CTP Milletvekili Sami Özuslu, Meclis Genel Kurulu’nda Fiber Optik Protokole karşı yaptığı konuşmada 2 saati aşkın bir süre boyunca Meclis Kürsüsü’nde kaldı ve hükümete sert eleştirilerde bulundu.

Özuslu, protokolün 2051’de sona ereceğini, buna imza atan Ünal Üstel’in o tarihte 96, Erhan Arıklı’nın 89, Fikri Ataoğlu’nun da 87 yaşında olacağını söyleyerek, hükümetin ülkenin 25 yılını ipotek altına alacak gücü nerde bulduğunu sordu.

“Üstel hükümeti kayıtlara, kapitülasyon hükümeti olarak geçecek”
Yığınla argümana rağmen hükümetin “yasayı geçireceğiz” dediğini belirten Özuslu, işin ahlaki boyutunun da ciddi sıkıntılar barındırdığını söyledi. Ünal Üstel hükümetinin kayıtlara “Kapitülasyon hükümeti” olarak geçeceğini de ifade eden Özuslu, sokakta neler söylendiğini herkesin çok iyi bildiğini ifade etti.

“Maliye Bakanlığı fizibilite raporunu açıklasın”
Bir tek Maliye Bakanlığı’nda olan fizibilite raporunun açıklanmasını da talep eden Özuslu, Telefon Dairesi, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) ve komiteden kimsenin bunu bilmediğini söyledi.

“Neden kimsenin içine sinmeyen, kimsenin sahiplenmediği, protokole imza koydunuz?”
Geçtiğimiz hafta pazartesi günkü komite toplantısına katıldığını, bu toplantıda ön/ek protokolün konuşulduğunu belirten Özuslu, neden tavrın değiştiğini, neden toplumsal mutabakatın zora sokulduğunu da sordu. Özuslu, “Bunu tekrardan değerlendirin, paydaşlara verdiğiniz sözleri tutun. Ya da Başta Ünal Üstel olmak üzerine tüm milletvekilleri gelsin, yüzlerine sorayım, neden kimsenin içine sinmeyen, kimsenin sahiplenmediği, ‘tamamdır’ demediği protokole imza koydunuz?” şeklinde konuştu.

Özuslu, konuşmasının devamında protokolün görüşüldüğü Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk’e de kürsüden soru yöneltti ve Anayasaya aykırılık olasılığına rağmen komitenin Başsavcılıktan görüş alınmadığını belirtti. 2:36:55

CTP Milletvekili Sami Özuslu, Meclis Genel Kurulu’nda Fiber Optik Protokole karşı yaptığı konuşmada 2 saati aşkın bir süre boyunca Meclis Kürsüsü’nde kaldı ve hükümete sert eleştirilerde bulundu.

Özuslu, protokolün 2051’de sona ereceğini, buna imza atan Ünal Üstel’in o tarihte 96, Erhan Arıklı’nın 89, Fikri Ataoğlu’nun da 87 yaşında olacağını söyleyerek, hükümetin ülkenin 25 yılını ipotek altına alacak gücü nerde bulduğunu sordu.

“Üstel hükümeti kayıtlara, kapitülasyon hükümeti olarak geçecek”
Yığınla argümana rağmen hükümetin “yasayı geçireceğiz” dediğini belirten Özuslu, işin ahlaki boyutunun da ciddi sıkıntılar barındırdığını söyledi. Ünal Üstel hükümetinin kayıtlara “Kapitülasyon hükümeti” olarak geçeceğini de ifade eden Özuslu, sokakta neler söylendiğini herkesin çok iyi bildiğini ifade etti.

“Maliye Bakanlığı fizibilite raporunu açıklasın”
Bir tek Maliye Bakanlığı’nda olan fizibilite raporunun açıklanmasını da talep eden Özuslu, Telefon Dairesi, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) ve komiteden kimsenin bunu bilmediğini söyledi.

“Neden kimsenin içine sinmeyen, kimsenin sahiplenmediği, protokole imza koydunuz?”
Geçtiğimiz hafta pazartesi günkü komite toplantısına katıldığını, bu toplantıda ön/ek protokolün konuşulduğunu belirten Özuslu, neden tavrın değiştiğini, neden toplumsal mutabakatın zora sokulduğunu da sordu. Özuslu, “Bunu tekrardan değerlendirin, paydaşlara verdiğiniz sözleri tutun. Ya da Başta Ünal Üstel olmak üzerine tüm milletvekilleri gelsin, yüzlerine sorayım, neden kimsenin içine sinmeyen, kimsenin sahiplenmediği, ‘tamamdır’ demediği protokole imza koydunuz?” şeklinde konuştu.

Özuslu, konuşmasının devamında protokolün görüşüldüğü Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk’e de kürsüden soru yöneltti ve Anayasaya aykırılık olasılığına rağmen komitenin Başsavcılıktan görüş alınmadığını belirtti.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLmpVTjlEYU1aM2lV
Cumhuriyetçi Türk Partisi 2.5K

Özuslu: Bu hükümet ülkenin 25 yılını ipotek altına alma gücünü nereden buluyor?

5 hours ago

CTP Milletvekili Sami Özuslu, Meclis Genel Kurulu’nda Fiber Optik Protokole karşı yaptığı konuşmada 2 saati aşkın bir süre boyunca Meclis Kürsüsü’nde kaldı ve hükümete sert eleştirilerde bulundu.

Özuslu, protokolün 2051’de sona ereceğini, buna imza atan Ünal Üstel’in o tarihte 96, Erhan Arıklı’nın 89, Fikri Ataoğlu’nun da 87 yaşında olacağını söyleyerek, hükümetin ülkenin 25 yılını ipotek altına alacak gücü nerde bulduğunu sordu.

“Üstel hükümeti kayıtlara, kapitülasyon hükümeti olarak geçecek”
Yığınla argümana rağmen hükümetin “yasayı geçireceğiz” dediğini belirten Özuslu, işin ahlaki boyutunun da ciddi sıkıntılar barındırdığını söyledi. Ünal Üstel hükümetinin kayıtlara “Kapitülasyon hükümeti” olarak geçeceğini de ifade eden Özuslu, sokakta neler söylendiğini herkesin çok iyi bildiğini ifade etti.

