi uzun süredir düzenleme bekleyen alanlar bulunduğuna işaret eden Besim, Meclis’e getirilen birçok yasanın yeterince çalışılmadan, düşünülmeden ve paydaşlarla gerekli istişare yapılmadan hazırlandığını söyledi. Sözleşmeli personelin kamunun ihtiyaç duyduğu bilgili, deneyimli ve nitelikli kişilerden oluştuğunu belirten Besim, bu kişilerin kamu hizmetlerinin kalitesinin ve verimliliğinin artırılmasında önemli rol oynadığını ancak sözleşmelerin doğrudan beş yıla çıkarılmasının performans ve işe uyum kriterleri bakımından iyi değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Sözleşmeli çalışanların hakları daha adil biçimde düzenlenmeli”
CTP’nin sözleşmeli çalışanların haklarının daha adil biçimde düzenlenmesi amacıyla öneri sunduğunu açıklayan Besim, kamuda beş yıldır çalışan ve sözleşmesini yenilemek zorunda kalan personele yeni düzenlemedeki hakkın verilmesini, beş yıldan az hizmeti bulunanların sözleşmelerinin ise mevcut sistemde olduğu gibi bir veya iki yıllık sürelerle yenilenmesini önerdiklerini söyledi. Sağlık Bakanlığı’nın en fazla sözleşmeli personel barındıran kurumlardan biri olmasına rağmen ilgili düzenlemenin Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’na yansıtılmadığına da dikkat çeken Besim, “Eğer bu öneri kabul görürse en azından bu yaptığımız değişikliği daha adil bir değişiklik haline koyacağız” dedi ve hükümet kanadına CTP’nin önerisine olumlu yaklaşma çağrısı yaptı.

Besim: Asıl olan bir an önce bütünlüklü, kapsamlı bir şekilde kamu reformunu yapmamızdır

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Filiz Besim, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada ülkede kamu yönetiminden sağlığa, yol güvenliğinden asayişe kadar birçok alanda ciddi sorunlar yaşandığını belirterek, Meclis gündeminin toplumun gerçek ihtiyaçlarına göre şekillenmesi gerektiğini vurguladı. Son dönemde yaşanan olayların kamu yönetimindeki sorunları ve devlete duyulan güven kaybını bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Besim, sözleşmeli personelle ilgili düzenlemenin de bütünlüklü bir kamu reformu içerisinde ele alınması gerektiğini söyledi. “Asıl olan bir an önce bütünlüklü, kapsamlı bir şekilde kamu reformunu yapmamızdır” diyen Besim, kamu hizmetlerinde performansın, kalitenin ve verimliliğin artırılacağı kapsamlı bir yaklaşımın hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“Gündemin toplumun gerçek gündemi olmalıydı”
Meclis’in olağanüstü toplantısında ele alınan yasaların aciliyet sıralamasını da eleştiren Besim, “Gündemin toplumun gerçek gündemi olmalıydı” ifadelerini kullandı. Yaşlı bakım evleri ve huzurevleri gibi uzun süredir düzenleme bekleyen alanlar bulunduğuna işaret eden Besim, Meclis’e getirilen birçok yasanın yeterince çalışılmadan, düşünülmeden ve paydaşlarla gerekli istişare yapılmadan hazırlandığını söyledi. Sözleşmeli personelin kamunun ihtiyaç duyduğu bilgili, deneyimli ve nitelikli kişilerden oluştuğunu belirten Besim, bu kişilerin kamu hizmetlerinin kalitesinin ve verimliliğinin artırılmasında önemli rol oynadığını ancak sözleşmelerin doğrudan beş yıla çıkarılmasının performans ve işe uyum kriterleri bakımından iyi değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Sözleşmeli çalışanların hakları daha adil biçimde düzenlenmeli”
CTP’nin sözleşmeli çalışanların haklarının daha adil biçimde düzenlenmesi amacıyla öneri sunduğunu açıklayan Besim, kamuda beş yıldır çalışan ve sözleşmesini yenilemek zorunda kalan personele yeni düzenlemedeki hakkın verilmesini, beş yıldan az hizmeti bulunanların sözleşmelerinin ise mevcut sistemde olduğu gibi bir veya iki yıllık sürelerle yenilenmesini önerdiklerini söyledi. Sağlık Bakanlığı’nın en fazla sözleşmeli personel barındıran kurumlardan biri olmasına rağmen ilgili düzenlemenin Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’na yansıtılmadığına da dikkat çeken Besim, “Eğer bu öneri kabul görürse en azından bu yaptığımız değişikliği daha adil bir değişiklik haline koyacağız” dedi ve hükümet kanadına CTP’nin önerisine olumlu yaklaşma çağrısı yaptı.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLldRVU9DMUhFMkpj

