CTP, Girne Çatalköy İmar Planı taslağını değerlendirdi

Cumhuriyetçi Türk Partisi Girne İlçe Yönetim Kurulu olarak, Girne Çatalköy İmar Planı taslağı ile ilgili görüş ve önerilerimizi Girne Belediyesi ve Şehir Planlama Dairesi’ne bugün itibarı ile iletmiş bulunuyoruz. Öncelikle yıllardır farklı dönemlerde değişiklikler yapılan emirnamelerle yönetilen Girne’nin geç de olsa bir imar planına kavuşacak olmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Özellikle son yıllarda yaşanan büyümenin plansız olması, kenti büyük altyapı sorunları ile karşı karşıya bırakmış, kentin kimliğine ve genel siluetine büyük zararlar vermiştir. Bu bağlamda Girne İmar Planı hakkındaki görüş ve önerilerimizin dikkate alınarak sonuca ulaşmasını temenni ederek yapmış olduğumuz tespitler konusunda halkımızı da bilgilendirmek isteriz:

1.KAZANILMIŞ HAKLAR
Girne İmar Planı yayınlanacağı güne kadar ve geçmişteki mevzuattan kaynaklı kazanılmış hakların yanı sıra planın sunulması sırasında ‘imarda kemikleşme’ kavramından söz edilmiş ve kazanılmış hak sahiplerine ilaveten başka kişilerin de geçmiş emirnameler tahtında kazanılmış haklardan faydalanabileceğinden söz edilmiştir ancak ne İmar Yasası’nda ne de plan tasarısında imarda kemikleşmenin tanımı ve hangi oranda kemikleşme sayılacağı belirtilmemiştir. Bunun suiistimale açık ve son derece sakıncalı bir durum olduğu kanaatindeyiz.

2.KONUT BÖLGELERİ VE KAT SAYILARI
Planda öngörülen şekli ile bundan sonra yapılacak binalarda en fazla 5 kat sınırlaması getirilmesini ve Girne’nin bölgelere bölünerek farklı farklı kat uygulamaları öngörülmesini olumlu gelişmeler olarak görmekteyiz ancak yapılan bazı düzenlemelerin isabetli olmadığı kanaatindeyiz. Bölgesel hizmet merkezi olarak belirtilen alanın (doğu bölgesi çevre yolu ve civarı) sınırlarının genişletilerek mevcut durumda 2 kat sınırlaması olan yerin 5 kata çıkarılması bölgede daha fazla altyapı ve trafik gibi birçok soruna yol açacağından bu durumun yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

3.YÜKSEK ÖĞRETİM
Yüksek öğretim dolayısı ile şehirde yaşayan öğrenciler ile Girne ekonomisi önemli faydalar elde etmektedir ancak plansız büyüme bu alanda da kendisini göstermiş, kent nüfusu içerisindeki öğrenci nüfus oranının oldukça yüksek rakamlara ulaşması kentin sağlıksız büyümesine yol açan faktörlerden biri olmuştur. Nitekim sunulan mevcut durum ve analiz raporunda yer alan, “Dünyadan Örnek Yerleşim Alanlarında Üniversite Öğrenci Sayısı Oranları” tablosunda Oxford gibi öğrenci kenti olan bir şehirde bu oran nüfusun yüzde 18’i iken Girne’de bu oranın yüzde 33 olduğu belirtilmiştir. Bu veriden hareket ile mevcut üniversiteler ve izinlendirilenler dışında yeni üniversite izni verilmeyecek olmasının olumlu bir yaklaşım olduğunu düşünmekteyiz. Bir yandan nüfusun daha fazla yükselmesini önlemek ile ilgili tedbir alınırken öte yandan yüksek eğitim kurumlarına inşaat toplam alanının yüzde 75’ine kadar imarına izin verilmesinin oldukça çelişkili bir yaklaşım olacağı kanaatindeyiz.

4.SANAYİ
Girne Çatalköy İmar Planı ile birlikte büyük çaplı sanayi işletmeleri ve kirlilik yaratan sanayi işletmelerinin İmar Gelişme Sınırı dışına çıkarılması, diğer sanayi işletmelerin ise Küçük Esnaf Sitesi olarak öngörülen yere taşınması tasarlanmaktadır ancak büyük ve kirlilik yaratan işletmelere yer gösterilmeden bu işletmelerin taşınmasını beklemek veya öngörülen Esnaf Sanayi Sitesi’nin farklı bir alanda planlanmaması atılacak adımların sanayiye bir fayda sağlamayacağını düşünmemize neden olmaktadır.

