Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yurt dışında yaşayan gençlerin ülkeye dönüş konusundaki görüşlerini paylaştı. Kıbrıslı Türk Genç Profesyoneller Birliği’nin gerçekleştirdiği anket sonuçlarına dikkat çeken Özuslu, gençlerin ülkeye dönme isteği taşımasına rağmen mevcut koşulları yeterli görmediğini vurguladı. “Gençler dönmek istiyor ama ülkeyi dönülebilir görmüyor” diyen Özuslu, liyakatsizlik, düşük ücretler ve fırsat eksikliğinin en büyük engeller olarak öne çıktığını ifade etti. 

“Gençlerde ‘dönsek bile yeniden gitmek zorunda kalırız’ kaygısı var”
Konuşmasında anket verilerine detaylı şekilde değinen Özuslu, gençlerin önemli bir kısmının doğru politikalar hayata geçirilirse ülkeye dönebileceğini belirtti. Ancak dönen gençlerin büyük bölümünün yeniden yurt dışına gitme kaygısı taşıdığını vurgulayan Özuslu, “dönsek bile yeniden gitmek zorunda kalırız kaygısı var” dedi. Yüksek yaşam maliyeti, altyapı sorunları, sağlık hizmetlerine erişim ve konut sıkıntısının da gençlerin dönüş kararını olumsuz etkilediğini ifade etti. 

“Bu bir çığlıktır, duymazdan gelinemez”
Özuslu, gençlerin yalnızca sorunları değil, çözüm önerilerini de ortaya koyduğunu belirtti. Dijitalleşme, uzaktan çalışma imkânlarının geliştirilmesi, liyakat temelli kamu istihdamı ve yaşam kalitesinin artırılması yönünde öneriler sunulduğunu ifade eden Özuslu, “bu bir çığlıktır, duymazdan gelinemez” dedi. Yurt dışında yaşayan gençlerin ülkeye katkı koymak istediğini ancak bunun için güvenilir, adil ve sürdürülebilir bir yapı gerektiğini vurgulayan Özuslu, bu verilerin siyaset kurumu tarafından ciddiyetle ele alınması gerektiğinin altını çizdi. 22:29

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yurt dışında yaşayan gençlerin ülkeye dönüş konusundaki görüşlerini paylaştı. Kıbrıslı Türk Genç Profesyoneller Birliği’nin gerçekleştirdiği anket sonuçlarına dikkat çeken Özuslu, gençlerin ülkeye dönme isteği taşımasına rağmen mevcut koşulları yeterli görmediğini vurguladı. “Gençler dönmek istiyor ama ülkeyi dönülebilir görmüyor” diyen Özuslu, liyakatsizlik, düşük ücretler ve fırsat eksikliğinin en büyük engeller olarak öne çıktığını ifade etti.

“Gençlerde ‘dönsek bile yeniden gitmek zorunda kalırız’ kaygısı var”
Konuşmasında anket verilerine detaylı şekilde değinen Özuslu, gençlerin önemli bir kısmının doğru politikalar hayata geçirilirse ülkeye dönebileceğini belirtti. Ancak dönen gençlerin büyük bölümünün yeniden yurt dışına gitme kaygısı taşıdığını vurgulayan Özuslu, “dönsek bile yeniden gitmek zorunda kalırız kaygısı var” dedi. Yüksek yaşam maliyeti, altyapı sorunları, sağlık hizmetlerine erişim ve konut sıkıntısının da gençlerin dönüş kararını olumsuz etkilediğini ifade etti.

“Bu bir çığlıktır, duymazdan gelinemez”
Özuslu, gençlerin yalnızca sorunları değil, çözüm önerilerini de ortaya koyduğunu belirtti. Dijitalleşme, uzaktan çalışma imkânlarının geliştirilmesi, liyakat temelli kamu istihdamı ve yaşam kalitesinin artırılması yönünde öneriler sunulduğunu ifade eden Özuslu, “bu bir çığlıktır, duymazdan gelinemez” dedi. Yurt dışında yaşayan gençlerin ülkeye katkı koymak istediğini ancak bunun için güvenilir, adil ve sürdürülebilir bir yapı gerektiğini vurgulayan Özuslu, bu verilerin siyaset kurumu tarafından ciddiyetle ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

1 0

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLkhmektlTHFPc084
Cumhuriyetçi Türk Partisi 2.5K

Özuslu: Gençler dönmek istiyor ama ülkeyi dönülebilir görmüyor

5 Mayıs 2026 17:39

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yurt dışında yaşayan gençlerin ülkeye dönüş konusundaki görüşlerini paylaştı. Kıbrıslı Türk Genç Profesyoneller Birliği’nin gerçekleştirdiği anket sonuçlarına dikkat çeken Özuslu, gençlerin ülkeye dönme isteği taşımasına rağmen mevcut koşulları yeterli görmediğini vurguladı. “Gençler dönmek istiyor ama ülkeyi dönülebilir görmüyor” diyen Özuslu, liyakatsizlik, düşük ücretler ve fırsat eksikliğinin en büyük engeller olarak öne çıktığını ifade etti. 

“Gençlerde ‘dönsek bile yeniden gitmek zorunda kalırız’ kaygısı var”
Konuşmasında anket verilerine detaylı şekilde değinen Özuslu, gençlerin önemli bir kısmının doğru politikalar hayata geçirilirse ülkeye dönebileceğini belirtti. Ancak dönen gençlerin büyük bölümünün yeniden yurt dışına gitme kaygısı taşıdığını vurgulayan Özuslu, “dönsek bile yeniden gitmek zorunda kalırız kaygısı var” dedi. Yüksek yaşam maliyeti, altyapı sorunları, sağlık hizmetlerine erişim ve konut sıkıntısının da gençlerin dönüş kararını olumsuz etkilediğini ifade etti. 