Besim: Asıl olan bir an önce bütünlüklü, kapsamlı bir şekilde kamu reformunu yapmamızdır

Cumhuriyetçi Türk Partisi 11 Eylül 2026 11:15

Özuslu: Üç ortağın üçünün de sandıkta kaldığı bir seçim olacak

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada seçimlerin aynı gün yapılmasına yönelik kararı ve Seçim ve Halkoylaması Yasası’nda yapılmak istenen değişiklikleri eleştirdi. Hükümetin seçim tarihini ötelediğini ve CTP’nin genel seçimin yerel seçimle aynı güne bırakılmaması için daha erken bir tarih önerdiğini hatırlatan Özuslu, hükümet sıralarına seslenerek, “Bunları niçin yaptığınızı herkes bilir. Herkes bilir ki korkarsınız” dedi. CTP’nin kısa süre önce komitede genel seçimin 8 Kasım’da yapılmasını önerdiğini de anımsatan Özuslu, hükümetin bu öneriye olumlu yaklaşmadığını belirtti.

“Bağımsız ihtiyar heyeti üyesi adayının da hakkı gasp edildi”
Yasa değişikliğinin bağımsız adayların seçilme hakkı açısından yaratacağı sorunlara dikkat çeken Özuslu, düzenlemenin yalnızca milletvekilliği seçimlerini etkilemediğini vurguladı. “En küçük köydeki ihtiyar heyeti üyeliği seçimindeki bağımsız ihtiyar heyeti üyesi adayının da hakkı gasp edildi” diyen Özuslu, en küçük belediyelerdeki bağımsız belediye meclis üyesi adaylarının da aynı sorunla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Özuslu, karma oyun kaldırılmasıyla birlikte getirilen hesaplama yönteminin bağımsız adayların seçilme hakkı üzerindeki etkilerinin göz ardı edildiğini kaydetti.

“Tarihi bir seçim olacak”
Hükümetin seçimlere yönelik düzenlemelerini sandıktan çıkma hesabıyla yaptığını savunan Özuslu, “Bütün tuşlara aynı anda basarsanız; onu da yapayım, bunu da yapayım da belki sandıktan çıkarım” ifadelerini kullandı. Seçim tarihinin ne zaman olacağından bağımsız olarak halkın iradesinin sandığa yansıyacağını vurgulayan Özuslu, “Tarihi bir seçim olacak. Ne gün isterseniz de yapın. Hadi hodri meydan. İstediğiniz günü yapın. Üç ortağın üçünün de sandıkta kaldığı bir seçim olacak” dedi.

Özuslu: Üç ortağın üçünün de sandıkta kaldığı bir seçim olacak

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada seçimlerin aynı gün yapılmasına yönelik kararı ve Seçim ve Halkoylaması Yasası’nda yapılmak istenen değişiklikleri eleştirdi. Hükümetin seçim tarihini ötelediğini ve CTP’nin genel seçimin yerel seçimle aynı güne bırakılmaması için daha erken bir tarih önerdiğini hatırlatan Özuslu, hükümet sıralarına seslenerek, “Bunları niçin yaptığınızı herkes bilir. Herkes bilir ki korkarsınız” dedi. CTP’nin kısa süre önce komitede genel seçimin 8 Kasım’da yapılmasını önerdiğini de anımsatan Özuslu, hükümetin bu öneriye olumlu yaklaşmadığını belirtti.

“Bağımsız ihtiyar heyeti üyesi adayının da hakkı gasp edildi”
Yasa değişikliğinin bağımsız adayların seçilme hakkı açısından yaratacağı sorunlara dikkat çeken Özuslu, düzenlemenin yalnızca milletvekilliği seçimlerini etkilemediğini vurguladı. “En küçük köydeki ihtiyar heyeti üyeliği seçimindeki bağımsız ihtiyar heyeti üyesi adayının da hakkı gasp edildi” diyen Özuslu, en küçük belediyelerdeki bağımsız belediye meclis üyesi adaylarının da aynı sorunla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Özuslu, karma oyun kaldırılmasıyla birlikte getirilen hesaplama yönteminin bağımsız adayların seçilme hakkı üzerindeki etkilerinin göz ardı edildiğini kaydetti.

