Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Doğuş Derya, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada kurşunlanan araba galerisini anımsatarak “Bu kaçıncı?” diye sordu ve “Son üç-dört yıl içinde bu ülkeye elini kolunu sallayarak gelip kurşunlayan, sonra yine elini kolunu sallayarak giden yığınla seri katil gördük. “Çeşitli çizgi film karakterlerinin isimlerinin anıldığı mafya gruplarının Kıbrıs’ta da fink attığıyla ilgili haberler var ama bunlar hükümetin gündemine gelmiyor” dedi. Hükümetin muhaceret, kimlikle girişler ve organize suç örgütleriyle mücadele konusunda önlem almak yerine farklı bir yol izlediğini belirten Derya, “Bu konularda adım atacağına yasa gücünde kararnamelerle yasamanın iradesini baypas ediyor, hapislik cezası öngören düzenlemeleri bile bu yolla yapmaya kalkıyor” diye konuştu. Derya, konuşmasının devamında Ünal Üstel’e de sert eleştirilere bulunarak “sanki bunları yapan kendi hükümeti değilmiş gibi, hiçbir mesuliyet almadan ‘Dünya çok kötüye gidiyor’ diyerek konuşabiliyor” dedi.
“Otokratik kültür ülkeye getiriliyor”
ABD ile Venezulla arasında yaşananlara da dikkati çeken Derya, “Maduro’nun Trump tarafından rehin alınması bir istila hareketidir. Emperyalist Trump’ın yaptığı bu hamle üzerinden dünyada yeni bir normal kurgulanıyor” ifadelerini kullandı. Derya, "Otokratik kültürün" ülkeye de getirildiğine dikkat çekti.
“Kıbrıs Türk medyası ve bireylerin ifade özgürlüğü risk altında”
Ceza Yasası Değişiklik Yasa Tasarısı’na ilişkin ciddi endişeler olduğunu belirten Derya, “Üç-dört yıl önce basın ve ifade özgürlüğünü engelleyici bir paket gündeme gelmiş, Gazeteciler Birliği ve Basın-Sen günlerce Meclis önünde çadır kurarak buna karşı çıkmıştı. Şimdi ne oluyor da o dönemde murat edileni anıştıran yeni düzenlemeler yeniden karşımıza çıkıyor, bu oldukça düşündürücü” dedi. Kıbrıs Türk basınının koşullarına da dikkat çeken Doğuş Derya, “Büyük sermaye ve havuz medyasıyla rekabet edebilecek alanlar daraltılmışken, demokrasi kültürü bağlamında yayın yapabilen çok az kurum kalmışken, büyük şirketler gelip medya sahibi olurken Kıbrıs Türk medyasını ve bireylerin ifade özgürlüğünü riske atan düzenlemeler görüyorum” dedi ve yapılan düzenlemelerin detaylarını paylaştı. Derya, bu değişikliklerin “copy-paste” olarak gelmiş olabileceği ihtimalini de dile getirdi ve ‘sipariş usulü gelen paket’ olarak niteledi.
“Sosyal medyada eleştirenin kafasında sopa kırmak istiyorlar”
Doğuş Derya, nefret söylemi suçunun bir grubu aşağılayan, hedef haline getiren bir suç olduğunu belirterek bir siyasi bir suç işlemişse bununla ilgili bir vatandaşın veya gazetecinin yorum yapmasının nefret suçu olmadığını vurguladı. Derya, ifade özgürlüğü ile nefret söyleminin birbiriyle karıştırılmamasını istedi. Özel hayatın gizliliği ile yasa olduğunu hatırlatan Derya, Bilişim Suçları Yasası’nın da fade özgürlüğü, gazetecilik, yayın yapmayla ilgili olmadığını bankacılık ile ilgili olduğunu vurguladı. Derya “Dönüp dolaşıp bunu gazeteciliğe getirmeye çalışıyorlar. Çünkü sosyal medyada eleştirenin kafasında sopa kırmak istiyorlar” dedi.
“İstifa et Ünal Üstel artık UBP'de kurtulsun biz de kurtulalım”
Derya, “Ulusal Birlik Partisi'nin yaptıkları demokrasiyle ilgili bir gaileleri olmadığını, peşkeşle ilgili bir gaileleri olduğunu, insan hak ve özgürlüklerini genişletmekle ilgili değil, tam tersi onları kısıtlamak ve diktatöryal emellerine, yasalara alet etmekle ilgili hedefleri olduğunu gösteriyor” şeklinde konuşarak hükümeti istifaya çağırdı. Derya, “Ben bildiğimi okurum diyen bir Ünal Üstel var, memleketin başına çöktü. İstifa et Ünal Üstel artık UBP'de kurtulsun biz de kurtulalım. Bu ülkeyi yeni bir döneme taşıyalım” diyerek sözlerini tamamladı.