“Bu bir çığlıktır, duymazdan gelinemez”
Özuslu, gençlerin yalnızca sorunları değil, çözüm önerilerini de ortaya koyduğunu belirtti. Dijitalleşme, uzaktan çalışma imkânlarının geliştirilmesi, liyakat temelli kamu istihdamı ve yaşam kalitesinin artırılması yönünde öneriler sunulduğunu ifade eden Özuslu, “bu bir çığlıktır, duymazdan gelinemez” dedi. Yurt dışında yaşayan gençlerin ülkeye katkı koymak istediğini ancak bunun için güvenilir, adil ve sürdürülebilir bir yapı gerektiğini vurgulayan Özuslu, bu verilerin siyaset kurumu tarafından ciddiyetle ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yurt dışında yaşayan gençlerin ülkeye dönüş konusundaki görüşlerini paylaştı. Kıbrıslı Türk Genç Profesyoneller Birliği’nin gerçekleştirdiği anket sonuçlarına dikkat çeken Özuslu, gençlerin ülkeye dönme isteği taşımasına rağmen mevcut koşulları yeterli görmediğini vurguladı. “Gençler dönmek istiyor ama ülkeyi dönülebilir görmüyor” diyen Özuslu, liyakatsizlik, düşük ücretler ve fırsat eksikliğinin en büyük engeller olarak öne çıktığını ifade etti.

“Gençlerde ‘dönsek bile yeniden gitmek zorunda kalırız’ kaygısı var”
Konuşmasında anket verilerine detaylı şekilde değinen Özuslu, gençlerin önemli bir kısmının doğru politikalar hayata geçirilirse ülkeye dönebileceğini belirtti. Ancak dönen gençlerin büyük bölümünün yeniden yurt dışına gitme kaygısı taşıdığını vurgulayan Özuslu, “dönsek bile yeniden gitmek zorunda kalırız kaygısı var” dedi. Yüksek yaşam maliyeti, altyapı sorunları, sağlık hizmetlerine erişim ve konut sıkıntısının da gençlerin dönüş kararını olumsuz etkilediğini ifade etti.

“Bu bir çığlıktır, duymazdan gelinemez”
Özuslu, gençlerin yalnızca sorunları değil, çözüm önerilerini de ortaya koyduğunu belirtti. Dijitalleşme, uzaktan çalışma imkânlarının geliştirilmesi, liyakat temelli kamu istihdamı ve yaşam kalitesinin artırılması yönünde öneriler sunulduğunu ifade eden Özuslu, “bu bir çığlıktır, duymazdan gelinemez” dedi. Yurt dışında yaşayan gençlerin ülkeye katkı koymak istediğini ancak bunun için güvenilir, adil ve sürdürülebilir bir yapı gerektiğini vurgulayan Özuslu, bu verilerin siyaset kurumu tarafından ciddiyetle ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLkhmektlTHFPc084

Özuslu: Gençler dönmek istiyor ama ülkeyi dönülebilir görmüyor

Cumhuriyetçi Türk Partisi 5 Mayıs 2026 17:39

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Teberrüken Uluçay, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada küresel ve bölgesel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Özellikle enflasyonla mücadelede hedeflerin tutmadığını vurgulayan Uluçay, “Dezenflasyon süreci öngörüldüğü gibi olmadı” diyerek yeni ekonomik tedbirlerin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Türkiye’de açıklanan enflasyon verilerinin hedeflerin gerisinde kaldığını belirten Uluçay, mevcut tablo karşısında kısa ve orta vadeli yeni projeksiyonların ortaya konması gerektiğini söyledi.

“Artan iş birliği KKTC’ye de olumlu yansıyacak”
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki iş birliğinin artmasının hem siyasi hem de ekonomik açıdan olumlu sonuçlar doğuracağını ifade eden Uluçay, “Bu durum hem Türkiye ekonomisine hem de Avrupa Birliği ekonomisine yeni bir ivme kazandıracak. Tüm bunların yanı sıra KKTC’ye de olumlu yansıyacak” dedi. 

“Kıbrıs sorununun çözümü iki bölgeli iki toplumlu federasyondur”
Uluçay, konuşmasının devamında Kıbrıs meselesine de değinerek Güney Kıbrıs’ta yapılan anketlere dikkat çekti. Toplumda güven bunalımının arttığını ve güvenlik kaygılarının yükseldiğini belirten Uluçay, buna karşın çözüm olarak iki bölgeli iki toplumlu federasyon modelinin öne çıktığını ifade etti. “Çözüm iki bölgeli iki toplumlu federasyondur” diyen Uluçay, adada kalıcı güven ve istikrarın ancak bu çerçevede sağlanabileceğini vurguladı. Konuşmasının sonunda Uluçay, bölgesel krizlerin arttığı bu dönemde hem ekonomik hem de siyasi açıdan öngörülü politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Teberrüken Uluçay, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada küresel ve bölgesel gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Özellikle enflasyonla mücadelede hedeflerin tutmadığını vurgulayan Uluçay, “Dezenflasyon süreci öngörüldüğü gibi olmadı” diyerek yeni ekonomik tedbirlerin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Türkiye’de açıklanan enflasyon verilerinin hedeflerin gerisinde kaldığını belirten Uluçay, mevcut tablo karşısında kısa ve orta vadeli yeni projeksiyonların ortaya konması gerektiğini söyledi.

“Artan iş birliği KKTC’ye de olumlu yansıyacak”
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki iş birliğinin artmasının hem siyasi hem de ekonomik açıdan olumlu sonuçlar doğuracağını ifade eden Uluçay, “Bu durum hem Türkiye ekonomisine hem de Avrupa Birliği ekonomisine yeni bir ivme kazandıracak. Tüm bunların yanı sıra KKTC’ye de olumlu yansıyacak” dedi.