“Tarihi bir seçim olacak”
Hükümetin seçimlere yönelik düzenlemelerini sandıktan çıkma hesabıyla yaptığını savunan Özuslu, “Bütün tuşlara aynı anda basarsanız; onu da yapayım, bunu da yapayım da belki sandıktan çıkarım” ifadelerini kullandı. Seçim tarihinin ne zaman olacağından bağımsız olarak halkın iradesinin sandığa yansıyacağını vurgulayan Özuslu, “Tarihi bir seçim olacak. Ne gün isterseniz de yapın. Hadi hodri meydan. İstediğiniz günü yapın. Üç ortağın üçünün de sandıkta kaldığı bir seçim olacak” dedi.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLkVlcko4bmI2bTQ0

Özuslu: Üç ortağın üçünün de sandıkta kaldığı bir seçim olacak

Cumhuriyetçi Türk Partisi 11 Eylül 2026 11:14

Uluçay: Yapacağımız yasalar Anayasa’nın temel ilkesine bir aykırılık ortaya çıkarmamalı

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Teberrüken Uluçay, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada karma oyun kaldırılmasına ilişkin düzenlemeyi, oyların hesaplanma yöntemi ve seçmen iradesinin eşit şekilde sandığa yansıması açısından değerlendirdi. 2017 yılında seçim sisteminde yapılan değişikliğin Hukuk Komitesi’nde geniş katılımlı ve uzun tartışmalar sonucunda ele alındığını hatırlatan Uluçay, mevcut değişiklikte ise hesaplama yönteminin yeni sorunlar yaratabileceğine dikkat çekti. Seçme ve seçilme hakkının Anayasa tarafından güvence altına alındığını vurgulayan Uluçay, “Yapacağımız yasalar Anayasa’nın bu temel ilkesine bir aykırılık ortaya çıkarmamalı” dedi.

“Hesaplama yönteminde bir kargaşa yaratabilir”
Karma oyun kaldırılmasıyla birlikte partiye vurulan mühür ile bağımsız adaya verilen oyun nasıl hesaplanacağının açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade eden Uluçay, “Karma kalktığı zaman hesaplama yönteminde bir kargaşa yaratabilir” ifadelerini kullandı. Mevcut sistemde bir partiye vurulan mührün toplam oya 50 olarak yansıdığını anımsatan Uluçay, eşit bir hesaplama yapılabilmesi için bağımsız adaya verilen oyun da aynı esaslar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Uluçay, bu konunun siyasi tartışmanın ötesinde teknik ve hukuki boyutları bulunan bir mesele olduğunun altını çizdi.

“Teknik olarak bu konuya bakılmasında fayda var”
Seçim sürecine kısa bir süre kaldığını hatırlatan Uluçay, düzenlemenin ileride Yüksek Seçim Kurulu’nun önüne yeni sorunlar çıkarmaması için şimdiden dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti. “Teknik olarak bu konuya bakılmasında fayda var” diyen Uluçay, seçmenin kullandığı oyun eşit biçimde karşılık bulmasının temel bir ilke olduğunu kaydetti. Uluçay, “Günün sonunda bu hesaplama yöntemi teknik olarak bir sıkıntı yaratacak mı, yaratmayacak mı buna bakılmasında yarar var” ifadelerini kullanarak, düzenlemenin Anayasa’nın eşit seçme ve seçilme hakkı ilkesi bakımından titizlikle değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Uluçay: Yapacağımız yasalar Anayasa’nın temel ilkesine bir aykırılık ortaya çıkarmamalı

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Teberrüken Uluçay, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada karma oyun kaldırılmasına ilişkin düzenlemeyi, oyların hesaplanma yöntemi ve seçmen iradesinin eşit şekilde sandığa yansıması açısından değerlendirdi. 2017 yılında seçim sisteminde yapılan değişikliğin Hukuk Komitesi’nde geniş katılımlı ve uzun tartışmalar sonucunda ele alındığını hatırlatan Uluçay, mevcut değişiklikte ise hesaplama yönteminin yeni sorunlar yaratabileceğine dikkat çekti. Seçme ve seçilme hakkının Anayasa tarafından güvence altına alındığını vurgulayan Uluçay, “Yapacağımız yasalar Anayasa’nın bu temel ilkesine bir aykırılık ortaya çıkarmamalı” dedi.