“Maliye Bakanlığı fizibilite raporunu açıklasın”
Bir tek Maliye Bakanlığı’nda olan fizibilite raporunun açıklanmasını da talep eden Özuslu, Telefon Dairesi, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) ve komiteden kimsenin bunu bilmediğini söyledi.

“Neden kimsenin içine sinmeyen, kimsenin sahiplenmediği, protokole imza koydunuz?”
Geçtiğimiz hafta pazartesi günkü komite toplantısına katıldığını, bu toplantıda ön/ek protokolün konuşulduğunu belirten Özuslu, neden tavrın değiştiğini, neden toplumsal mutabakatın zora sokulduğunu da sordu. Özuslu, “Bunu tekrardan değerlendirin, paydaşlara verdiğiniz sözleri tutun. Ya da Başta Ünal Üstel olmak üzerine tüm milletvekilleri gelsin, yüzlerine sorayım, neden kimsenin içine sinmeyen, kimsenin sahiplenmediği, ‘tamamdır’ demediği protokole imza koydunuz?” şeklinde konuştu.

Özuslu, konuşmasının devamında protokolün görüşüldüğü Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk’e de kürsüden soru yöneltti ve Anayasaya aykırılık olasılığına rağmen komitenin Başsavcılıktan görüş alınmadığını belirtti.

CTP Milletvekili Sami Özuslu, Meclis Genel Kurulu’nda Fiber Optik Protokole karşı yaptığı konuşmada 2 saati aşkın bir süre boyunca Meclis Kürsüsü’nde kaldı ve hükümete sert eleştirilerde bulundu.

Özuslu, protokolün 2051’de sona ereceğini, buna imza atan Ünal Üstel’in o tarihte 96, Erhan Arıklı’nın 89, Fikri Ataoğlu’nun da 87 yaşında olacağını söyleyerek, hükümetin ülkenin 25 yılını ipotek altına alacak gücü nerde bulduğunu sordu.

“Üstel hükümeti kayıtlara, kapitülasyon hükümeti olarak geçecek”
Yığınla argümana rağmen hükümetin “yasayı geçireceğiz” dediğini belirten Özuslu, işin ahlaki boyutunun da ciddi sıkıntılar barındırdığını söyledi. Ünal Üstel hükümetinin kayıtlara “Kapitülasyon hükümeti” olarak geçeceğini de ifade eden Özuslu, sokakta neler söylendiğini herkesin çok iyi bildiğini ifade etti.

“Maliye Bakanlığı fizibilite raporunu açıklasın”
Bir tek Maliye Bakanlığı’nda olan fizibilite raporunun açıklanmasını da talep eden Özuslu, Telefon Dairesi, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) ve komiteden kimsenin bunu bilmediğini söyledi.

“Neden kimsenin içine sinmeyen, kimsenin sahiplenmediği, protokole imza koydunuz?”
Geçtiğimiz hafta pazartesi günkü komite toplantısına katıldığını, bu toplantıda ön/ek protokolün konuşulduğunu belirten Özuslu, neden tavrın değiştiğini, neden toplumsal mutabakatın zora sokulduğunu da sordu. Özuslu, “Bunu tekrardan değerlendirin, paydaşlara verdiğiniz sözleri tutun. Ya da Başta Ünal Üstel olmak üzerine tüm milletvekilleri gelsin, yüzlerine sorayım, neden kimsenin içine sinmeyen, kimsenin sahiplenmediği, ‘tamamdır’ demediği protokole imza koydunuz?” şeklinde konuştu.

Özuslu, konuşmasının devamında protokolün görüşüldüğü Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk’e de kürsüden soru yöneltti ve Anayasaya aykırılık olasılığına rağmen komitenin Başsavcılıktan görüş alınmadığını belirtti.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLmpVTjlEYU1aM2lV

Özuslu: Bu hükümet ülkenin 25 yılını ipotek altına alma gücünü nereden buluyor?

Cumhuriyetçi Türk Partisi 5 hours ago

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Biray Hamzaoğulları, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hükümetin halkın çıkarlarına zarar veren politikalara imza attığını söyledi. Özellikle fiber altyapının ihalesiz olarak yabancı bir şirkete devredilmesi ile ilgili konuşan Hamzaoğulları, bu adımın memleketin geleceğini karartan bir rant operasyonu olduğunu vurguladı. “Bugün Türk Telekom’a peşkeş çektiğiniz bu 25 yıllık sözleşme, doğmamış çocuklarımızın haklarını çalmak anlamına geliyor,” diyen Hamzaoğulları, bu tür adımların halkın yararına değil, özel çıkarlar doğrultusunda atıldığını dile getirdi.

“Hükümetin sözde kalkınma politikalarının gerçek ihtiyaçları karşılamıyor”
Hamzaoğulları, kırsal bölgelerde yaşanan altyapı eksikliklerine de dikkat çekti. Özellikle Dipkarpaz köyü gibi bölgelere fiber optik bağlantının bir türlü sağlanmamasını eleştiren Hamzaoğulları, bu eksikliklerin hükümetin önceliklerinden olmadığını belirtti. “Karpaz’a fiber optik ne zaman gidecek?” diyerek hükümetin sözde kalkınma politikalarının gerçek ihtiyaçları karşılamadığını söyledi.

“Eşit erişilebilir sağlık hizmetleri temel haktır”
Konuşmasının devamında sağlık alanında da ciddi eşitsizliklerin olduğunu belirten Hamzaoğulları, özellikle kırsal bölgedeki vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı zorluklara değindi. “Bugün bir asgari ücretli, özel hastaneye gidebilmek için ciddi bir ekonomik yük altına giriyor. Bu durum kabul edilemez” diyerek, sağlıklı bir toplum için eşit erişilebilir sağlık hizmetlerinin temel hak olduğunu ifade etti.

