Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu’nun, “Siyasi Gelişmeler” konulu güncel konuşma istemi ile söz aldı. CTP Milletvekili Sami Özuslu konuşmasında, “kumarhaneler” konusuna parmak bastı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin adının “Kuzey Kıbrıs Kumarhaneler Cumhuriyeti” veya “Kuzey Kıbrıs Gazinolar Cumhuriyeti” olarak değişeceğini ifade eden Özuslu, Komite gündemine konuyla ilgili gelen yasa tasarısına değindi. Söz konusu tasarının kendilerine e-mail ile iletildiğini bildiren Özuslu, “Hükümeti” önceliği ve en acil gündemi kumarhaneler açmak olduğu gerekçesiyle eleştirdi. Hazırlanan tasarı ile kumarhane ön izni için 700 yatak kapasitesi şartı getirildiğini ancak Turizm Planlama Dairesi tarafından alınacak izinle 500 yatak kapasiteli otellere de kumarhane açma izni verileceğini aktaran Özuslu, Ercan Havalimanı’na açılacak otelin yatak kapasitesinin 580 olduğunu belirtti ve T&T’ye kıyak çekileceğinin altını çizdi. “Bu yasa tasarısı ile artık kumarhane sayısının haddi hesabı olmayacak bu ülkede.” diyen Özuslu, DPÖ’den turizm teşvik belgesi alınarak da kumarhane izni alınabileceğini kaydetti. Tasarı ile “devir imkanı” sağlandığını söyleyen Özuslu, “Eskiden kumarhane işletme izni devredilemiyordu, bu kolaylıklar sağlandı.” dedi. Özuslu ayrıca, eskiden 3 yılda bir verilen işletme lisansının süresinin 10 yıla çıkarıldığını; yüzde 5 olarak öngörülen Taşınmaz Mal Komisyonu’na aktarılacak kaynak yüzde 4’e indirilirken, Turizm Bakanlığı’na aktarılacak kaynağın ise yüzde 47.5’ten yüzde 53’e yükseltildiğini anlattı. Tasarıda masa sayısının 7’den 10’a, makine sayının ise 75’ten 100’e çıkarıldığını belirten Özuslu, kumar turnuva imkanı da sağlandığını kaydetti. Özuslu, tasarıda en dikkat çekici kısmın ise “suç gelirlerini aklama ve terörizmin finansmanı suçlarını işleyenlere” kumarhane açma izni verilmesi olduğunu da vurguladı ve tasarının geri çekilmesinin kaçınılmaz olduğunu ekledi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu’nun, “Siyasi Gelişmeler” konulu güncel konuşma istemi ile söz aldı. CTP Milletvekili Sami Özuslu konuşmasında, “kumarhaneler” konusuna parmak bastı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin adının “Kuzey Kıbrıs Kumarhaneler Cumhuriyeti” veya “Kuzey Kıbrıs Gazinolar Cumhuriyeti” olarak değişeceğini ifade eden Özuslu, Komite gündemine konuyla ilgili gelen yasa tasarısına değindi. Söz konusu tasarının kendilerine e-mail ile iletildiğini bildiren Özuslu, “Hükümeti” önceliği ve en acil gündemi kumarhaneler açmak olduğu gerekçesiyle eleştirdi. Hazırlanan tasarı ile kumarhane ön izni için 700 yatak kapasitesi şartı getirildiğini ancak Turizm Planlama Dairesi tarafından alınacak izinle 500 yatak kapasiteli otellere de kumarhane açma izni verileceğini aktaran Özuslu, Ercan Havalimanı’na açılacak otelin yatak kapasitesinin 580 olduğunu belirtti ve T&T’ye kıyak çekileceğinin altını çizdi. “Bu yasa tasarısı ile artık kumarhane sayısının haddi hesabı olmayacak bu ülkede.” diyen Özuslu, DPÖ’den turizm teşvik belgesi alınarak da kumarhane izni alınabileceğini kaydetti. Tasarı ile “devir imkanı” sağlandığını söyleyen Özuslu, “Eskiden kumarhane işletme izni devredilemiyordu, bu kolaylıklar sağlandı.” dedi. Özuslu ayrıca, eskiden 3 yılda bir verilen işletme lisansının süresinin 10 yıla çıkarıldığını; yüzde 5 olarak öngörülen Taşınmaz Mal Komisyonu’na aktarılacak kaynak yüzde 4’e indirilirken, Turizm Bakanlığı’na aktarılacak kaynağın ise yüzde 47.5’ten yüzde 53’e yükseltildiğini anlattı. Tasarıda masa sayısının 7’den 10’a, makine sayının ise 75’ten 100’e çıkarıldığını belirten Özuslu, kumar turnuva imkanı da sağlandığını kaydetti. Özuslu, tasarıda en dikkat çekici kısmın ise “suç gelirlerini aklama ve terörizmin finansmanı suçlarını işleyenlere” kumarhane açma izni verilmesi olduğunu da vurguladı ve tasarının geri çekilmesinin kaçınılmaz olduğunu ekledi.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLjNPZDl2M0tZMkdJ