“Kıbrıs sorununun çözümü iki bölgeli iki toplumlu federasyondur”
Uluçay, konuşmasının devamında Kıbrıs meselesine de değinerek Güney Kıbrıs’ta yapılan anketlere dikkat çekti. Toplumda güven bunalımının arttığını ve güvenlik kaygılarının yükseldiğini belirten Uluçay, buna karşın çözüm olarak iki bölgeli iki toplumlu federasyon modelinin öne çıktığını ifade etti. “Çözüm iki bölgeli iki toplumlu federasyondur” diyen Uluçay, adada kalıcı güven ve istikrarın ancak bu çerçevede sağlanabileceğini vurguladı. Konuşmasının sonunda Uluçay, bölgesel krizlerin arttığı bu dönemde hem ekonomik hem de siyasi açıdan öngörülü politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLm5KMWV6WFBhZEo0

Uluçay: Dezenflasyon hedefi tutmadı, yeni önlemler şart

Cumhuriyetçi Türk Partisi 5 Mayıs 2026 17:34

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Teknecik Elektrik Santrali’nde yaşanan arızalar ve yönetim zafiyetlerine dikkat çekti. Santralde birden fazla makinenin çalışmaz durumda olduğunu belirten Solyalı, patlayan makinelerin sigorta kapsamından çıkarılmış olmasının ciddi bir ihmal olduğunu vurguladı. “Bu makineler neden patlama ve kırılmaya karşı sigortalanmadı?” diye soran Solyalı, ortaya çıkan zararın kamuya büyük yük getirdiğini ifade etti. Solyalı, sigorta şirketi ile yönetim arasında karşılıklı iddialar bulunduğunu belirterek, bakım ve yatırım eksikliklerinin de bu tabloya yol açmış olabileceğini söyledi. “Eğer bu zarar yönetimden kaynaklanıyorsa, bunun idari ve mali sorumluluğu da ortaya konmalıdır” diyen Solyalı, sürecin şeffaf şekilde kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı.

“Öngörüsüzlük ülkeyi milyonlarca dolarlık zarara uğratıyor”
Konuşmasında enerji politikalarındaki plansızlığa da değinen Solyalı, yanlış yönetim kararlarının ülkeyi milyonlarca dolarlık zararla karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Sigorta kapsamının daraltılmasının büyük bir risk olduğunu belirten Solyalı, “10 milyon doları aşan bir zarardan söz ediliyor” dedi. Ayrıca elektrik üretiminde dışa bağımlılığın arttığını ve bunun vatandaşın cebine yansıdığını vurguladı.

“Yasa yerine kararnameyle yönetim kabul edilemez”
Solyalı, konuşmasının devamında yabancıların taşınmaz mal edinmesine ilişkin düzenlemelerin yasa yerine sürekli kararnamelerle uzatılmasını da eleştirdi. Anayasa Mahkemesi kararına rağmen aynı yöntemin sürdürülmesini “öngörüsüzlük” olarak nitelendiren Solyalı, “17 kez yasa gücünde kararnameyle bu alan düzenlendi” dedi.
 Bu tür önemli konuların Meclis’te yasa ile ele alınması gerektiğini vurgulayan Solyalı, hükümeti şeffaf, planlı ve öngörülü bir yönetim anlayışına davet etti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Teknecik Elektrik Santrali’nde yaşanan arızalar ve yönetim zafiyetlerine dikkat çekti. Santralde birden fazla makinenin çalışmaz durumda olduğunu belirten Solyalı, patlayan makinelerin sigorta kapsamından çıkarılmış olmasının ciddi bir ihmal olduğunu vurguladı. “Bu makineler neden patlama ve kırılmaya karşı sigortalanmadı?” diye soran Solyalı, ortaya çıkan zararın kamuya büyük yük getirdiğini ifade etti. Solyalı, sigorta şirketi ile yönetim arasında karşılıklı iddialar bulunduğunu belirterek, bakım ve yatırım eksikliklerinin de bu tabloya yol açmış olabileceğini söyledi. “Eğer bu zarar yönetimden kaynaklanıyorsa, bunun idari ve mali sorumluluğu da ortaya konmalıdır” diyen Solyalı, sürecin şeffaf şekilde kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı.

“Öngörüsüzlük ülkeyi milyonlarca dolarlık zarara uğratıyor”
Konuşmasında enerji politikalarındaki plansızlığa da değinen Solyalı, yanlış yönetim kararlarının ülkeyi milyonlarca dolarlık zararla karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Sigorta kapsamının daraltılmasının büyük bir risk olduğunu belirten Solyalı, “10 milyon doları aşan bir zarardan söz ediliyor” dedi. Ayrıca elektrik üretiminde dışa bağımlılığın arttığını ve bunun vatandaşın cebine yansıdığını vurguladı.

“Yasa yerine kararnameyle yönetim kabul edilemez”
Solyalı, konuşmasının devamında yabancıların taşınmaz mal edinmesine ilişkin düzenlemelerin yasa yerine sürekli kararnamelerle uzatılmasını da eleştirdi. Anayasa Mahkemesi kararına rağmen aynı yöntemin sürdürülmesini “öngörüsüzlük” olarak nitelendiren Solyalı, “17 kez yasa gücünde kararnameyle bu alan düzenlendi” dedi.
Bu tür önemli konuların Meclis’te yasa ile ele alınması gerektiğini vurgulayan Solyalı, hükümeti şeffaf, planlı ve öngörülü bir yönetim anlayışına davet etti.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLlFOZGIyZ09haWFv

Solyalı: KIB-TEK yönetimi sigortalanmayan makinelerin hesabını vermeli

Cumhuriyetçi Türk Partisi 5 Mayıs 2026 14:35

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fide Kürşat, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada üretim sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çekerek hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi. Hayvansal üretimden narenciyeye kadar birçok alanda ciddi krizler yaşandığını belirten Kürşat, “Üretimin neresini tutsak elimizde kalan bir sektör haline geldi” dedi. Artan girdi maliyetleri ve yanlış politikalar nedeniyle üretimin sürdürülebilirliğinin ortadan kalktığını vurgulayan Kürşat, üreticilerin hem maliyet baskısı altında ezildiğini hem de ürünlerini pazarlamakta büyük sıkıntılar yaşadığını ifade etti. Süt ödemelerinin gecikmesi, arpa tedarikinde yaşanan sorunlar ve ürünlerin dökülerek heba olması gibi örnekler üzerinden mevcut tabloyu değerlendiren Kürşat, üreticilerin ciddi finansman yükü altına girdiğini belirtti. Toprak Ürünleri Kurumu’nun işlevsiz hale geldiğini söyleyen Kürşat, “Artık maaş ödemek için avans almak zorunda kalan kurumlar var” diyerek kamu kurumlarının içinde bulunduğu duruma dikkat çekti. 