“Hükümetin halkın çıkarlarını savunmak yerine rant peşinde koşuyor”
Konuşmasında hükümetin halkın çıkarlarını savunmak yerine rant peşinde koştuğunu dile getiren Hamzaoğulları, hükümetin bu politikalarının uzun vadede halkı zarara uğratacağına dikkat çekti. “Eğer biz mecliste olmasaydık, bu yasalar çoktan geçerdi ve daha büyük bir felaketle karşılaşırdık” diyen Hamzaoğulları, halkın çıkarlarını korumak için mücadeleye devam edeceğini belirterek konuşmasını sonlandırdı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Biray Hamzaoğulları, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hükümetin halkın çıkarlarına zarar veren politikalara imza attığını söyledi. Özellikle fiber altyapının ihalesiz olarak yabancı bir şirkete devredilmesi ile ilgili konuşan Hamzaoğulları, bu adımın memleketin geleceğini karartan bir rant operasyonu olduğunu vurguladı. “Bugün Türk Telekom’a peşkeş çektiğiniz bu 25 yıllık sözleşme, doğmamış çocuklarımızın haklarını çalmak anlamına geliyor,” diyen Hamzaoğulları, bu tür adımların halkın yararına değil, özel çıkarlar doğrultusunda atıldığını dile getirdi.

“Hükümetin sözde kalkınma politikalarının gerçek ihtiyaçları karşılamıyor”
Hamzaoğulları, kırsal bölgelerde yaşanan altyapı eksikliklerine de dikkat çekti. Özellikle Dipkarpaz köyü gibi bölgelere fiber optik bağlantının bir türlü sağlanmamasını eleştiren Hamzaoğulları, bu eksikliklerin hükümetin önceliklerinden olmadığını belirtti. “Karpaz’a fiber optik ne zaman gidecek?” diyerek hükümetin sözde kalkınma politikalarının gerçek ihtiyaçları karşılamadığını söyledi.

“Eşit erişilebilir sağlık hizmetleri temel haktır”
Konuşmasının devamında sağlık alanında da ciddi eşitsizliklerin olduğunu belirten Hamzaoğulları, özellikle kırsal bölgedeki vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı zorluklara değindi. “Bugün bir asgari ücretli, özel hastaneye gidebilmek için ciddi bir ekonomik yük altına giriyor. Bu durum kabul edilemez” diyerek, sağlıklı bir toplum için eşit erişilebilir sağlık hizmetlerinin temel hak olduğunu ifade etti.

“Hükümetin halkın çıkarlarını savunmak yerine rant peşinde koşuyor”
Konuşmasında hükümetin halkın çıkarlarını savunmak yerine rant peşinde koştuğunu dile getiren Hamzaoğulları, hükümetin bu politikalarının uzun vadede halkı zarara uğratacağına dikkat çekti. “Eğer biz mecliste olmasaydık, bu yasalar çoktan geçerdi ve daha büyük bir felaketle karşılaşırdık” diyen Hamzaoğulları, halkın çıkarlarını korumak için mücadeleye devam edeceğini belirterek konuşmasını sonlandırdı.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLnZaN1lySHFTWElv

Hamzaoğulları: Doğmamış çocuklarımızın haklarını çalıyorlar

Cumhuriyetçi Türk Partisi 5 hours ago

CTP Milletvekili Şifa Çolakoğlu, Meclis Genel Kurulu'ndaki konuşmasına, hayatını tiyatro sanatına adayan Alper Suzuzlu'yu anarak başladı. 

Konuşmasına devam eden Çolakoğlu, devletin kaynaklarını yanlış yönetildiğini ve halkın çıkarlarının göz ardı edildiğini ifade etti. “Bizim toplumumuzda çok değerli mühendisler, doktorlar ve eğitimciler var. Neden bu beşeri sermaye yok sayılıyor?” diyen Çolakoğlu, hükümetin, halkın kaynaklarını kendi çıkarlarına peşkeş çektiğini ifade etti. Bu durumun, Kıbrıs Türk halkının geleceği açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu belirterek, hükümetin yanlış politikalarını sert bir dille eleştirdi.

“Neden bu ülkenin kaynakları, halka kapalı kapılar ardında satılıyor?”
Çolakoğlu, hükümetin şeffaflık ilkesine aykırı hareket ettiğini vurgulayarak, ihalelere çıkmaktan kaçındığını söyledi. “Şeffaflık kötü bir şey mi? Neden bu ülkenin kaynakları, halka kapalı kapılar ardında satılıyor?” diye sordu. Meclis’teki komite çalışmalarında yasalara aykırı birçok karar alındığını ifade eden Çolakoğlu, halkın bu durumu görmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmaması ve hukuki görüşlerin hiçe sayılmasına da tepki gösterdi.

“Halkın sabrı taştı, mücadeleye devam edeceğiz”
Çolakoğlu, halkın sabrının taştığını belirterek, hükümetin uygulamalarına karşı bir isyanın devam ettiğini söyledi. “Bu halk, yıllarca mücadele etti ve bugün de bu mücadeleyi devam ettirecek” diyen Çolakoğlu, mücadeleye devam edeceklerini ve ülkenin kalkınması için ellerinden geleni yapacaklarını vurguladı. “Hep birlikte bu ülkeyi temizlemekle başlayacağız” diyerek, toplumu harekete geçmeye çağırdı.

CTP Milletvekili Şifa Çolakoğlu, Meclis Genel Kurulu'ndaki konuşmasına, hayatını tiyatro sanatına adayan Alper Suzuzlu'yu anarak başladı.

Konuşmasına devam eden Çolakoğlu, devletin kaynaklarını yanlış yönetildiğini ve halkın çıkarlarının göz ardı edildiğini ifade etti. “Bizim toplumumuzda çok değerli mühendisler, doktorlar ve eğitimciler var. Neden bu beşeri sermaye yok sayılıyor?” diyen Çolakoğlu, hükümetin, halkın kaynaklarını kendi çıkarlarına peşkeş çektiğini ifade etti. Bu durumun, Kıbrıs Türk halkının geleceği açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu belirterek, hükümetin yanlış politikalarını sert bir dille eleştirdi.