Özuslu: Bu yasa tasarısıyla kumarhane sayısının haddi hesabı olmayacak

Cumhuriyetçi Türk Partisi 12 Haziran 2024 11:49

Şahali: “Hükümetin” bütünlüğü yok, sorunlarla ilgili yaklaşımlar “palyatif” ve “günlük”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Erkut Şahali, “Hükümettekilerin Gündemiyle Hayatın Gerçekleri Arasındaki Uçurum” konusunda konuşma yaptı. “Hükümeti” eleştiren Şahali, “hükümetin” bütünlüğü olmadığını, verilere dayanmadığını ve hayatın içindeki sorunlarla ilgili yaklaşımların “palyatif ve günlük olduğunu” vurguladı. Şahali, CTP hükümeti döneminde elektrik konusunda 2004-2009 döneminde santral katkısı yapıldığını, yüksek gerilim hatlarının geliştirildiğini söyleyerek, UBP’nin ise AKSA’nın kârını artırıp üretimini azaltan adımlar attığının altını çizdi. Kalecik 3 Anlaşması’nın “AKSA’ya fahiş kâr sağlayan, Kıbrıs Türk halkı açısından zarara yol açan bir anlaşma olduğunu” söyleyen Şahali, buna rağmen kesintilerin devam ettiğini, hükümetin ise “pervasızlık içinde” olduğuna işaret etti. Şahali, araba alımı, oto elektrikçilerin verdiği hizmetler, kira ve ev satışı gibi her alanda dövize endekslenmiş fiyatların uygulandığını söyleyerek, bu sistemi uygulamak isteyen berberlere ise ceza uyarısı yapıldığını dile getirdi. Ülkede yaşam giderlerinin dövize endekslendiğinden gelirlerin de dövize endekslenmesi gerektiğini dile getiren Şahali, TL kazanıp dövizle harcama yapıldığında gelirlerle giderlerin birbirleriyle uyuşmadığını, enflasyon yaşandığını belirtti. Şahali, ucuza et getireceğiz denilerek 40 tonluk ithal yapıldığını söyleyerek, ülkede bulunan 8 bin hayvanın kesilmek yerine mandırada beklemesinin maliyetinin büyük olduğunu, eti üretenlerin zararının nasıl karşılanacağını sordu. Şahali, 6 Şubat depremine de değinerek, İsias Otel davasında bugün yen bir aşamaya girileceğini belirtti ve “İsias Otel’i unutmayın” dedi.

Şahali: “Hükümetin” bütünlüğü yok, sorunlarla ilgili yaklaşımlar “palyatif” ve “günlük”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Erkut Şahali, “Hükümettekilerin Gündemiyle Hayatın Gerçekleri Arasındaki Uçurum” konusunda konuşma yaptı. “Hükümeti” eleştiren Şahali, “hükümetin” bütünlüğü olmadığını, verilere dayanmadığını ve hayatın içindeki sorunlarla ilgili yaklaşımların “palyatif ve günlük olduğunu” vurguladı. Şahali, CTP hükümeti döneminde elektrik konusunda 2004-2009 döneminde santral katkısı yapıldığını, yüksek gerilim hatlarının geliştirildiğini söyleyerek, UBP’nin ise AKSA’nın kârını artırıp üretimini azaltan adımlar attığının altını çizdi. Kalecik 3 Anlaşması’nın “AKSA’ya fahiş kâr sağlayan, Kıbrıs Türk halkı açısından zarara yol açan bir anlaşma olduğunu” söyleyen Şahali, buna rağmen kesintilerin devam ettiğini, hükümetin ise “pervasızlık içinde” olduğuna işaret etti. Şahali, araba alımı, oto elektrikçilerin verdiği hizmetler, kira ve ev satışı gibi her alanda dövize endekslenmiş fiyatların uygulandığını söyleyerek, bu sistemi uygulamak isteyen berberlere ise ceza uyarısı yapıldığını dile getirdi. Ülkede yaşam giderlerinin dövize endekslendiğinden gelirlerin de dövize endekslenmesi gerektiğini dile getiren Şahali, TL kazanıp dövizle harcama yapıldığında gelirlerle giderlerin birbirleriyle uyuşmadığını, enflasyon yaşandığını belirtti. Şahali, ucuza et getireceğiz denilerek 40 tonluk ithal yapıldığını söyleyerek, ülkede bulunan 8 bin hayvanın kesilmek yerine mandırada beklemesinin maliyetinin büyük olduğunu, eti üretenlerin zararının nasıl karşılanacağını sordu. Şahali, 6 Şubat depremine de değinerek, İsias Otel davasında bugün yen bir aşamaya girileceğini belirtti ve “İsias Otel’i unutmayın” dedi.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLlZNdXA2NWhld0JV