“Devlet üreticinin yanında değil”
Kürşat, hükümetin üretimi destekleyecek somut adımlar atmaktan uzak olduğunu ifade ederek, diğer ülkelerde uygulanan destek politikalarına işaret etti. Enerji ve akaryakıt maliyetlerinin üretim üzerindeki etkisine dikkat çeken Kürşat, tarımsal üretimde kullanılan akaryakıtın vergisiz olması gerektiğini söyledi. “Devletler üreticisini desteklemek için doğrudan sahaya inerken, bizde böyle bir yaklaşım yok” diyen Kürşat, hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelede de hükümetin yetersiz kaldığını vurguladı. İthalata bağımlılığın giderek arttığını belirten Kürşat, ticaret açığındaki yükselişin bunun en açık göstergesi olduğunu ifade etti. Gübre, navlun ve enerji maliyetlerindeki artışın özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri zor durumda bıraktığını söyledi.

“Yenilenebilir enerji ve Hal Yasası konusunda sonuç yok”
Konuşmasında enerji politikalarına da değinen Kürşat, yenilenebilir enerji yatırımlarında adaletli ve şeffaf bir sistem kurulmadığını ifade etti. Üreticilerin yüksek enerji maliyetleri altında ezildiğini belirten Kürşat, verilen teşvik ve kotaların daha çok belirli kesimlere yönlendirildiğini söyledi. “Üretimde enerji maliyetleri düşürülmeden piyasanın rahatlaması mümkün değildir” diyen Kürşat, bu konuda hükümetin somut adım atması gerektiğini vurguladı.  Hal Yasası’nın uygulanmamasını da eleştiren Kürşat, yıllardır verilen sözlere rağmen gerekli altyapının kurulmadığını belirterek, “Bu yasayı geçirdiniz ama hayata geçirmediniz” dedi. Kürşat, hükümeti üretimi destekleyecek, maliyetleri düşürecek ve piyasayı dengeleyecek politikalar geliştirmeye çağırdı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fide Kürşat, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada üretim sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çekerek hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi. Hayvansal üretimden narenciyeye kadar birçok alanda ciddi krizler yaşandığını belirten Kürşat, “Üretimin neresini tutsak elimizde kalan bir sektör haline geldi” dedi. Artan girdi maliyetleri ve yanlış politikalar nedeniyle üretimin sürdürülebilirliğinin ortadan kalktığını vurgulayan Kürşat, üreticilerin hem maliyet baskısı altında ezildiğini hem de ürünlerini pazarlamakta büyük sıkıntılar yaşadığını ifade etti. Süt ödemelerinin gecikmesi, arpa tedarikinde yaşanan sorunlar ve ürünlerin dökülerek heba olması gibi örnekler üzerinden mevcut tabloyu değerlendiren Kürşat, üreticilerin ciddi finansman yükü altına girdiğini belirtti. Toprak Ürünleri Kurumu’nun işlevsiz hale geldiğini söyleyen Kürşat, “Artık maaş ödemek için avans almak zorunda kalan kurumlar var” diyerek kamu kurumlarının içinde bulunduğu duruma dikkat çekti.

“Devlet üreticinin yanında değil”
Kürşat, hükümetin üretimi destekleyecek somut adımlar atmaktan uzak olduğunu ifade ederek, diğer ülkelerde uygulanan destek politikalarına işaret etti. Enerji ve akaryakıt maliyetlerinin üretim üzerindeki etkisine dikkat çeken Kürşat, tarımsal üretimde kullanılan akaryakıtın vergisiz olması gerektiğini söyledi. “Devletler üreticisini desteklemek için doğrudan sahaya inerken, bizde böyle bir yaklaşım yok” diyen Kürşat, hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelede de hükümetin yetersiz kaldığını vurguladı. İthalata bağımlılığın giderek arttığını belirten Kürşat, ticaret açığındaki yükselişin bunun en açık göstergesi olduğunu ifade etti. Gübre, navlun ve enerji maliyetlerindeki artışın özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri zor durumda bıraktığını söyledi.

“Yenilenebilir enerji ve Hal Yasası konusunda sonuç yok”
Konuşmasında enerji politikalarına da değinen Kürşat, yenilenebilir enerji yatırımlarında adaletli ve şeffaf bir sistem kurulmadığını ifade etti. Üreticilerin yüksek enerji maliyetleri altında ezildiğini belirten Kürşat, verilen teşvik ve kotaların daha çok belirli kesimlere yönlendirildiğini söyledi. “Üretimde enerji maliyetleri düşürülmeden piyasanın rahatlaması mümkün değildir” diyen Kürşat, bu konuda hükümetin somut adım atması gerektiğini vurguladı. Hal Yasası’nın uygulanmamasını da eleştiren Kürşat, yıllardır verilen sözlere rağmen gerekli altyapının kurulmadığını belirterek, “Bu yasayı geçirdiniz ama hayata geçirmediniz” dedi. Kürşat, hükümeti üretimi destekleyecek, maliyetleri düşürecek ve piyasayı dengeleyecek politikalar geliştirmeye çağırdı.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLmx3TnR1NUxtT3hz

Kürşat: Üretim bitmek bilmeyen bir derde dönüştü

Cumhuriyetçi Türk Partisi 5 Mayıs 2026 14:24

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Salahi Şahiner, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Dijital Dünyada Çocuk Hakları Komitesi çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dijitalleşmenin hayatın her alanına nüfuz ettiğini belirten Şahiner, bu sürecin beraberinde yeni riskleri de getirdiğini vurguladı. “Dijital dünyanın sunduğu imkanlar kadar ciddi tehditleri de vardır” diyen Şahiner, özellikle çocukların bu risklere karşı korunmasının acil bir ihtiyaç haline geldiğini ifade etti.  Komite çalışmaları sırasında çocuklara yönelik dijital suçlara ilişkin veri eksikliğiyle karşılaşıldığını belirten Şahiner, bu alanda sağlıklı politikalar üretilebilmesi için güçlü bir veri altyapısına ihtiyaç olduğunu söyledi. Bazı ülkelerde sosyal medya erişimine yaş sınırlamaları getirildiğini hatırlatan Şahiner, bunun tek başına yeterli olmayacağını, daha kapsamlı ve teknolojik çözümler gerektiğini ifade etti. 