5.YEŞİL ALANLAR
Girne Çatalköy İmar Planı’nın kente daha fazla yeşil alan ve halka açık alan kazandırması beklenirken bu beklentinin karşılanmadığını da üzülerek görmekteyiz. Sınırlı sayıdaki kamu alanlarının farklı maksatlarla kullanıldığını görmekle beraber, yeşil alanlar için yeterli yer öngörülmemiş ve birçok yeşil alan şuan itibarı ile kapalı askeri bölgelerde öngörülmüştür. Dolayısı ile bugün itibarı ile büyük ölçüde bu alanları yeşil alan olarak öngörmek gerçekçi gelmemektedir.

6.KANALİZASYON SORUNU
Girne kentinin en ciddi problemlerinden bir tanesi mevcut yerel yönetime ait (Kaşgar Bölgesi) atık su arıtma tesisinin yetersiz ve yanlış bir yerde oluşu ve bazı turistik tesislerin atık sularını gerekli önlemleri almaksızın denize akıtmasından dolayı denizlerimiz ciddi bir risk altındadır. Girne’nin acilen mevcut ve gelecekte öngörülen nüfusun ihtiyacını giderecek atık su arıtma tesisine veya tesislerine ihtiyacı vardır. Sunulan plan taslağında biri doğuda bir diğeri batıda olmak üzere iki farklı noktada atık su arıtma tesisleri öngörülmüştür. Ancak doğudaki arıtma tesisi koruma bölgesi ve kaplumbağa barınağının yer aldığı alan içerisinde bir diğeri ise şu an itibarı ile kapalı askeri bölge olan Yılan adası bölgesinde yer almaktadır. Her iki alan tercihinin de yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

7.ANTİK LİMAN VE TURİZM LİMANI
Yük ve yolcu limanı olarak hizmet veren Girne Turizm Limanı’nın sadece yolcu taşımacılığı ve marina olarak hizmet vermesinin hedeflenmesini de doğru bir yaklaşım görmemekteyiz. Bu durum hem Ulusal Kıyılar ve Limanlar Master Planı’na hem de ülkemiz ekonomik koşullarına uymamaktadır. Girne Turizm Limanı’nda yolcu yanında tekerlek üstü yük taşımacılığı yapılmasının Girne kentine turizm açısından bir zararı söz konusu değildir. Sadece Girne için değil ülkemiz için paha biçilemez bir değere sahip olan Antik Girne Limanı gerek yapısal gerekse yönetsel olarak şu an itibarı ile çok kötü bir durumdadır. Antik Liman yeniden düzenlenmeli, demokratik ve özerk bir yapıda yönetilmeli, kaçak yapılar ortadan kaldırılmalı, turistik yatların ticaret yapma imkanlarını çoğaltacak önlemler alınmalıdır. Liman içerisinde kötü koşullarda geçimini sağlayan balıkçı teknelerinin tamamen kaldırılmasının isabetsiz olacağı kanaatindeyiz. Balıkçılara yeni barınaklar yaratılması düşüncesinin olumlu bulmakla beraber antik limanda kısmen balıkçılara yer vermenin limanın otantikliğine katkı yapacağını düşünmekteyiz.

8.EYLEM PLANI
Belirlenen politikaların (Ekonomik, Çevresel, Mekânsal ve Sosyal) hayata geçirilmesine yönelik her bir başlığın bağlı bulunduğu kurumlar ile işbirliği içinde yeni yasal düzenlemeler ile uygulamaya geçilebileceği ortadadır. Bu gerekliliği gidermek amacıyla rapor sonunda hazırlanan uygulama eylem planı içerisinde gereken yasaların ilgili maddelerine yönelik değişiklik önerileri de yer almalıdır.

NOT: Raporun geniş haline, CTP Girne’nin sosyal medya hesaplarından ulaşılabilir.

CTP Girne İlçesi (a)
Mehmet Kale Kişi

İLGİLİ MAKAMLARA GÖNDERİLEN RAPORUN TAM METNİ AŞAĞIDAKİ GİBİDİR:

Şehir Planlama Dairesi,
Turizm ve Çevre Bakanlığı
Lefkoşa.