Şahali: “Hükümetin” bütünlüğü yok, sorunlarla ilgili yaklaşımlar “palyatif” ve “günlük”

Cumhuriyetçi Türk Partisi 12 Haziran 2024 11:49

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Doğuş Derya, “Kurumsal ve Toplumsal Çöküşün Siyasi Sebepleri” konusunda güncel konuşma yaptı. Derya, “hükümetin”, ihalesiz yakıt alarak santrallere zarar verdiğinin altını çizdi. Derya konuşmasında, Ersin Tatar’ın Meclis'te yaptığı bilgilendirme toplantısına ilişkin aldığı notlarını aktardı ve oturumun kapalı yapılmasını eleştirdi. Derya, dünyada ciddi gelişmeler yaşandığını, Türkiye- Yunanistan yakınlaşması, AB’de aşırı sağın yükselmesi, Filistin’de yaşananların Kıbrıs’ı da yakından ilgilendirdiğini dile getirdi. Tatar’ın toplantıda egemen eşitlik tezine değindiğin söyleyen Derya, bunun üzerine kendilerinin, federasyon tezinin de egemenlik içerdiğini söylediklerini belirtti. Tatar’ın söylemlerinin içini dolduramadığını vurgulayan Derya, Mecliste ve Meclis dışında yaptığını açıklamaların tutarlı olmadığına dikkat çekti. Tatar’ın Rumların Enosis istediğine ilişkin söylemlerini ve BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın ziyaretine ilişkin değerlendirmelerini eleştiren Derya, “Elektrikleri kesen, şans oyunları vergisini düşüren, kirli yakıt alarak elektrik santralini zarara uğratan, yurttaşlık politikasını istismar eden de mi Rumlar?” diye sordu. Derya, Tatar’ın birçok soruyu yanıtsız bıraktığına vurgu yaptı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Doğuş Derya, “Kurumsal ve Toplumsal Çöküşün Siyasi Sebepleri” konusunda güncel konuşma yaptı. Derya, “hükümetin”, ihalesiz yakıt alarak santrallere zarar verdiğinin altını çizdi. Derya konuşmasında, Ersin Tatar’ın Meclis'te yaptığı bilgilendirme toplantısına ilişkin aldığı notlarını aktardı ve oturumun kapalı yapılmasını eleştirdi. Derya, dünyada ciddi gelişmeler yaşandığını, Türkiye- Yunanistan yakınlaşması, AB’de aşırı sağın yükselmesi, Filistin’de yaşananların Kıbrıs’ı da yakından ilgilendirdiğini dile getirdi. Tatar’ın toplantıda egemen eşitlik tezine değindiğin söyleyen Derya, bunun üzerine kendilerinin, federasyon tezinin de egemenlik içerdiğini söylediklerini belirtti. Tatar’ın söylemlerinin içini dolduramadığını vurgulayan Derya, Mecliste ve Meclis dışında yaptığını açıklamaların tutarlı olmadığına dikkat çekti. Tatar’ın Rumların Enosis istediğine ilişkin söylemlerini ve BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın ziyaretine ilişkin değerlendirmelerini eleştiren Derya, “Elektrikleri kesen, şans oyunları vergisini düşüren, kirli yakıt alarak elektrik santralini zarara uğratan, yurttaşlık politikasını istismar eden de mi Rumlar?” diye sordu. Derya, Tatar’ın birçok soruyu yanıtsız bıraktığına vurgu yaptı.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLkw4RWU0TzF4cUNn

Derya: Elektrikleri kesen, şans oyunları vergisini düşüren de mi Rumlar?