“Hesaplama yönteminde bir kargaşa yaratabilir”
Karma oyun kaldırılmasıyla birlikte partiye vurulan mühür ile bağımsız adaya verilen oyun nasıl hesaplanacağının açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade eden Uluçay, “Karma kalktığı zaman hesaplama yönteminde bir kargaşa yaratabilir” ifadelerini kullandı. Mevcut sistemde bir partiye vurulan mührün toplam oya 50 olarak yansıdığını anımsatan Uluçay, eşit bir hesaplama yapılabilmesi için bağımsız adaya verilen oyun da aynı esaslar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Uluçay, bu konunun siyasi tartışmanın ötesinde teknik ve hukuki boyutları bulunan bir mesele olduğunun altını çizdi.

“Teknik olarak bu konuya bakılmasında fayda var”
Seçim sürecine kısa bir süre kaldığını hatırlatan Uluçay, düzenlemenin ileride Yüksek Seçim Kurulu’nun önüne yeni sorunlar çıkarmaması için şimdiden dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti. “Teknik olarak bu konuya bakılmasında fayda var” diyen Uluçay, seçmenin kullandığı oyun eşit biçimde karşılık bulmasının temel bir ilke olduğunu kaydetti. Uluçay, “Günün sonunda bu hesaplama yöntemi teknik olarak bir sıkıntı yaratacak mı, yaratmayacak mı buna bakılmasında yarar var” ifadelerini kullanarak, düzenlemenin Anayasa’nın eşit seçme ve seçilme hakkı ilkesi bakımından titizlikle değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLlZFZ2RHWURxYURj

Uluçay: Yapacağımız yasalar Anayasa’nın temel ilkesine bir aykırılık ortaya çıkarmamalı

Cumhuriyetçi Türk Partisi 11 Eylül 2026 11:13

Candan: Çok daha ciddi bir çalışma yapılması gerekirdi

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Armağan Candan, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada karma oyun kaldırılmasına ilişkin düzenlemeyi değerlendirdi. Mevcut sistemde partiye vurulan her mührün 50 ile çarpılmasının, karma oy kullanma imkânının bulunmasından kaynaklandığını belirten Candan, karma oyun kaldırılması halinde bu uygulamanın da yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Yasa değişikliğinin sonuçlarının yeterince değerlendirilmediğine dikkat çeken Candan, “Çok daha ciddi bir çalışma yapılması gerekirdi” diyerek düzenlemenin kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Sağlıksız bir yapı ortaya çıkıyor”
Düzenlemenin hızlı ve yeterince derinlemesine çalışılmadan hazırlandığını ifade eden Candan, “Bunlar da yeterince iyi düşünülmediğinden sağlıksız bir yapı ortaya çıkıyor” dedi. Karma oy sisteminde yaşanan temel sorunların tek bölge seçim sistemine geçilmesiyle daha görünür hale geldiğini kaydeden Candan, ilçeler bazında daha az adayın bulunduğu eski sistemde karma oy kullanmanın daha kolay olduğunu, tek bölge uygulamasının ise sistemi daha karmaşık hale getirdiğini belirtti. Candan, geçmişte Meclis’in ortaya koyduğu iradenin demokratik katılımı ve temsiliyeti artıracak, geçersiz oyları azaltacak bir yapı öngördüğünü ancak uygulamada farklı bir sonuç ortaya çıktığını ifade etti.

“Her bir mühür bir oy, bağımsız bir adayın aldığı her bir oy da bir oy olarak hesaplanacak”
Karma oyun kaldırılması durumunda partilere vurulan mühürlerin 50 ile çarpılması uygulamasının artık gereksiz hale geleceğinin altını çizen Candan, “O zaman partilerin aldığı her bir mühür de bir oy, bağımsız bir adayın aldığı her bir oy da bir oy olarak hesaplanacak” ifadelerini kullandı. Seçim sonucunun yurttaşların sandıkta ortaya koyacağı iradeye göre şekillenmesi gerektiğini belirten Candan, mevcut haliyle düzenlemenin yeni ve gereksiz bir anomali yarattığını söyledi. Candan, karma oyun kaldırılmasına yönelik değişikliğin seçim sisteminin bütünü üzerindeki sonuçları hesaba katılarak çok daha ciddi ve kapsamlı bir çalışmayla hazırlanması gerektiğini yineledi.