“Neden bu ülkenin kaynakları, halka kapalı kapılar ardında satılıyor?”
Çolakoğlu, hükümetin şeffaflık ilkesine aykırı hareket ettiğini vurgulayarak, ihalelere çıkmaktan kaçındığını söyledi. “Şeffaflık kötü bir şey mi? Neden bu ülkenin kaynakları, halka kapalı kapılar ardında satılıyor?” diye sordu. Meclis’teki komite çalışmalarında yasalara aykırı birçok karar alındığını ifade eden Çolakoğlu, halkın bu durumu görmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmaması ve hukuki görüşlerin hiçe sayılmasına da tepki gösterdi.

“Halkın sabrı taştı, mücadeleye devam edeceğiz”
Çolakoğlu, halkın sabrının taştığını belirterek, hükümetin uygulamalarına karşı bir isyanın devam ettiğini söyledi. “Bu halk, yıllarca mücadele etti ve bugün de bu mücadeleyi devam ettirecek” diyen Çolakoğlu, mücadeleye devam edeceklerini ve ülkenin kalkınması için ellerinden geleni yapacaklarını vurguladı. “Hep birlikte bu ülkeyi temizlemekle başlayacağız” diyerek, toplumu harekete geçmeye çağırdı.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLkR4enIzQTE5LWFJ

Çolakoğlu: Ülkenin kaynakları peşkeş çekilemez

Cumhuriyetçi Türk Partisi 5 hours ago

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fide Kürşat, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hükümetin Meclis’e getirdiği fiber optik altyapı protokolünü sert sözlerle eleştirdi. Kürşat, söz konusu düzenlemenin teknik bir altyapı meselesi olmadığını, kamusal egemenliği ve stratejik bir alanı ilgilendiren bir “devir protokolü” olduğunu vurguladı.

“Karşı olduğumuz şey, ihalesiz, denetimsiz ve belirsizliklerle dolu bir devir modeli”
Kürşat, protokolün Telekomünikasyon Dairesi’nin yetkilerini fiilen devre dışı bırakacağını belirterek, stratejik haberleşme altyapısının uzun vadeli bir işletme devriyle özel bir yapıya bırakılmasının ciddi riskler taşıdığını söyledi. Fiber altyapıya karşı olmadıklarını ifade eden Kürşat, “Karşı olduğumuz şey bu haliyle, ihalesiz, denetimsiz ve belirsizliklerle dolu bir devir modelidir” dedi. Protokolde mülkiyet, denetim, veri egemenliği ve açık erişim gibi kritik başlıklarda netlik bulunmadığını kaydeden Kürşat, bunun kamusal egemenlik sorunu yaratacağını dile getirdi.

“Protokol, Kamu İhale Yasası’nın temel ilkelerini karşılamıyor”
Makine Mühendisleri Odası ile Bilgisayar Mühendisleri Odası’nın teknik raporlarına dikkat çeken Kürşat, protokolün Kamu İhale Yasası’nın temel ilkeleri olan şeffaflık, rekabet ve denetlenebilirlik kriterlerini karşılamadığını söyledi. Ada içi veri trafiğinin güvenliği, teknik kapasitenin korunması, yerel mühendis istihdamı ve afet senaryolarına ilişkin düzenlemelerin metinde yer almadığını belirten Kürşat, “Bu haliyle protokol kapalı bir kutudur ve ülkeyi uzun vadede operatör bağımlısı yapma riski taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

“Halkın iradesinden kaçamazsınız”
Hükümeti, Meclis’i devre dışı bırakmak ve komite süreçlerini etkisizleştirmekle suçlayan Kürşat, başsavcılıktan görüş alınmamasını da eleştirdi. Elektrik sözleşmelerinden kamu ihalelerine kadar birçok alanda yanlış politikalar izlendiğine dikkat çeken Fide Kürşat, fiber protokolünün de benzer bir anlayışın ürünü olduğunu söyledi. “Bu mesele yalnızca internet hızı değildir; kamusal haklar, ekonomik bağımsızlık ve geleceğimiz meselesidir” diyen Kürşat, hükümetin sandıktan kaçamayacağını ve halkın günü geldiğinde gereken yanıtı vereceğini kaydetti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fide Kürşat, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hükümetin Meclis’e getirdiği fiber optik altyapı protokolünü sert sözlerle eleştirdi. Kürşat, söz konusu düzenlemenin teknik bir altyapı meselesi olmadığını, kamusal egemenliği ve stratejik bir alanı ilgilendiren bir “devir protokolü” olduğunu vurguladı.

“Karşı olduğumuz şey, ihalesiz, denetimsiz ve belirsizliklerle dolu bir devir modeli”
Kürşat, protokolün Telekomünikasyon Dairesi’nin yetkilerini fiilen devre dışı bırakacağını belirterek, stratejik haberleşme altyapısının uzun vadeli bir işletme devriyle özel bir yapıya bırakılmasının ciddi riskler taşıdığını söyledi. Fiber altyapıya karşı olmadıklarını ifade eden Kürşat, “Karşı olduğumuz şey bu haliyle, ihalesiz, denetimsiz ve belirsizliklerle dolu bir devir modelidir” dedi. Protokolde mülkiyet, denetim, veri egemenliği ve açık erişim gibi kritik başlıklarda netlik bulunmadığını kaydeden Kürşat, bunun kamusal egemenlik sorunu yaratacağını dile getirdi.