Cumhuriyetçi Türk Partisi 12 Haziran 2024 11:48

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sıla Usar İncirli, “Elektrik kesintilerinin ekonomik ve sosyal etkileri” konusunda konuşma yaptı. CTP Milletvekili Sıla Usar İncirli, üretimin devamlığı için enerjinin en önemli girdi olduğunu dile getirerek, elektriğin kesilmesiyle tüm mal ve hizmetlerin durma noktasına geleceğini belirtti. “Hükümet elektrik kesintilerinin kanıksanması için elinden geleni yapıyor” diyen İncirli, hükümetin üretimi desteklemediğini, KIB-TEK’in itibarsızlaştırılmak istendiğinin altını çizdi. İncirli, dünyada yapılan hesaplamaların bir saatlik bir elektrik kesintisinde iş yerlerinin 20 bin dolar kaybettiğini gösterdiğini söyleyerek, “Bizim ülkemizde böyle bir maliyet hesabı yok, dilerim ki hesaplarsınız” dedi. Elektrik kesintileriyle insanların daha da fakirleştiğini dile getiren İncirli, üretimin yetersiz olduğunu, santrallerin bakım onarımının yapılmadığını vurguladı. Elektrik kesintilerinin son bulması, bakım onarım yapılması gerektiğini dile getiren İncirli, bunlar yapılmazsa üretimin duracağını kaydetti. Evde bakım alan hastalara değinen İncirli, 2 binin üzerinde hastanın solunum için elektrikli cihaz kullandığını, nefes alıp vermek için elektriğe ihtiyaç duyduğunu, kesintilerin bu hastaların hayatını tehlikeye attığını söyledi. İncirli, bu noktada kesinti yapılacaksa planlı kesinti yapmanın önemine vurgu yaptı. Yapılanların amacının özelleştirmeye yol açma, kurumu itibarsızlaştırma olduğunun altını çizen İncirli, enerji üretiminin devletin uhdesine olması gerektiğini, özelle iş birliği yapılabileceğini ancak enerji yönetiminin devletten ayrılmaması gerektiğini söyledi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sıla Usar İncirli, “Elektrik kesintilerinin ekonomik ve sosyal etkileri” konusunda konuşma yaptı. CTP Milletvekili Sıla Usar İncirli, üretimin devamlığı için enerjinin en önemli girdi olduğunu dile getirerek, elektriğin kesilmesiyle tüm mal ve hizmetlerin durma noktasına geleceğini belirtti. “Hükümet elektrik kesintilerinin kanıksanması için elinden geleni yapıyor” diyen İncirli, hükümetin üretimi desteklemediğini, KIB-TEK’in itibarsızlaştırılmak istendiğinin altını çizdi. İncirli, dünyada yapılan hesaplamaların bir saatlik bir elektrik kesintisinde iş yerlerinin 20 bin dolar kaybettiğini gösterdiğini söyleyerek, “Bizim ülkemizde böyle bir maliyet hesabı yok, dilerim ki hesaplarsınız” dedi. Elektrik kesintileriyle insanların daha da fakirleştiğini dile getiren İncirli, üretimin yetersiz olduğunu, santrallerin bakım onarımının yapılmadığını vurguladı. Elektrik kesintilerinin son bulması, bakım onarım yapılması gerektiğini dile getiren İncirli, bunlar yapılmazsa üretimin duracağını kaydetti. Evde bakım alan hastalara değinen İncirli, 2 binin üzerinde hastanın solunum için elektrikli cihaz kullandığını, nefes alıp vermek için elektriğe ihtiyaç duyduğunu, kesintilerin bu hastaların hayatını tehlikeye attığını söyledi. İncirli, bu noktada kesinti yapılacaksa planlı kesinti yapmanın önemine vurgu yaptı. Yapılanların amacının özelleştirmeye yol açma, kurumu itibarsızlaştırma olduğunun altını çizen İncirli, enerji üretiminin devletin uhdesine olması gerektiğini, özelle iş birliği yapılabileceğini ancak enerji yönetiminin devletten ayrılmaması gerektiğini söyledi.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLmtIb2pTUy14UWRz

İncirli: “Hükümet” elektrik kesintilerinin kanıksanması için elinden geleni yapıyor

Cumhuriyetçi Türk Partisi 12 Haziran 2024 11:47

“Kıbrıs Türk Halkı adına çeşitli kararlar veriliyor. Bunlar, meclisin haberi olmaksızın verilen kararlar”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, “Kıbrıs Türk halkı adına yanlış adımlar atılmaması, bizim için önemlidir” dedi. Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, bugün saat 10.00’da "Ersin Tatar'ın Kıbrıs konusuyla ilgili bilgilendirmesi" gündemiyle olağanüstü toplandı. “Hükümet” tarafından yapılan, “oturumun kapalı gerçekleştirilmesi” önerisiyle Meclis Genel Kurulu kapalı olarak yapılıyor. Olağanüstü birleşim, Cumhuriyet Meclisi İç Tüzüğü'nün 60'ıncı maddesi 2’nci fıkrası uyarınca CTP grubuna bağlı bazı milletvekillerinin istemi üzerine yapıldı. Oturum, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın konuşmasının ardından kapalı olarak gerçekleştiriliyor.

“En azından 10 ay öncesine oranla Kıbrıs sorunuyla ilgili nispeten hareketli günler yaşandı”
CTP olarak bu talepte bulunduklarını vurgulayan Erhürman, toplantının, Ersin Tatar’ın meclisi bilgilendirmesi ve milletvekillerinin görüşlerinin alınması amacıyla olduğunu kaydetti. En azından 10 ay öncesine oranla Kıbrıs sorunuyla ilgili nispeten hareketli günler yaşandığına dikkat çeken Erhürman, “Doğru bilgi aldıysak, haziranın üçüncü haftasında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in adada olması gündemde” dedi. Daha önceki görüşmede, son turda, Holguin’in üçlü görüşme yapılması çağrısını anımsatan Erhürman, söz konusu çağrısının bir müzakere çağrısı olmadığını ve sosyal buluşmaya benzer bir çağrıda bulunulduğunu vurguladı. Söz konusu çağrının bile Ersin Tatar tarafından reddedildiğine dikkat çeken Erhürman, meclise bilgi verilmemesini ve görüş alınmamasını eleştirdi. “Holguin haziran sonu burada olacak ve görüşmeler gerçekleştirecek. Meclis olarak önemli pozisyona sahibiz. Kıbrıs Türk halkı adına çeşitli kararlar veriliyor. Bunlar, meclisin haberi olmaksızın verilen kararlar” diye konuşan Erhürman, son yapılan Holguin-Tatar görüşmesinin yaklaşık 15 dakika sürdüğünü de hatırlattı. 