Candan: Çok daha ciddi bir çalışma yapılması gerekirdi

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Armağan Candan, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada karma oyun kaldırılmasına ilişkin düzenlemeyi değerlendirdi. Mevcut sistemde partiye vurulan her mührün 50 ile çarpılmasının, karma oy kullanma imkânının bulunmasından kaynaklandığını belirten Candan, karma oyun kaldırılması halinde bu uygulamanın da yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Yasa değişikliğinin sonuçlarının yeterince değerlendirilmediğine dikkat çeken Candan, “Çok daha ciddi bir çalışma yapılması gerekirdi” diyerek düzenlemenin kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Sağlıksız bir yapı ortaya çıkıyor”
Düzenlemenin hızlı ve yeterince derinlemesine çalışılmadan hazırlandığını ifade eden Candan, “Bunlar da yeterince iyi düşünülmediğinden sağlıksız bir yapı ortaya çıkıyor” dedi. Karma oy sisteminde yaşanan temel sorunların tek bölge seçim sistemine geçilmesiyle daha görünür hale geldiğini kaydeden Candan, ilçeler bazında daha az adayın bulunduğu eski sistemde karma oy kullanmanın daha kolay olduğunu, tek bölge uygulamasının ise sistemi daha karmaşık hale getirdiğini belirtti. Candan, geçmişte Meclis’in ortaya koyduğu iradenin demokratik katılımı ve temsiliyeti artıracak, geçersiz oyları azaltacak bir yapı öngördüğünü ancak uygulamada farklı bir sonuç ortaya çıktığını ifade etti.

“Her bir mühür bir oy, bağımsız bir adayın aldığı her bir oy da bir oy olarak hesaplanacak”
Karma oyun kaldırılması durumunda partilere vurulan mühürlerin 50 ile çarpılması uygulamasının artık gereksiz hale geleceğinin altını çizen Candan, “O zaman partilerin aldığı her bir mühür de bir oy, bağımsız bir adayın aldığı her bir oy da bir oy olarak hesaplanacak” ifadelerini kullandı. Seçim sonucunun yurttaşların sandıkta ortaya koyacağı iradeye göre şekillenmesi gerektiğini belirten Candan, mevcut haliyle düzenlemenin yeni ve gereksiz bir anomali yarattığını söyledi. Candan, karma oyun kaldırılmasına yönelik değişikliğin seçim sisteminin bütünü üzerindeki sonuçları hesaba katılarak çok daha ciddi ve kapsamlı bir çalışmayla hazırlanması gerektiğini yineledi.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLjAxd25aaUc2dHJj

Candan: Çok daha ciddi bir çalışma yapılması gerekirdi

Cumhuriyetçi Türk Partisi 11 Eylül 2026 11:09

Barçın: İnsanların demokratik tercihlerine müdahale edildi

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Devrim Barçın, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada karma oyun kaldırılmasına ilişkin yasa tasarısını, bağımsız adaylara oy vermek isteyen seçmenlerin iradesi açısından değerlendirdi. Tasarının yeterince kapsamlı ve bilimsel bir çalışma yapılmadan hazırlandığını ifade eden Barçın, yeni sistemde bağımsız bir adaya oy veren seçmenin oyunun ağırlığı ile bir partiye mühür vuran seçmenin oyunun ağırlığının eşit olmayacağına dikkat çekti. “İnsanların demokratik tercihlerine müdahaledir, eşitliğe aykırıdır” diyen Barçın, düzenlemenin seçmenin anayasal seçme hakkı bakımından ciddi sorunlar yarattığını vurguladı.