“Sosyal medya düzenlemesi tek başına yeterli değildir”
Şahiner, sosyal medya platformları üzerinden işlenen suçlara karşı etkin mücadele için uluslararası örneklerin incelenmesi gerektiğini belirterek, birçok ülkede büyük platformlara temsilcilik açma zorunluluğu getirildiğini söyledi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin mevcut statüsü nedeniyle bu tür yaptırımların uygulanmasının zor olduğuna dikkat çeken Şahiner, farklı ve daha uygulanabilir modeller geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.  Ayrıca dijital bağımlılığın da ciddi bir sorun haline geldiğini ifade eden Şahiner, çocukların uzun saatler boyunca ekran başında kalmasının gelişimlerini olumsuz etkilediğini söyledi. Bu nedenle hem içerik denetiminin hem de kullanım sürelerine yönelik düzenlemelerin önemine işaret etti.

“En büyük sorumluluk eğitim sistemine düşüyor”
Şahiner, dijital dünyadaki risklere karşı en etkili mücadelenin eğitim yoluyla verilebileceğini belirterek Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu süreçte daha aktif rol alması gerektiğini ifade etti. Çocukların dijital mecralarda geçirdiği zamanın daha verimli hale getirilmesi ve sosyal faaliyetlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Şahiner, “Daha sosyalleşen bir nesil yaratmak zorundayız” dedi.  Konuşmasının sonunda komite çalışmalarına katkı koyan tüm paydaşlara teşekkür eden Şahiner, dijital dünyada çocuk haklarının korunmasına yönelik somut adımların gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Salahi Şahiner, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Dijital Dünyada Çocuk Hakları Komitesi çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dijitalleşmenin hayatın her alanına nüfuz ettiğini belirten Şahiner, bu sürecin beraberinde yeni riskleri de getirdiğini vurguladı. “Dijital dünyanın sunduğu imkanlar kadar ciddi tehditleri de vardır” diyen Şahiner, özellikle çocukların bu risklere karşı korunmasının acil bir ihtiyaç haline geldiğini ifade etti. Komite çalışmaları sırasında çocuklara yönelik dijital suçlara ilişkin veri eksikliğiyle karşılaşıldığını belirten Şahiner, bu alanda sağlıklı politikalar üretilebilmesi için güçlü bir veri altyapısına ihtiyaç olduğunu söyledi. Bazı ülkelerde sosyal medya erişimine yaş sınırlamaları getirildiğini hatırlatan Şahiner, bunun tek başına yeterli olmayacağını, daha kapsamlı ve teknolojik çözümler gerektiğini ifade etti.

“Sosyal medya düzenlemesi tek başına yeterli değildir”
Şahiner, sosyal medya platformları üzerinden işlenen suçlara karşı etkin mücadele için uluslararası örneklerin incelenmesi gerektiğini belirterek, birçok ülkede büyük platformlara temsilcilik açma zorunluluğu getirildiğini söyledi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin mevcut statüsü nedeniyle bu tür yaptırımların uygulanmasının zor olduğuna dikkat çeken Şahiner, farklı ve daha uygulanabilir modeller geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca dijital bağımlılığın da ciddi bir sorun haline geldiğini ifade eden Şahiner, çocukların uzun saatler boyunca ekran başında kalmasının gelişimlerini olumsuz etkilediğini söyledi. Bu nedenle hem içerik denetiminin hem de kullanım sürelerine yönelik düzenlemelerin önemine işaret etti.

“En büyük sorumluluk eğitim sistemine düşüyor”
Şahiner, dijital dünyadaki risklere karşı en etkili mücadelenin eğitim yoluyla verilebileceğini belirterek Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu süreçte daha aktif rol alması gerektiğini ifade etti. Çocukların dijital mecralarda geçirdiği zamanın daha verimli hale getirilmesi ve sosyal faaliyetlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Şahiner, “Daha sosyalleşen bir nesil yaratmak zorundayız” dedi. Konuşmasının sonunda komite çalışmalarına katkı koyan tüm paydaşlara teşekkür eden Şahiner, dijital dünyada çocuk haklarının korunmasına yönelik somut adımların gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLmY3T0lmdXpnTVJn

Şahiner: Çocuklarımızın dijital dünyadaki risklere karşı korunması gerekiyor

Cumhuriyetçi Türk Partisi 4 Mayıs 2026 17:03

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Şifa Çolakoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, elde edilen raporların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olan değerlendirmelerin, alanında uzman kişilerin katkılarıyla hazırlandığını belirten Çolakoğlu, “Bu memlekette yapılacak çok şey vardır ve bunu yapabilecek kapasitede yetişmiş insan kaynağımız vardır” dedi.  Çalışmaların özellikle çocuklar ve gençlerin geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini ifade eden Çolakoğlu, ortaya konulan önerilerin kısa sürede uygulamaya geçirilmesinin önemine işaret etti. “Az laf, çok iş” anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Çolakoğlu, bürokratik engellere takılmadan somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. 

“Çocuklarımızın geleceği için acil adım atılmalı”
Yakın ve uzak coğrafyalarda yaşanan olumsuz örneklerin bu ülkede tekrarlanmaması gerektiğini belirten Çolakoğlu, özellikle eğitim ve aile temelli çalışmaların hızla hayata geçirilmesinin elzem olduğunu dile getirdi. “Çocuklarımızı ve gençlerimizi doğrudan etkileyen bu alanda gecikmeye tahammül yoktur” diyen Çolakoğlu, toplumun tüm kesimlerinin bu süreçte sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.  Konuşmasının sonunda katkı koyan tüm uzmanlara ve Meclis çalışanlarına teşekkür eden Çolakoğlu, ortaya konulan iradenin somut uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Şifa Çolakoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, elde edilen raporların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olan değerlendirmelerin, alanında uzman kişilerin katkılarıyla hazırlandığını belirten Çolakoğlu, “Bu memlekette yapılacak çok şey vardır ve bunu yapabilecek kapasitede yetişmiş insan kaynağımız vardır” dedi. Çalışmaların özellikle çocuklar ve gençlerin geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini ifade eden Çolakoğlu, ortaya konulan önerilerin kısa sürede uygulamaya geçirilmesinin önemine işaret etti. “Az laf, çok iş” anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Çolakoğlu, bürokratik engellere takılmadan somut adımlar atılması gerektiğini söyledi.