“Protokol, Kamu İhale Yasası’nın temel ilkelerini karşılamıyor”
Makine Mühendisleri Odası ile Bilgisayar Mühendisleri Odası’nın teknik raporlarına dikkat çeken Kürşat, protokolün Kamu İhale Yasası’nın temel ilkeleri olan şeffaflık, rekabet ve denetlenebilirlik kriterlerini karşılamadığını söyledi. Ada içi veri trafiğinin güvenliği, teknik kapasitenin korunması, yerel mühendis istihdamı ve afet senaryolarına ilişkin düzenlemelerin metinde yer almadığını belirten Kürşat, “Bu haliyle protokol kapalı bir kutudur ve ülkeyi uzun vadede operatör bağımlısı yapma riski taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

“Halkın iradesinden kaçamazsınız”
Hükümeti, Meclis’i devre dışı bırakmak ve komite süreçlerini etkisizleştirmekle suçlayan Kürşat, başsavcılıktan görüş alınmamasını da eleştirdi. Elektrik sözleşmelerinden kamu ihalelerine kadar birçok alanda yanlış politikalar izlendiğine dikkat çeken Fide Kürşat, fiber protokolünün de benzer bir anlayışın ürünü olduğunu söyledi. “Bu mesele yalnızca internet hızı değildir; kamusal haklar, ekonomik bağımsızlık ve geleceğimiz meselesidir” diyen Kürşat, hükümetin sandıktan kaçamayacağını ve halkın günü geldiğinde gereken yanıtı vereceğini kaydetti.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLlhIQnotRkg1cXBV

Kürşat: Bu bir altyapı değil, egemenlik devridir

Cumhuriyetçi Türk Partisi 5 hours ago

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Filiz Besim, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, halkın kendi kaynaklarıyla kalkınmasının önemine dikkat çekti. Besim, hükümetin aldığı kararlara ve imzaladığı protokollere karşı çıkarak, ülkenin geleceği için daha bağımsız ve özgür bir yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiğini vurguladı.

“hükümetin kararları toplumu çaresizliğe sürüklüyor”
Besim, yıllardır ülkede yaşanan kaygıları dile getirerek, halkın çaresizlik içinde olduğunu belirtti. Eğitim, sağlık ve altyapı gibi temel hizmetlerdeki yetersizliklerin, halkın geleceğe dair umutlarını sarstığını ifade etti. “Toplum olarak yıllarca büyük zorluklarla mücadele ettik, ancak gelinen noktada devletin kararları, halkın kendi kaynaklarıyla kalkınma yolunu kapatıyor,” diyen Besim, toplumun büyük bir depresyon içinde olduğunu söyledi.

“Adil ve şeffaf bir ihale süreci yürütülmeli”
Konuşmasında hükümetin fiber optik altyapısı için yaptığı protokolleri eleştiren Besim, bu tür stratejik konuların dışarıya devredilmesinin, yerli iş insanlarına ve gençlere büyük zarar verdiğini belirtti. “Kıbrıs Türk halkı kendi kaynaklarıyla internet altyapısını geliştirebilirken, hükümet neden bu fırsatı değerlendirmiyor?” diye soran Besim, bu tür büyük projelerin ihalelerle adil bir şekilde yapılması gerektiğinin altını çizdi.

“Ülkenin kaynakları peşkeş çekiliyor”
Besim, hükümetin yanlış politikalarına karşı net bir duruş sergileyerek, protokollerin, ülke kaynaklarını dışarıya aktardığını ve halkın güvenini kaybettiğini söyledi. "Bizim insanımızın birikimi, potansiyeli var. Bu ülke insanı, kendi geleceğini yaratabilecek güce sahip," diyen Besim, ülkenin sorunlarının çözülmesi için derhal erken seçime gidilmesi gerektiğini söyledi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Filiz Besim, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, halkın kendi kaynaklarıyla kalkınmasının önemine dikkat çekti. Besim, hükümetin aldığı kararlara ve imzaladığı protokollere karşı çıkarak, ülkenin geleceği için daha bağımsız ve özgür bir yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiğini vurguladı.

“hükümetin kararları toplumu çaresizliğe sürüklüyor”
Besim, yıllardır ülkede yaşanan kaygıları dile getirerek, halkın çaresizlik içinde olduğunu belirtti. Eğitim, sağlık ve altyapı gibi temel hizmetlerdeki yetersizliklerin, halkın geleceğe dair umutlarını sarstığını ifade etti. “Toplum olarak yıllarca büyük zorluklarla mücadele ettik, ancak gelinen noktada devletin kararları, halkın kendi kaynaklarıyla kalkınma yolunu kapatıyor,” diyen Besim, toplumun büyük bir depresyon içinde olduğunu söyledi.

“Adil ve şeffaf bir ihale süreci yürütülmeli”
Konuşmasında hükümetin fiber optik altyapısı için yaptığı protokolleri eleştiren Besim, bu tür stratejik konuların dışarıya devredilmesinin, yerli iş insanlarına ve gençlere büyük zarar verdiğini belirtti. “Kıbrıs Türk halkı kendi kaynaklarıyla internet altyapısını geliştirebilirken, hükümet neden bu fırsatı değerlendirmiyor?” diye soran Besim, bu tür büyük projelerin ihalelerle adil bir şekilde yapılması gerektiğinin altını çizdi.

“Ülkenin kaynakları peşkeş çekiliyor”
Besim, hükümetin yanlış politikalarına karşı net bir duruş sergileyerek, protokollerin, ülke kaynaklarını dışarıya aktardığını ve halkın güvenini kaybettiğini söyledi. "Bizim insanımızın birikimi, potansiyeli var. Bu ülke insanı, kendi geleceğini yaratabilecek güce sahip," diyen Besim, ülkenin sorunlarının çözülmesi için derhal erken seçime gidilmesi gerektiğini söyledi.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLjJkVzc3OTdUcnRJ

Besim: “Halk kendi kaynaklarıyla geleceğini inşa etmeli

Cumhuriyetçi Türk Partisi 6 hours ago

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Salahi Şahiner, mecliste bugün yine tarihi bir gün yaşadıklarını belirterek, bugünün sonunda 10 sayfalık protokolün ülkeye verdiği zararları yıllar sonra herkesin göreceğini ve onay verenlerin hiç unutulmayacağını söyledi. Fiber Optik Protokolü’nün ciddi mali yükler oluşturacağına dikkat çeken Şahiner, özellikle devletin bütçesinden büyük kaynaklar aktarılmasına rağmen, şeffaf ihale süreçlerinin göz ardı edildiğini vurguladı. Bu projeyle ilgili eleştirilerini dile getiren Şahiner, halkın mağdur olacağını ve uzun vadede milyarlarca dolarlık haksız faturalarla karşılaşılacağını ifade etti. Protokolde yer alan maddelerin yaratacağı farklı sorunlara işaret eden Şahiner, Türk Telekom'un istediği yere, şartları uygunsa kablo döşeyecek olmasını da eleştirerek, bu hizmetten yararlanabilecek vatandaşın da iddia edildiği kadar fazla olmayacağını belirtti.Şahiner, bu protokol yüzünden hanelerin internete ödediği paranın kısa bir sürede elektrikle yarışır hale geleceğini söyledi.