“İşin ciddiyet boyutunda zafiyetle karşı karşıyayız” 
Tufan Erhürman, “Bu da işin ciddiyet boyutunda zafiyetle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor” dedi. Kapalı oturum talebinin ise “hükümet” tarafından geldiğinin altını çizen Erhürman, kendi taleplerinin, milletvekillerinin de burada konuşabilmesi yönünde olduğunu vurguladı. “Önemli olan, Ersin Tatar’ın, halkın oylarıyla meclise gelmiş milletvekillerinin, konuyla ilgili görüşlerini ayrıntılı şekilde öğrenmesidir. Sayın Tatar’ın, Holguin’i ötekileştiren bir açıklaması olmuştu. Aynı Holguin bir daha geliyor. Sayın Tatar’ın açıklaması, yapıcı görüşme gerçekleştireceği yönünde. Meclisin söyleyecekleri Ersin Tatar için önemli olacak diye düşünüyoruz. Bizim açımızdan önemli olan, Kıbrıs Türk halkı adına yanlış adımlar atılmamasıdır” diyen Erhürman, bugünkü oturumu söz konusu durumlar yüzünden önemsediklerinin altını çizdi.
 
Fotoğraflı

“Kıbrıs Türk Halkı adına çeşitli kararlar veriliyor. Bunlar, meclisin haberi olmaksızın verilen kararlar”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, “Kıbrıs Türk halkı adına yanlış adımlar atılmaması, bizim için önemlidir” dedi. Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, bugün saat 10.00’da "Ersin Tatar'ın Kıbrıs konusuyla ilgili bilgilendirmesi" gündemiyle olağanüstü toplandı. “Hükümet” tarafından yapılan, “oturumun kapalı gerçekleştirilmesi” önerisiyle Meclis Genel Kurulu kapalı olarak yapılıyor. Olağanüstü birleşim, Cumhuriyet Meclisi İç Tüzüğü'nün 60'ıncı maddesi 2’nci fıkrası uyarınca CTP grubuna bağlı bazı milletvekillerinin istemi üzerine yapıldı. Oturum, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın konuşmasının ardından kapalı olarak gerçekleştiriliyor.

“En azından 10 ay öncesine oranla Kıbrıs sorunuyla ilgili nispeten hareketli günler yaşandı”
CTP olarak bu talepte bulunduklarını vurgulayan Erhürman, toplantının, Ersin Tatar’ın meclisi bilgilendirmesi ve milletvekillerinin görüşlerinin alınması amacıyla olduğunu kaydetti. En azından 10 ay öncesine oranla Kıbrıs sorunuyla ilgili nispeten hareketli günler yaşandığına dikkat çeken Erhürman, “Doğru bilgi aldıysak, haziranın üçüncü haftasında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in adada olması gündemde” dedi. Daha önceki görüşmede, son turda, Holguin’in üçlü görüşme yapılması çağrısını anımsatan Erhürman, söz konusu çağrısının bir müzakere çağrısı olmadığını ve sosyal buluşmaya benzer bir çağrıda bulunulduğunu vurguladı. Söz konusu çağrının bile Ersin Tatar tarafından reddedildiğine dikkat çeken Erhürman, meclise bilgi verilmemesini ve görüş alınmamasını eleştirdi. “Holguin haziran sonu burada olacak ve görüşmeler gerçekleştirecek. Meclis olarak önemli pozisyona sahibiz. Kıbrıs Türk halkı adına çeşitli kararlar veriliyor. Bunlar, meclisin haberi olmaksızın verilen kararlar” diye konuşan Erhürman, son yapılan Holguin-Tatar görüşmesinin yaklaşık 15 dakika sürdüğünü de hatırlattı.