“Çocuklarımızın geleceği için acil adım atılmalı”
Yakın ve uzak coğrafyalarda yaşanan olumsuz örneklerin bu ülkede tekrarlanmaması gerektiğini belirten Çolakoğlu, özellikle eğitim ve aile temelli çalışmaların hızla hayata geçirilmesinin elzem olduğunu dile getirdi. “Çocuklarımızı ve gençlerimizi doğrudan etkileyen bu alanda gecikmeye tahammül yoktur” diyen Çolakoğlu, toplumun tüm kesimlerinin bu süreçte sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Konuşmasının sonunda katkı koyan tüm uzmanlara ve Meclis çalışanlarına teşekkür eden Çolakoğlu, ortaya konulan iradenin somut uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLnpDc2stWDBic2Jz

Çolakoğlu: Bu memlekette yapılacak çok şey vardır

Cumhuriyetçi Türk Partisi 4 Mayıs 2026 16:59

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nda yer alan masumiyet karinesine ilişkin düzenlemeleri değerlendirdi. Masumiyet karinesinin herkes için korunması gereken temel bir ilke olduğunu vurgulayan Özuslu, bu ilkenin yanlış yorumlanarak kamuya mal olmuş kişilerin isim ve fotoğraflarının tamamen yasaklanmasının ciddi sakıncalar doğuracağını ifade etti. “Masumiyet karinesi, bir kişinin mahkeme kararı kesinleşinceye kadar suçsuz kabul edilmesidir” diyen Özuslu, bu ilkenin medya üzerinden kişileri suçlu ilan etmeyi engellediğini ancak yargılanan kişilerin haber yapılmasını yasaklamadığını belirtti. 

“Kamuya mal olmuş kişiler ile sıradan vatandaş aynı kefeye konamaz”
Özuslu, masumiyet karinesinin özellikle korunması gereken kesimin, maddi ve sosyal gücü olmayan sıradan vatandaşlar olduğunu belirterek, güçlü ve kamusal konumda olan kişiler için farklı bir değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi. “Kamu gücünü kullanan kişilerle sokaktaki vatandaşı aynı kefeye koyarsanız sapla saman karışır” diyen Özuslu, bu ayrımın yapılmaması halinde basın özgürlüğünün ciddi şekilde zarar göreceğini vurguladı. 
Basının etik kurallar çerçevesinde zaten masumiyet karinesine saygılı şekilde yayın yaptığını ifade eden Özuslu, mevcut düzenlemenin gazetecileri baskı altına alacağını ve otosansüre yol açacağını söyledi. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımların ise bu tür yasaklarla engellenemeyeceğine dikkat çekti.

“Bu düzenleme gazeteciyi susturma operasyonuna dönüşür”
Özuslu, söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde gazetecilerin hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya kalacağını belirterek, bunun ifade ve basın özgürlüğü açısından ciddi bir gerileme yaratacağını ifade etti. “Bu uygulama gazeteciyi susturma operasyonuna dönüşür” diyen Özuslu, etik sorunların cezai yaptırımlarla değil, meslek ilkeleri ve denetim mekanizmalarıyla çözülmesi gerektiğini söyledi. Konuşmasının sonunda hükümete çağrıda bulunan Özuslu, masumiyet karinesi ile basın özgürlüğü arasında dengeli bir düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, kamu yararını gözeten ve demokratik denetimi güçlendiren bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nda yer alan masumiyet karinesine ilişkin düzenlemeleri değerlendirdi. Masumiyet karinesinin herkes için korunması gereken temel bir ilke olduğunu vurgulayan Özuslu, bu ilkenin yanlış yorumlanarak kamuya mal olmuş kişilerin isim ve fotoğraflarının tamamen yasaklanmasının ciddi sakıncalar doğuracağını ifade etti. “Masumiyet karinesi, bir kişinin mahkeme kararı kesinleşinceye kadar suçsuz kabul edilmesidir” diyen Özuslu, bu ilkenin medya üzerinden kişileri suçlu ilan etmeyi engellediğini ancak yargılanan kişilerin haber yapılmasını yasaklamadığını belirtti.

“Kamuya mal olmuş kişiler ile sıradan vatandaş aynı kefeye konamaz”
Özuslu, masumiyet karinesinin özellikle korunması gereken kesimin, maddi ve sosyal gücü olmayan sıradan vatandaşlar olduğunu belirterek, güçlü ve kamusal konumda olan kişiler için farklı bir değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi. “Kamu gücünü kullanan kişilerle sokaktaki vatandaşı aynı kefeye koyarsanız sapla saman karışır” diyen Özuslu, bu ayrımın yapılmaması halinde basın özgürlüğünün ciddi şekilde zarar göreceğini vurguladı.
Basının etik kurallar çerçevesinde zaten masumiyet karinesine saygılı şekilde yayın yaptığını ifade eden Özuslu, mevcut düzenlemenin gazetecileri baskı altına alacağını ve otosansüre yol açacağını söyledi. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımların ise bu tür yasaklarla engellenemeyeceğine dikkat çekti.