İlgili Makama,

Cumhuriyetçi Türk Partisi Girne İlçe Yönetim Kurulu olarak 51/89 sayılı İmar Yasası’nın 14. Maddesi gereği 26.07.2017 tarihinde halkın katılım toplantısında sunulmuş olan Girne Çatalköy İmar Planı ile ilgili aşağıdaki görüş ve önerileri tarafınıza sunarız ;

a) GİRİŞ

1- Öncelikle yıllardır farklı dönemlerde değişiklikler yapılan emirnameler vasıtası yönetilen Girne’nin geç de olsa bir imar planı ile yönetilmesi girişimini oldukça olumlu bir gelişme olduğunu belirtmek isteriz.

Özellikle son yıllarda kentteki büyük gelişmenin ve büyümenin plansız olması kenti büyük altyapı sorunları ile karşı karşıya bırakmış ve kentin kimliğine ve genel siluetine çok derin yaralar bırakmıştır.

Partimiz uzun bir süredir Girne İmar Planı’nın yürürlüğe girmesinin zaruri olduğunu çeşitli platformlarda dile getirmiş ve iktidarda olduğu dönemlerde bu konuda çeşitli çalışmalar yürütmüştür. İktidarda olduğumuz son dönemlerde Ülkesel Fizik Planı hazırlanmış ve Girne İmar planı ile ilgili çalışmalara başlanmıştı.

Netice itibarı ile Girne İmar Planı’nın halkın katılımı toplantısı ile sunulup sürecin başlatılmış olmasını önemli bir gelişme olarak nitelendirirken, planın görüş ve öneriler dikkate alınarak sonuca ulaşmasını temenni etmekteyiz.

2- 27 Temmuz 2017 tarihinde yapılan sunum ile tüm kurumlar ve vatandaşlar Plan tasarısı ile ilgili tüm detaylara ulaşabilmişlerdir. Plan içerik olarak gerek kat ve imar haklarında gerekse eğitim ve turizm gibi birçok alanda çeşitli sınırlandırmalar da barındırmaktadır.

Planın amaçlarına tam anlamı ile ulaşabilmesi için özellikle bu sınırlamalara tabi olacak kişi ve kuruluşların planın yayınlanacağı güne kadar yapacağı başvurular ile bu sınırlamalara tabii olunmasını bertaraf etme riski oldukça yüksek bir ihtimaldir.

CTP Girne İlçesi olarak yapmış olduğumuz 27.07.2017 tarihli basın açıklamamızda bu hususu belirtmiş ve hükümeti bu işlemleri ve/veya müracaatları durdurabilmek adına acil önlemler almaya davet etmiştik. Ne yazık ki, merkzi hükümet bu hususta hiçbir önlem almamıştır. Planın halk ile paylaşılmasından bugüne kadar olan süre içerisinde bu sınırlamalara tabii olacak birçok kişi başvurular yaparak mevcut mevzuat uyarınca kazanılmış haklar edinmişlerdir. İlaveten yerel yönetimlere yönelik personel yapısı ile ilgili altyapı çalışması yapılmaksızın ve yasal düzenleme hilafında çıkarılan Özel İmar Emri yapılan başvuruların hızlanmasına ve teşvikine sebep olmuştur.
Bu önlemler açıklanan imar planının amaçlarına ulaşabilmesi adına halka aktarılmadan önceki bir zamanda alınmış olmalıydı. Çok ciddi zaman kaybedilmiş olsa da İmar Planının yürürlüğe girmesi için önemli bir süre daha bulunmaktadır. İlgili bakanlığı ve hükümet yetkililerini geç olsa da önlem almaya bu vesile ile bir kez daha çağırırız.

b) KAZANILMIŞ HAKLAR ( 1.5.1)

Plan yayınlanacağı güne değin ve farklı bir önlem alınmadığı sürece yürürlüğe gireceği tarihe kadar yürürlükte olan mevzuat mevcut yasalar ve yasa tahtında yapılan tüzük ve emirnamelerdir. Dolayısı ile önceki zamanlarda ve halen yapılan başvurular ile mevcut mevzuat uyarınca kazanılacak her türlü hak ileride yürürlüğe girecek herhangi bir yasa ile olumsuz yönde etkilenmeyecektir.