“Protokolden vazgeçilmeli”
Şahiner, son olarak, bugünün tutanaklarının ilerleyen yıllarda, halk için kötü bir örnek teşkil edeceğini ve bu günlerin "kara günler" olarak tarihe geçeceğini vurguladı. Protokolün şu haliyle, halkın ve devletin aleyhine olacağını belirten Şahiner, alternatif olarak daha adil ve şeffaf bir ihale sürecinin işletilmesi gerektiğini söyledi. CTP olarak bu anlaşmaya karşı durmaya devam edeceklerini belirten Şahiner, bunun sadece siyasi bir eleştiri değil, vicdani bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Ayrıca Şahiner, bunları söylemenin vicdani bir sorumluluk olduğunu dile getirdi ve söz alan hiçbir CTP’li milletvekilinin amacının siyaset olmadığını bunun gelecek nesillere duydukları sorumluluktan kaynaklandığını belirtti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Salahi Şahiner, mecliste bugün yine tarihi bir gün yaşadıklarını belirterek, bugünün sonunda 10 sayfalık protokolün ülkeye verdiği zararları yıllar sonra herkesin göreceğini ve onay verenlerin hiç unutulmayacağını söyledi. Fiber Optik Protokolü’nün ciddi mali yükler oluşturacağına dikkat çeken Şahiner, özellikle devletin bütçesinden büyük kaynaklar aktarılmasına rağmen, şeffaf ihale süreçlerinin göz ardı edildiğini vurguladı. Bu projeyle ilgili eleştirilerini dile getiren Şahiner, halkın mağdur olacağını ve uzun vadede milyarlarca dolarlık haksız faturalarla karşılaşılacağını ifade etti. Protokolde yer alan maddelerin yaratacağı farklı sorunlara işaret eden Şahiner, Türk Telekom'un istediği yere, şartları uygunsa kablo döşeyecek olmasını da eleştirerek, bu hizmetten yararlanabilecek vatandaşın da iddia edildiği kadar fazla olmayacağını belirtti.Şahiner, bu protokol yüzünden hanelerin internete ödediği paranın kısa bir sürede elektrikle yarışır hale geleceğini söyledi.

“Protokolden vazgeçilmeli”
Şahiner, son olarak, bugünün tutanaklarının ilerleyen yıllarda, halk için kötü bir örnek teşkil edeceğini ve bu günlerin "kara günler" olarak tarihe geçeceğini vurguladı. Protokolün şu haliyle, halkın ve devletin aleyhine olacağını belirten Şahiner, alternatif olarak daha adil ve şeffaf bir ihale sürecinin işletilmesi gerektiğini söyledi. CTP olarak bu anlaşmaya karşı durmaya devam edeceklerini belirten Şahiner, bunun sadece siyasi bir eleştiri değil, vicdani bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Ayrıca Şahiner, bunları söylemenin vicdani bir sorumluluk olduğunu dile getirdi ve söz alan hiçbir CTP’li milletvekilinin amacının siyaset olmadığını bunun gelecek nesillere duydukları sorumluluktan kaynaklandığını belirtti.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLl9sclI4d1FnQjc0

Şahiner: Protokol yüzünden internete ödenen para elektrikle yarışır hale gelecek

Cumhuriyetçi Türk Partisi 6 hours ago

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ongun Talat, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Fiber Optik Protokolü’nde sürecin şeffaf yürütülmediğini, paydaşların oyalandığını ve Meclis’in devre dışı bırakılmaya çalışıldığını vurguladı. Talat, “Bu protokol, egemenlik yetkisinin fiilen devridir. Meclis el kaldırıp indirme makamı değildir” dedi.

“Protokol Anayasa’ya aykırı”

Talat, söz konusu anlaşmanın kamu hizmeti niteliği taşıyan haberleşme altyapısını tekelleştirdiğini, yurtdışı veri bağlantısında 25 yıllık münhasırlık yarattığını ve devletin denetim yetkisini zayıflattığını ifade etti. Protokolün, Anayasa’nın egemenlik, yürütme yetkisi ve hukuk devleti ilkeleriyle çelişebileceğine dair komite hukukçusunun uyarılarını hatırlatan Talat, buna rağmen Başsavcılıktan görüş alınmamasını eleştirdi. “Komitenin birinci görevi anayasaya uygunluğu denetlemektir. Bu sorumluluk görmezden gelinmiştir” diye konuştu.

“Halkın kendi kurumsal yatırım gücü var, peşkeş modeline mahkum değil”
Daha önce Türksat protokolünde yaşananları anımsatan Talat, Kamu Ortak Veri Merkezi örneği üzerinden “Uluslararası protokol var” denilerek yerel yasaların etkisiz bırakıldığını, benzer bir sürecin yeniden yaşanmak istendiğini söyledi. Fiber yatırımına karşı olmadıklarını vurgulayan Talat, ancak bunun ihaleyle, açık erişim modeline dayalı ve BTHK denetiminde yapılması gerektiğini belirtti. “Bu halk kendi kurumsal kapasitesiyle bu yatırımı yapabilecek güçtedir. Peşkeş modeline mahkûm değildir” dedi.