“Bu düzenleme gazeteciyi susturma operasyonuna dönüşür”
Özuslu, söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde gazetecilerin hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya kalacağını belirterek, bunun ifade ve basın özgürlüğü açısından ciddi bir gerileme yaratacağını ifade etti. “Bu uygulama gazeteciyi susturma operasyonuna dönüşür” diyen Özuslu, etik sorunların cezai yaptırımlarla değil, meslek ilkeleri ve denetim mekanizmalarıyla çözülmesi gerektiğini söyledi. Konuşmasının sonunda hükümete çağrıda bulunan Özuslu, masumiyet karinesi ile basın özgürlüğü arasında dengeli bir düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, kamu yararını gözeten ve demokratik denetimi güçlendiren bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLkphTUxsRjgwdF93

Özuslu: Kamuya mal olmuş kişinin isim ve fotoğraf yasağı açık sansürdür

Cumhuriyetçi Türk Partisi 4 Mayıs 2026 16:33

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fazilet Özdenefe, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nda yapılması öngörülen değişikliklerin adil yargılanma hakkı açısından önemli açılımlar içerdiğini vurguladı. Uzun yıllardır kapsamlı bir değişiklik yapılmayan yasada, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde makul süre ve hakkaniyet ilkelerinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirten Özdenefe, “Bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde makul sürede yargılama esastır” dedi. Yargılamaların gereksiz yere uzamasının ciddi sorunlar yarattığına dikkat çeken Özdenefe, mevcut durumda 1999 yılından bu yana 11 bin 324 kişinin teminat altında bulunduğunu hatırlattı. Bu durumun, bireylerin yıllarca belirsizlik içinde kalmasına neden olduğunu belirten Özdenefe, yeni düzenlemeyle yargılama sürecinin belirli bir zaman dilimi içinde başlatılmasının hedeflendiğini ifade etti. 

“Amaç, kişilerin makul sürede yargılanmasını sağlamaktır 
“Amaç, kişilerin makul sürede yargılanmasını sağlamaktır” diyen Özdenefe, bunun adil yargılama ilkesinin temel unsurlarından biri olduğunu kaydetti. Özdenefe, teminat sisteminde yaşanan sorunların yargı sisteminin en önemli darboğazlarından biri olduğuna işaret ederek, yıllar içinde biriken dosyaların hem yargının işleyişini zorlaştırdığını hem de bireyler üzerinde ciddi mağduriyetler yarattığını söyledi. Teminat altında bulunan kişilerin seyahat özgürlüğü başta olmak üzere birçok haklarının kısıtlandığını belirten Özdenefe, getirilecek süre sınırlamalarıyla bu sorunun aşılmasının amaçlandığını ifade etti. Ayrıca ağır ceza davalarında fiili olarak uygulanan otomatik tutukluluk anlayışının da esnetileceğini belirten Özdenefe, mahkemelerin her dosyada somut koşulları değerlendirerek karar vermesinin önünün açılacağını söyledi. Bu değişikliğin sanık haklarını güçlendireceğini vurguladı.

“Masumiyet karinesi ile basın özgürlüğü dengelenmeli”
Masumiyet karinesiyle ilgili düzenlemelere de değinen Özdenefe, henüz yargılama aşamasında olan kişilerin isim ve fotoğraflarının açık şekilde paylaşılmasının ciddi hak ihlallerine yol açtığını belirtti. “Yargılanmadan kimseye suçlu damgası vurulmamalıdır” diyen Özdenefe, özellikle mağdurların da bu süreçte ifşa edilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Öte yandan basın özgürlüğünün de korunması gerektiğine dikkat çeken Özdenefe, kamu görevi yürüten kişilerin görevleriyle ilgili iddialarda kamuoyunun doğru şekilde bilgilendirilmesinin önemine işaret etti. Bu nedenle masumiyet karinesi ile ifade özgürlüğü arasında dengeli bir düzenleme yapılması gerektiğini belirten Özdenefe, CTP olarak bu konuda önerilerini Meclis’e sunacaklarını kaydetti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fazilet Özdenefe, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nda yapılması öngörülen değişikliklerin adil yargılanma hakkı açısından önemli açılımlar içerdiğini vurguladı. Uzun yıllardır kapsamlı bir değişiklik yapılmayan yasada, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde makul süre ve hakkaniyet ilkelerinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirten Özdenefe, “Bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde makul sürede yargılama esastır” dedi. Yargılamaların gereksiz yere uzamasının ciddi sorunlar yarattığına dikkat çeken Özdenefe, mevcut durumda 1999 yılından bu yana 11 bin 324 kişinin teminat altında bulunduğunu hatırlattı. Bu durumun, bireylerin yıllarca belirsizlik içinde kalmasına neden olduğunu belirten Özdenefe, yeni düzenlemeyle yargılama sürecinin belirli bir zaman dilimi içinde başlatılmasının hedeflendiğini ifade etti.

“Amaç, kişilerin makul sürede yargılanmasını sağlamaktır
“Amaç, kişilerin makul sürede yargılanmasını sağlamaktır” diyen Özdenefe, bunun adil yargılama ilkesinin temel unsurlarından biri olduğunu kaydetti. Özdenefe, teminat sisteminde yaşanan sorunların yargı sisteminin en önemli darboğazlarından biri olduğuna işaret ederek, yıllar içinde biriken dosyaların hem yargının işleyişini zorlaştırdığını hem de bireyler üzerinde ciddi mağduriyetler yarattığını söyledi. Teminat altında bulunan kişilerin seyahat özgürlüğü başta olmak üzere birçok haklarının kısıtlandığını belirten Özdenefe, getirilecek süre sınırlamalarıyla bu sorunun aşılmasının amaçlandığını ifade etti. Ayrıca ağır ceza davalarında fiili olarak uygulanan otomatik tutukluluk anlayışının da esnetileceğini belirten Özdenefe, mahkemelerin her dosyada somut koşulları değerlendirerek karar vermesinin önünün açılacağını söyledi. Bu değişikliğin sanık haklarını güçlendireceğini vurguladı.