“Seçmenin 50 kişiye oy verme hakkı vardır”
Karma oyun mevcut olduğu sistemde seçmenin 50 kişiye oy verme hakkına sahip olduğunu hatırlatan Barçın, karma oyun kaldırılmasıyla bağımsız adaylara yönelik oyların nasıl hesaplanacağının seçmen iradesi bakımından eşitsizlik yaratacağını ifade etti. “Seçmenin 50 kişiye oy verme hakkı vardır” diyen Barçın, bir partiye mühür vurulduğunda oyun 50 aday üzerinden karşılık bulmasına rağmen bağımsız bir adaya verilen oyun 1/50 oranında değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Barçın, “Benim bağımsıza verdiğim oyun 1/50 olması, Anayasa’nın benim seçme hakkıma verdiği özgürlüğe müdahale değil midir?” diye sorarak, oyların eşit ağırlığa sahip olması gerektiğinin altını çizdi.

“Seçime 3 ay kala çalakalem hazırladığınız yasalara hayır diyoruz”
Düzenlemenin seçime kısa bir süre kala gündeme getirilmesini de eleştiren Barçın, yasa tasarısının bağımsız adaylara oy vermek isteyen yurttaşların demokratik tercihlerini gözetmediğini belirtti. Barçın, “Seçime 3 ay kala, 2 ay kala sırf parti içeriğinizde birileri milletvekili olsun diye çalakalem hazırladığınız yasalara hayır diyoruz” ifadelerini kullanarak hükümete düzenlemenin yaratacağı eşitsizliğe açıklık getirme çağrısı yaptı. Barçın, bağımsız adaya verilen oyun farklı ağırlıkta sandığa yansımasının “Anayasa’nın eşit seçme hakkına müdahale” olduğunu belirterek, hükümetin hukukçularından bu konuda kamuoyuna açıklama yapılmasını istedi.

Barçın: İnsanların demokratik tercihlerine müdahale edildi

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Devrim Barçın, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada karma oyun kaldırılmasına ilişkin yasa tasarısını, bağımsız adaylara oy vermek isteyen seçmenlerin iradesi açısından değerlendirdi. Tasarının yeterince kapsamlı ve bilimsel bir çalışma yapılmadan hazırlandığını ifade eden Barçın, yeni sistemde bağımsız bir adaya oy veren seçmenin oyunun ağırlığı ile bir partiye mühür vuran seçmenin oyunun ağırlığının eşit olmayacağına dikkat çekti. “İnsanların demokratik tercihlerine müdahaledir, eşitliğe aykırıdır” diyen Barçın, düzenlemenin seçmenin anayasal seçme hakkı bakımından ciddi sorunlar yarattığını vurguladı.

“Seçmenin 50 kişiye oy verme hakkı vardır”
Karma oyun mevcut olduğu sistemde seçmenin 50 kişiye oy verme hakkına sahip olduğunu hatırlatan Barçın, karma oyun kaldırılmasıyla bağımsız adaylara yönelik oyların nasıl hesaplanacağının seçmen iradesi bakımından eşitsizlik yaratacağını ifade etti. “Seçmenin 50 kişiye oy verme hakkı vardır” diyen Barçın, bir partiye mühür vurulduğunda oyun 50 aday üzerinden karşılık bulmasına rağmen bağımsız bir adaya verilen oyun 1/50 oranında değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Barçın, “Benim bağımsıza verdiğim oyun 1/50 olması, Anayasa’nın benim seçme hakkıma verdiği özgürlüğe müdahale değil midir?” diye sorarak, oyların eşit ağırlığa sahip olması gerektiğinin altını çizdi.

“Seçime 3 ay kala çalakalem hazırladığınız yasalara hayır diyoruz”
Düzenlemenin seçime kısa bir süre kala gündeme getirilmesini de eleştiren Barçın, yasa tasarısının bağımsız adaylara oy vermek isteyen yurttaşların demokratik tercihlerini gözetmediğini belirtti. Barçın, “Seçime 3 ay kala, 2 ay kala sırf parti içeriğinizde birileri milletvekili olsun diye çalakalem hazırladığınız yasalara hayır diyoruz” ifadelerini kullanarak hükümete düzenlemenin yaratacağı eşitsizliğe açıklık getirme çağrısı yaptı. Barçın, bağımsız adaya verilen oyun farklı ağırlıkta sandığa yansımasının “Anayasa’nın eşit seçme hakkına müdahale” olduğunu belirterek, hükümetin hukukçularından bu konuda kamuoyuna açıklama yapılmasını istedi.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLlJGQWlFcV9iRlg4

Barçın: İnsanların demokratik tercihlerine müdahale edildi

Cumhuriyetçi Türk Partisi 11 Eylül 2026 11:08