“Protokol geri çekilmeli, şeffaf ve kamu yararını esas alan bir süreç başlatılmalı”
Konuşmasının sonunda mücadele çağrısı yapan Talat, ilgili sendika ve sektör temsilcilerinin tepkisinin meşru olduğunu kaydetti. “Veri güvenliği bir ülkenin egemenliğidir. Kararlar kapalı kapılar ardında alınamaz. Bu protokol geri çekilmeli, şeffaf ve kamu yararını esas alan bir süreç başlatılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ongun Talat, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Fiber Optik Protokolü’nde sürecin şeffaf yürütülmediğini, paydaşların oyalandığını ve Meclis’in devre dışı bırakılmaya çalışıldığını vurguladı. Talat, “Bu protokol, egemenlik yetkisinin fiilen devridir. Meclis el kaldırıp indirme makamı değildir” dedi.

“Protokol Anayasa’ya aykırı”

Talat, söz konusu anlaşmanın kamu hizmeti niteliği taşıyan haberleşme altyapısını tekelleştirdiğini, yurtdışı veri bağlantısında 25 yıllık münhasırlık yarattığını ve devletin denetim yetkisini zayıflattığını ifade etti. Protokolün, Anayasa’nın egemenlik, yürütme yetkisi ve hukuk devleti ilkeleriyle çelişebileceğine dair komite hukukçusunun uyarılarını hatırlatan Talat, buna rağmen Başsavcılıktan görüş alınmamasını eleştirdi. “Komitenin birinci görevi anayasaya uygunluğu denetlemektir. Bu sorumluluk görmezden gelinmiştir” diye konuştu.

“Halkın kendi kurumsal yatırım gücü var, peşkeş modeline mahkum değil”
Daha önce Türksat protokolünde yaşananları anımsatan Talat, Kamu Ortak Veri Merkezi örneği üzerinden “Uluslararası protokol var” denilerek yerel yasaların etkisiz bırakıldığını, benzer bir sürecin yeniden yaşanmak istendiğini söyledi. Fiber yatırımına karşı olmadıklarını vurgulayan Talat, ancak bunun ihaleyle, açık erişim modeline dayalı ve BTHK denetiminde yapılması gerektiğini belirtti. “Bu halk kendi kurumsal kapasitesiyle bu yatırımı yapabilecek güçtedir. Peşkeş modeline mahkûm değildir” dedi.

“Protokol geri çekilmeli, şeffaf ve kamu yararını esas alan bir süreç başlatılmalı”
Konuşmasının sonunda mücadele çağrısı yapan Talat, ilgili sendika ve sektör temsilcilerinin tepkisinin meşru olduğunu kaydetti. “Veri güvenliği bir ülkenin egemenliğidir. Kararlar kapalı kapılar ardında alınamaz. Bu protokol geri çekilmeli, şeffaf ve kamu yararını esas alan bir süreç başlatılmalıdır” ifadelerini kullandı.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLlFHQWs4bEYxWGZJ

Talat: 25 yıllık fiber protokolü egemenlik devridir

Cumhuriyetçi Türk Partisi 6 hours ago

Barçın: Protokol anayasa ile uyumsuz

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Devrim Barçın, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hükümetin gündeminde bulunan protokolün, anayasa ile uyumsuz olduğunu ifade etti. Barçın, özellikle mali yükümlülükler taşıyan uluslararası anlaşmalara dayanan protokollerin, Anayasa'ya aykırı bir biçimde Meclis'e sunulmasının hukuki bir hata olduğunu vurguladı. “Bir uluslararası anlaşma, Meclis'ten geçmeden, dayanağında bulunan protokolün geçerli olması mümkün değildir” diyen Barçın, hükümetin uygulamalarını sert bir dille eleştirdi.

“Ülkenin kaynakların yabancı şirketler karşısında nasıl pazarlık konusu yapılıyor?
Barçın konuşmasında, hükümetin Türk Telekom ile imzaladığı 25 yıllık anlaşmanın, kamu yararını gözetmeyen, yalnızca özel bir şirketin çıkarlarını koruyan bir yapıda olduğunu belirtti. Ayrıca, bu anlaşmanın meclis iradesini hiçe sayan bir yaklaşım sergilediğini ve bunun halk adına büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. “Bu anlaşma, Meclis’i satmak anlamına gelir,” diyen Barçın, ülkenin kaynaklarının yabancı şirketler karşısında nasıl pazarlık konusu yapıldığını sorguladı.

“Hükümet sorumluluklarını yerine getirmiyor”
Devrim Barçın, hükümetin verdiği sözlerin aksine, bu anlaşmanın daha önceki protokollerle ilgili tartışmalarda halkı yanıltıcı bir biçimde savunulduğunu belirterek, kamuoyuna karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen hükümetin bu tutumunun, ülkenin geleceği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Barçın, “Halkın oyuyla seçilen milletvekillerinin iradesi, bir protokol ile satılamaz” dedi.

“Dayatmalara karşı mücadeleye devam edeceğiz”
Son olarak, Barçın, Türk Telekom’a verilen tek yetkinin, KKTC içindeki fiber altyapı yönetimi ve internet trafiğini yönlendirme konusunda olmasının, anayasal hakları ihlal ettiğini belirtti. Konuşmasını, hükümetin bu adımının gerek ekonomik gerekse hukuki açıdan ciddi sorunlar barındırdığını ve meclis iradesinin dışındaki bu tür dayatmalara karşı mücadele edeceklerini belirterek sonlandırdı.

Barçın: Protokol anayasa ile uyumsuz

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Devrim Barçın, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hükümetin gündeminde bulunan protokolün, anayasa ile uyumsuz olduğunu ifade etti. Barçın, özellikle mali yükümlülükler taşıyan uluslararası anlaşmalara dayanan protokollerin, Anayasa'ya aykırı bir biçimde Meclis'e sunulmasının hukuki bir hata olduğunu vurguladı. “Bir uluslararası anlaşma, Meclis'ten geçmeden, dayanağında bulunan protokolün geçerli olması mümkün değildir” diyen Barçın, hükümetin uygulamalarını sert bir dille eleştirdi.