“İşin ciddiyet boyutunda zafiyetle karşı karşıyayız”
Tufan Erhürman, “Bu da işin ciddiyet boyutunda zafiyetle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor” dedi. Kapalı oturum talebinin ise “hükümet” tarafından geldiğinin altını çizen Erhürman, kendi taleplerinin, milletvekillerinin de burada konuşabilmesi yönünde olduğunu vurguladı. “Önemli olan, Ersin Tatar’ın, halkın oylarıyla meclise gelmiş milletvekillerinin, konuyla ilgili görüşlerini ayrıntılı şekilde öğrenmesidir. Sayın Tatar’ın, Holguin’i ötekileştiren bir açıklaması olmuştu. Aynı Holguin bir daha geliyor. Sayın Tatar’ın açıklaması, yapıcı görüşme gerçekleştireceği yönünde. Meclisin söyleyecekleri Ersin Tatar için önemli olacak diye düşünüyoruz. Bizim açımızdan önemli olan, Kıbrıs Türk halkı adına yanlış adımlar atılmamasıdır” diyen Erhürman, bugünkü oturumu söz konusu durumlar yüzünden önemsediklerinin altını çizdi.

Fotoğraflı

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLjNsc2lLMFo3eG5j

Erhürman: Bizim açımızdan önemli olan, Kıbrıs Türk Halkı adına yanlış adımlar atılmamasıdır

Cumhuriyetçi Türk Partisi 10 Haziran 2024 14:14

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Teberrüken Uluçay, Çarşı Ekonomi ve Siyaset konulu güncel konuşma yaptı. AKPA’da Maraş’ın konuşulduğunu anımsatan Uluçay, geçen hafta Türkiye’de Korgeneral Osman Fazıl Polat Paşa’nın Şarkışla'daki konutunun müzeye dönüştürüldüğünü dile getirdi, bununla ilgili haberi okudu. Fazıl Polat Paşa’nın oğlu Yılmaz Polat’ın müzenin açılış töreninde yaptığı törende Maraş bölgesinin alınması sürecini anlattığını söyleyen Uluçay, Polat Paşa’nın kendisine verilen görevin dışında, harekât planında olmamasına karşın Maraş’ı aldığını söylediğini belirtti. Uluçay, 50 yıl sonra AKPA’da bunu tartışan vekillerinin bunu öğrenmelerinin önemli olduğunu düşündüğünü ifade etti. Türkiye’de enflasyonla ilgili açıklamalara işaret eden Uluçay, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın da konuşmalarında yaşanan enflasyon kavramı yanında hissedilen enflasyon kavramını da kullanmaya başladığını dile getirdi. Türkiye’de Mayıs 2024 enflasyon rakamının açıklandığını, ileriki  dönemde enflasyonun düşmesinin beklendiğinin söylendiğini ifade eden Uluçay, özellikle alım gücü düşük olan kesimde, hissedilen enflasyonun açıklanan enflasyonun çok üzerinde olduğunu anlattı. Türkiye’de enflasyonu aşağıya çekmek için öngörülen politikalara işaret eden Uluçay, Türkiye’deki tasarruf tedbirlerine de değindi. Ada-74 gemisiyle ilgili sürece de işaret eden Uluçay, bu geminin Gazimağusa- Mersin arası seferi yapamayacak bir gemi olduğunun kendisine daha önce söylendiğini belirtti. Uluçay tasarruf tedbirlerine giden Türkiye’nin, finansmanını sağladığı bu gemiyle ilgili durumu da gündemine alması gerektiğini anlattı. KKTC ekonomisi açısından Güney Kıbrıs’la olan ilişkilerin önemine değinen Uluçay, Güney Kıbrıs’la ticaret hacminin artırılmasının yararlı olacağını dile getirdi. Güney Kıbrıs ekonomisiyle ilgili istatistiki verileri paylaşan Uluçay, Güney Kıbrıs’ta en fazla büyümenin inşaat sektöründe, ikinci en büyük büyümenin perakende ticarette olduğunu belirtti. KKTC’de de benzer gelişmeler olduğunu söyleyen Uluçay, KKTC’de de ekonominin gelişmesini sağlayan iki sektörün inşaat ve ticaret olduğunu anlattı. Uluçay bu bağlamda Güney Kıbrıs ile ticaret hacminin geliştirilmesinin yararlı olacağını belirtti, özellikle narenciye sektöründe bir planlamaya ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Teberrüken Uluçay, Çarşı Ekonomi ve Siyaset konulu güncel konuşma yaptı. AKPA’da Maraş’ın konuşulduğunu anımsatan Uluçay, geçen hafta Türkiye’de Korgeneral Osman Fazıl Polat Paşa’nın Şarkışla'daki konutunun müzeye dönüştürüldüğünü dile getirdi, bununla ilgili haberi okudu. Fazıl Polat Paşa’nın oğlu Yılmaz Polat’ın müzenin açılış töreninde yaptığı törende Maraş bölgesinin alınması sürecini anlattığını söyleyen Uluçay, Polat Paşa’nın kendisine verilen görevin dışında, harekât planında olmamasına karşın Maraş’ı aldığını söylediğini belirtti. Uluçay, 50 yıl sonra AKPA’da bunu tartışan vekillerinin bunu öğrenmelerinin önemli olduğunu düşündüğünü ifade etti. Türkiye’de enflasyonla ilgili açıklamalara işaret eden Uluçay, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın da konuşmalarında yaşanan enflasyon kavramı yanında hissedilen enflasyon kavramını da kullanmaya başladığını dile getirdi. Türkiye’de Mayıs 2024 enflasyon rakamının açıklandığını, ileriki dönemde enflasyonun düşmesinin beklendiğinin söylendiğini ifade eden Uluçay, özellikle alım gücü düşük olan kesimde, hissedilen enflasyonun açıklanan enflasyonun çok üzerinde olduğunu anlattı. Türkiye’de enflasyonu aşağıya çekmek için öngörülen politikalara işaret eden Uluçay, Türkiye’deki tasarruf tedbirlerine de değindi. Ada-74 gemisiyle ilgili sürece de işaret eden Uluçay, bu geminin Gazimağusa- Mersin arası seferi yapamayacak bir gemi olduğunun kendisine daha önce söylendiğini belirtti. Uluçay tasarruf tedbirlerine giden Türkiye’nin, finansmanını sağladığı bu gemiyle ilgili durumu da gündemine alması gerektiğini anlattı. KKTC ekonomisi açısından Güney Kıbrıs’la olan ilişkilerin önemine değinen Uluçay, Güney Kıbrıs’la ticaret hacminin artırılmasının yararlı olacağını dile getirdi. Güney Kıbrıs ekonomisiyle ilgili istatistiki verileri paylaşan Uluçay, Güney Kıbrıs’ta en fazla büyümenin inşaat sektöründe, ikinci en büyük büyümenin perakende ticarette olduğunu belirtti. KKTC’de de benzer gelişmeler olduğunu söyleyen Uluçay, KKTC’de de ekonominin gelişmesini sağlayan iki sektörün inşaat ve ticaret olduğunu anlattı. Uluçay bu bağlamda Güney Kıbrıs ile ticaret hacminin geliştirilmesinin yararlı olacağını belirtti, özellikle narenciye sektöründe bir planlamaya ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLkFvdkJOOTZVY19B

Uluçay: Narenciye sektöründe bir planlamaya ihtiyaç var

Cumhuriyetçi Türk Partisi 5 Haziran 2024 11:23

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu, “Sahte/Usulsüz Diplomaların Bir Başka Yönü” konulu güncel konuşma yaptı. Personel Dairesi’ne başvuru yaparak 2020-2024 arasında kamudaki kademe ilerlemeleriyle ilgili bilgi aldığını dile getiren Özuslu bu rakamları paylaştı. Aldığı bilgiye göre, Akdeniz Karpaz Üniversitesi’nden toplamda 117 diploma sunulduğunu bunların 101’i ile kademe ilerlemesi sağlandığını; AÖA'dan 117 diploma sunulduğunu bunların hiçbirinin herhangi bir hak yaratmadığını; DAÜ’den 170 diploma sunulduğunu bunların 84’ünün kademe ilerlemesine neden olduğunu; GAÜ’den 58 diploma sunulduğunu 28’inin kademe ilerlemesi sağladığını; Girne Üniversitesi’nden 5 diploma sunulduğunu bunun 4’ünün kademe ilerlemesi sağladığını; KAÜ’den 5 diploma sunulduğunu bunun 3’ünün kademe ilerlemesi sağladığını; Kıbrıs İlim Üniversitesi’nden 23 diploma sunulduğunu bunun 17’sinin kademe ilerlemesi sağladığı; Kıbrıs Sağlık Bilimleri ve Toplum Üniversitesi’nden 152 diploma sunulduğunu bunların 141’inin kademe ilerlemesi sağladığını; LAÜ’den 56 diploma sunulduğunu bunun 38’inin kademe ilerlemesi sağladığını; 15 Kasım Üniversitesi’nden 3 diploma sunulduğunu, bunun 2’sinin kademe ilerlemesi sağladığını; ODTÜ’den 9 diploma sunulduğunu bunun 3’ünün kademe ilerlemesi sağladığını; Rauf Denktaş Üniversitesi’nden 5 diploma sunulduğunu bunun hepsinin kademe ilerlemesi sağladığını; Uluslararası Final Üniversitesi'nden 2 diploma sunulduğunu kademe ilerlemesi sağlamadığını; UKÜ’den 62 diploma gittiğini bunların 34’ünün kademe ilerlemesiyle sonuçlandığını; YDÜ’den 197 diploma sunulduğunu, bunun 82’sinin kademe ilerlemesi sağladığını ifade etti. Kamuda kademe ilerlemesi sağlayan üniversitelerin başını yüzde 31’le Kıbrıs Sağlık Toplum Bilimleri Üniversitesi’nin çektiğini dile getiren Özüsulu bunu Akdeniz Karpaz Üniversitesi’nin takip ettiğini belirtti, bu ikisinin kademe ilerlemesini sağlayan diplomaların yarısına denk geldiğini anlattı. Kıbrıs Sağlık Bilimleri ve Toplum Üniversitesi’nden kamuya ibraz edilmiş diplomaların dağılımı hakkında da bilgi veren Özuslu, Kıbrıs Sağlık Bilimleri ve Toplum Üniversitesi’nin bir yüksek lisans diploması makinesi gibi olduğunu belirtti. Bu diplomalardan kaç tanesinin sahte ya da usulsüz olduğunu tespit etmenin polisin ve YÖDAK’ın işi olduğunu vurgulayan Özuslu, eğitimin anayasal bir hak olduğunu, öte yandan kademe ilerlemesi açısından imtiyaz yaratan bu durumda da, “bu konu istismar mı ediliyor” diye sorgulamak gerektiğini belirtti. Kıbrıs Sağlık ve Toplum  Bilimleri Üniversitesi’nde bazı kayıtların, üniversitenin en üst makamları tarafından sildirildiğine dair iddialar olduğunu dile getiren Özuslu, bu konuda gerekli açıklamaların yapılmasını istedi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu, “Sahte/Usulsüz