“Masumiyet karinesi ile basın özgürlüğü dengelenmeli”
Masumiyet karinesiyle ilgili düzenlemelere de değinen Özdenefe, henüz yargılama aşamasında olan kişilerin isim ve fotoğraflarının açık şekilde paylaşılmasının ciddi hak ihlallerine yol açtığını belirtti. “Yargılanmadan kimseye suçlu damgası vurulmamalıdır” diyen Özdenefe, özellikle mağdurların da bu süreçte ifşa edilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Öte yandan basın özgürlüğünün de korunması gerektiğine dikkat çeken Özdenefe, kamu görevi yürüten kişilerin görevleriyle ilgili iddialarda kamuoyunun doğru şekilde bilgilendirilmesinin önemine işaret etti. Bu nedenle masumiyet karinesi ile ifade özgürlüğü arasında dengeli bir düzenleme yapılması gerektiğini belirten Özdenefe, CTP olarak bu konuda önerilerini Meclis’e sunacaklarını kaydetti.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLjQtSkt0UGw3bjJz

Özdenefe: 11 bin 324 kişi teminat altında

Cumhuriyetçi Türk Partisi 4 Mayıs 2026 16:14

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı başta olmak üzere yargıya ilişkin düzenlemeleri değerlendirdi. Solyalı, masumiyet karinesi kapsamında mahkemelerde fotoğraf çekilmesi ve açık isim kullanılmasına yönelik yasak getirilmesinin önemine dikkat çekerken, kamuya mal olmuş kişiler ve siyasiler açısından istisna talep ettiklerini vurguladı. “Masumiyet karinesinin siyasilere ve kamuya mal olmuş kişilere biraz daha fazla serbestiyetle ele alınması konusunda ısrarcıyız” diyen Solyalı, bu konuda hükümetle uzlaşamadıkları başlıklar bulunduğunu ifade etti.

“Toplumun bilgi alma hakkının gözetilmeli”
Solyalı, kamu göreviyle bağlantılı suç iddialarında toplumun bilgi alma hakkının gözetilmesi gerektiğini belirterek, kamuya mal olmuş kişiler, seçilmişler ve atanmış kamu görevlilerinin görevleriyle ilgili suç isnatları söz konusu olduğunda isim ve fotoğraf kullanımının belirli koşullar altında istisna kapsamına alınmasını önerdiklerini kaydetti. Bu kapsamda yapılacak yayınların kamusal yarar taşıması, maddi olgulara dayanması, kişiyi suçlu ilan eden ifadeler içermemesi ve ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiğini belirten Solyalı, söz konusu düzenlemenin basının denetim rolünü güçlendireceğini ve demokratik şeffaflığa katkı sağlayacağını vurguladı.

“Bu düzenleme olmazsa yasaya ret vereceğiz”
CTP’nin önerdiği istisna düzenlemesinin yasaya dahil edilmemesi halinde tavırlarının net olduğunu ifade eden Solyalı, “Kamuya mal olmuş kişilerin, siyasilerin ve atanmış kamu görevlilerinin görevleriyle ilgili meselelerde açık isim ve görüntünün suç olmaktan çıkarılması bu yasaya yedirilmezse, yasanın bütününe olumsuz oy kullanmak zorunda kalacağız” dedi.

“Yargıda hız ve adalet hedefleniyor” 
Yargı sistemine ilişkin genel düzenlemelere de değinen Solyalı, Meclis’in daha hızlı ve adil bir yargılama süreci yaratma hedefiyle kapsamlı bir çalışma yürüttüğünü belirtti. Ağır ceza mahkemelerinin sayısının artırılması, havale işlemlerinin hızlandırılması ve “PI” işlemlerinin kaldırılması gibi adımların önemli reformlar olduğunu ifade eden Solyalı, “Süratli ve daha adil yargılama alanının uygulamasını oluşturma peşindeyiz” diyerek, sürecin çok taraflı bir anlayışla ilerletildiğini ve ortaya çıkabilecek sorunların diyalogla çözüleceğini kaydetti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı başta olmak üzere yargıya ilişkin düzenlemeleri değerlendirdi. Solyalı, masumiyet karinesi kapsamında mahkemelerde fotoğraf çekilmesi ve açık isim kullanılmasına yönelik yasak getirilmesinin önemine dikkat çekerken, kamuya mal olmuş kişiler ve siyasiler açısından istisna talep ettiklerini vurguladı. “Masumiyet karinesinin siyasilere ve kamuya mal olmuş kişilere biraz daha fazla serbestiyetle ele alınması konusunda ısrarcıyız” diyen Solyalı, bu konuda hükümetle uzlaşamadıkları başlıklar bulunduğunu ifade etti.

“Toplumun bilgi alma hakkının gözetilmeli”
Solyalı, kamu göreviyle bağlantılı suç iddialarında toplumun bilgi alma hakkının gözetilmesi gerektiğini belirterek, kamuya mal olmuş kişiler, seçilmişler ve atanmış kamu görevlilerinin görevleriyle ilgili suç isnatları söz konusu olduğunda isim ve fotoğraf kullanımının belirli koşullar altında istisna kapsamına alınmasını önerdiklerini kaydetti. Bu kapsamda yapılacak yayınların kamusal yarar taşıması, maddi olgulara dayanması, kişiyi suçlu ilan eden ifadeler içermemesi ve ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiğini belirten Solyalı, söz konusu düzenlemenin basının denetim rolünü güçlendireceğini ve demokratik şeffaflığa katkı sağlayacağını vurguladı.

“Bu düzenleme olmazsa yasaya ret vereceğiz”
CTP’nin önerdiği istisna düzenlemesinin yasaya dahil edilmemesi halinde tavırlarının net olduğunu ifade eden Solyalı, “Kamuya mal olmuş kişilerin, siyasilerin ve atanmış kamu görevlilerinin görevleriyle ilgili meselelerde açık isim ve görüntünün suç olmaktan çıkarılması bu yasaya yedirilmezse, yasanın bütününe olumsuz oy kullanmak zorunda kalacağız” dedi.

“Yargıda hız ve adalet hedefleniyor”
Yargı sistemine ilişkin genel düzenlemelere de değinen Solyalı, Meclis’in daha hızlı ve adil bir yargılama süreci yaratma hedefiyle kapsamlı bir çalışma yürüttüğünü belirtti. Ağır ceza mahkemelerinin sayısının artırılması, havale işlemlerinin hızlandırılması ve “PI” işlemlerinin kaldırılması gibi adımların önemli reformlar olduğunu ifade eden Solyalı, “Süratli ve daha adil yargılama alanının uygulamasını oluşturma peşindeyiz” diyerek, sürecin çok taraflı bir anlayışla ilerletildiğini ve ortaya çıkabilecek sorunların diyalogla çözüleceğini kaydetti.

YouTube Videosu VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLlp6aVhOcVJkT2RZ

Solyalı: Kamu göreviyle ilgili suçlarda istisna olmalı

Cumhuriyetçi Türk Partisi 4 Mayıs 2026 16:05