“Ülkenin kaynakların yabancı şirketler karşısında nasıl pazarlık konusu yapılıyor?
Barçın konuşmasında, hükümetin Türk Telekom ile imzaladığı 25 yıllık anlaşmanın, kamu yararını gözetmeyen, yalnızca özel bir şirketin çıkarlarını koruyan bir yapıda olduğunu belirtti. Ayrıca, bu anlaşmanın meclis iradesini hiçe sayan bir yaklaşım sergilediğini ve bunun halk adına büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. “Bu anlaşma, Meclis’i satmak anlamına gelir,” diyen Barçın, ülkenin kaynaklarının yabancı şirketler karşısında nasıl pazarlık konusu yapıldığını sorguladı.

“Hükümet sorumluluklarını yerine getirmiyor”
Devrim Barçın, hükümetin verdiği sözlerin aksine, bu anlaşmanın daha önceki protokollerle ilgili tartışmalarda halkı yanıltıcı bir biçimde savunulduğunu belirterek, kamuoyuna karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen hükümetin bu tutumunun, ülkenin geleceği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Barçın, “Halkın oyuyla seçilen milletvekillerinin iradesi, bir protokol ile satılamaz” dedi.

“Dayatmalara karşı mücadeleye devam edeceğiz”
Son olarak, Barçın, Türk Telekom’a verilen tek yetkinin, KKTC içindeki fiber altyapı yönetimi ve internet trafiğini yönlendirme konusunda olmasının, anayasal hakları ihlal ettiğini belirtti. Konuşmasını, hükümetin bu adımının gerek ekonomik gerekse hukuki açıdan ciddi sorunlar barındırdığını ve meclis iradesinin dışındaki bu tür dayatmalara karşı mücadele edeceklerini belirterek sonlandırdı.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLjBoNnBUeS00ekhZ

Barçın: Protokol anayasa ile uyumsuz

Cumhuriyetçi Türk Partisi 6 hours ago

Solyalı: Devletin egemenlik ve yürütme yetkilerinin özel şirketlere devrediliyor

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Fiber Optik Protokolü’nün ciddi riskler taşıdığını belirterek, devletin egemenlik ve yürütme yetkilerinin özel şirketlere devredileceğini vurguladı. Protokolün, ülkenin stratejik kamu kurumlarını özel sektöre devretme amacı taşıdığını belirten Solyalı, bu adımın halkın kendi kurumlarına sahip çıkma hakkını tehdit ettiğini ifade etti.

“Hukuki bir garabet söz konusu”
Solyalı, protokolde yer alan kamu özel iş birliği modelinin aslında gerçekte devletin denetim yetkilerini özel şirketlere devrettiğini, bunun da uzun vadede halkı mağdur edeceğini söyledi. Özellikle, kamu yararı ve hizmeti gibi temel kavramların protokolün amaç maddesinde yer almamasını eleştiren Solyalı, bu protokolün halkın çıkarlarını gözetmediğini söyledi. Ayrıca, protokole dayanak yapılan mali ve iktisadi iş birliği protokolünün Meclis’ten geçirilmediğini ve hukuki bir garabet oluşturduğunu belirtti.

“Hükümet sorumsuzca hareket ederek halkın geleceğini tehlikeye atıyor”
Solyalı, Meclis’e seslenerek, bu protokole karşı çıkılması gerektiğini, halkın kendi geleceğini belirleme hakkının korunması gerektiğini ifade etti. Hükümetin bir gece yarısı imzaladığı bu protokolle ülkenin stratejik kurumlarının, özellikle fiber altyapısının özel sektöre devredileceğini ve bu adımın çok tehlikeli sonuçlar doğuracağını belirtti. “Bu protokolle hükümet, halkın kendi kurumlarına sahip çıkma hakkını yok ediyor,” diyen Solyalı, hükümetin sorumsuzca hareket ettiğini ve halkın geleceğini tehlikeye attığını vurguladı.

Solyalı: Devletin egemenlik ve yürütme yetkilerinin özel şirketlere devrediliyor

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Fiber Optik Protokolü’nün ciddi riskler taşıdığını belirterek, devletin egemenlik ve yürütme yetkilerinin özel şirketlere devredileceğini vurguladı. Protokolün, ülkenin stratejik kamu kurumlarını özel sektöre devretme amacı taşıdığını belirten Solyalı, bu adımın halkın kendi kurumlarına sahip çıkma hakkını tehdit ettiğini ifade etti.

“Hukuki bir garabet söz konusu”
Solyalı, protokolde yer alan kamu özel iş birliği modelinin aslında gerçekte devletin denetim yetkilerini özel şirketlere devrettiğini, bunun da uzun vadede halkı mağdur edeceğini söyledi. Özellikle, kamu yararı ve hizmeti gibi temel kavramların protokolün amaç maddesinde yer almamasını eleştiren Solyalı, bu protokolün halkın çıkarlarını gözetmediğini söyledi. Ayrıca, protokole dayanak yapılan mali ve iktisadi iş birliği protokolünün Meclis’ten geçirilmediğini ve hukuki bir garabet oluşturduğunu belirtti.

“Hükümet sorumsuzca hareket ederek halkın geleceğini tehlikeye atıyor”
Solyalı, Meclis’e seslenerek, bu protokole karşı çıkılması gerektiğini, halkın kendi geleceğini belirleme hakkının korunması gerektiğini ifade etti. Hükümetin bir gece yarısı imzaladığı bu protokolle ülkenin stratejik kurumlarının, özellikle fiber altyapısının özel sektöre devredileceğini ve bu adımın çok tehlikeli sonuçlar doğuracağını belirtti. “Bu protokolle hükümet, halkın kendi kurumlarına sahip çıkma hakkını yok ediyor,” diyen Solyalı, hükümetin sorumsuzca hareket ettiğini ve halkın geleceğini tehlikeye attığını vurguladı.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLkc1YlFSM0s5OEZn

Solyalı: Devletin egemenlik ve yürütme yetkilerinin özel şirketlere devrediliyor

Cumhuriyetçi Türk Partisi 6 hours ago