Diplomaların Bir Başka Yönü” konulu güncel konuşma yaptı. Personel Dairesi’ne başvuru yaparak 2020-2024 arasında kamudaki kademe ilerlemeleriyle ilgili bilgi aldığını dile getiren Özuslu bu rakamları paylaştı. Aldığı bilgiye göre, Akdeniz Karpaz Üniversitesi’nden toplamda 117 diploma sunulduğunu bunların 101’i ile kademe ilerlemesi sağlandığını; AÖA'dan 117 diploma sunulduğunu bunların hiçbirinin herhangi bir hak yaratmadığını; DAÜ’den 170 diploma sunulduğunu bunların 84’ünün kademe ilerlemesine neden olduğunu; GAÜ’den 58 diploma sunulduğunu 28’inin kademe ilerlemesi sağladığını; Girne Üniversitesi’nden 5 diploma sunulduğunu bunun 4’ünün kademe ilerlemesi sağladığını; KAÜ’den 5 diploma sunulduğunu bunun 3’ünün kademe ilerlemesi sağladığını; Kıbrıs İlim Üniversitesi’nden 23 diploma sunulduğunu bunun 17’sinin kademe ilerlemesi sağladığı; Kıbrıs Sağlık Bilimleri ve Toplum Üniversitesi’nden 152 diploma sunulduğunu bunların 141’inin kademe ilerlemesi sağladığını; LAÜ’den 56 diploma sunulduğunu bunun 38’inin kademe ilerlemesi sağladığını; 15 Kasım Üniversitesi’nden 3 diploma sunulduğunu, bunun 2’sinin kademe ilerlemesi sağladığını; ODTÜ’den 9 diploma sunulduğunu bunun 3’ünün kademe ilerlemesi sağladığını; Rauf Denktaş Üniversitesi’nden 5 diploma sunulduğunu bunun hepsinin kademe ilerlemesi sağladığını; Uluslararası Final Üniversitesi'nden 2 diploma sunulduğunu kademe ilerlemesi sağlamadığını; UKÜ’den 62 diploma gittiğini bunların 34’ünün kademe ilerlemesiyle sonuçlandığını; YDÜ’den 197 diploma sunulduğunu, bunun 82’sinin kademe ilerlemesi sağladığını ifade etti. Kamuda kademe ilerlemesi sağlayan üniversitelerin başını yüzde 31’le Kıbrıs Sağlık Toplum Bilimleri Üniversitesi’nin çektiğini dile getiren Özüsulu bunu Akdeniz Karpaz Üniversitesi’nin takip ettiğini belirtti, bu ikisinin kademe ilerlemesini sağlayan diplomaların yarısına denk geldiğini anlattı. Kıbrıs Sağlık Bilimleri ve Toplum Üniversitesi’nden kamuya ibraz edilmiş diplomaların dağılımı hakkında da bilgi veren Özuslu, Kıbrıs Sağlık Bilimleri ve Toplum Üniversitesi’nin bir yüksek lisans diploması makinesi gibi olduğunu belirtti. Bu diplomalardan kaç tanesinin sahte ya da usulsüz olduğunu tespit etmenin polisin ve YÖDAK’ın işi olduğunu vurgulayan Özuslu, eğitimin anayasal bir hak olduğunu, öte yandan kademe ilerlemesi açısından imtiyaz yaratan bu durumda da, “bu konu istismar mı ediliyor” diye sorgulamak gerektiğini belirtti. Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde bazı kayıtların, üniversitenin en üst makamları tarafından sildirildiğine dair iddialar olduğunu dile getiren Özuslu, bu konuda gerekli açıklamaların yapılmasını istedi.

YouTube Video VVVUNXE4U3VwVG1MSXphZGM5a3hraTBRLndVaWl5RXJnNGFz

Özuslu: KSTBÜ bir yüksek lisans diploması makinesi gibi

Cumhuriyetçi Türk Partisi 5 Haziran 2024 11:20