Bu genel bir hukuk prensibi olmakla birlikte Planın sunulması sırasında ‘imarda kemikleşme’ kavramından söz edilmiş ve kazanılmış hak sahiplerine ilaveten başka kişilerinde geçmiş emirnameler tahtında kazanılmış haklardan faydalanabileceğinden söz edilmiştir. Buna göre etrafı yollarla çevrili bir yapı adası içerisinde belli oranda bir yapılaşma söz konusu ise boş arsa sahiplerinin veya diğerlere nazaran daha düşük katlara sahip yapıların sahiplerinin bir ortalama ile diğerlerinin haklarından faydalanacağı öngörülmüştür.

Prensip olarak yüksek binalarla çevrili bir yapı adası içerisinde yer alan bir boş arsanın veya tek katlı bir evin böyle bir hakka sahip olabilmesinin makul bir durum olduğunu düşünmekteyiz. Ancak ne İmar Yasası’nda ne de plan tasarısında imarda kemikleşmenin tanımı ve hangi oranda kemikleşme sayılacağı belirtilmemiştir. Bunun suistimale açık ve son derece sakıncalı bir durum olduğu kanaatindeyiz. Bu çerçevede imarda kemikleşmenin hangi oranda kabul edileceği ve böyle bir durumda hangi şartlarda geçmiş mevzuatlar uyarınca hak elde edileceğinin net ve yoruma açık olmaksızın açıklanması gerekmektedir.

c) KONUT BÖLGELERİ VE KAT SAYILARI (4.4.1)

Özellikle Girne Beyaz Bölge Emirnamesi’nde yapılan değişiklikler sonucunda bölgelere ayırmaksızın tüm beyaz bölgeyi kapsayacak şekilde verilen 10 kat izinleri ve sonrasında yapılan gelişmeler Girne’nin bugünkü kaotik durumun yaratılmasına çok büyük rol oynamıştır. Girne Türk Mahallesi veya Eski Girne diye adlandırılan ve özel olarak korunsa turizm merkezi olma potansiyeline sahip olan bölge dahil olmak üzere plansız yükselen binalar neticesinde mevcut doku harap olmuştur. Bizler süreçlerin en başından beri Girne’ye olan yoğun talep ve ekonomik gerekçelere ilaveten yatay büyümenin sınırlı sayıdaki yeşili de ortadan kaldıracağından hareketle yüksek binalara toptan bir karşıtlığımız bulunmamaktadır. Ancak belli bölgelerde planlı bir şekilde, bilimsel çalışmalarla saptanacak kat sayıları ile yüksek bina izinleri verilmesini savunduk.

Bugün gelinen noktada hiçbir öngörüye dayanmadan verilen onlarca yüksek bina izinleri sonucunda Girne birçok sorunla yüz yüze kalmıştır. Kentin silueti bozulmuş, kanalizasyon sistemi nüfusu kaldıramadığından yetersiz kalmış, trafik sorunu ulaşımı engelleyecek boyuta gelmiştir.

Netice itibarı ile planda şehirde bundan sonra yapılacak binalarda en fazla 5 kat sınırlaması getirilmesini ve Girne’nin bölgelere bölünerek farklı farklı kat uygulamaları öngörülmesini olumlu gelişmeler olarak görmekteyiz. Ancak yapılan bazı düzenlemelerin isabetli olmadığı kanaatindeyiz. Şöyle ki;

Bölgesel hizmet merkezi olarak belirtilen alanın ( mavi olarak renklendirilen alan ) sınırlarının genişletilerek mevcut durumda 2 kat sınırlaması olan yeri de 5 kata çıkarılması bölgede daha fazla altyapı ve trafik gibi birçok soruna yol açacağından bu durumun yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

d) YÜKSEK ÖĞRETİM ( 4.4.5)
Yüksek Öğretim dolayısı ile şehirde yaşayan öğrenciler ile Girne ekonomisi önemli faydalar elde etmektedir. Ancak plansız büyüme bu alanda da kendisini göstermiş, kent nüfusu içerisindeki öğrenci nüfus oranının oldukça yüksek rakamlara ulaşması kentin sağlıksız büyümesine yol açan faktörlerden biri olmuştur. Nitekim sunulan Mevcut durum ve analiz raporunda yer alan ‘‘ Dünyadan örnek yerleşim alanlarında Üniversite Öğrenci Sayısı Oranları’’ tablosunda Oxford gibi öğrenci kenti olan bir şehirde bu oran nüfusun %18’i iken Girne de bu oranın %33 olduğu belirtilmiştir.
Bu veriden hareket ile mevcut üniversiteler ve 1.5 maddesi uyarınca Kazanılmış Haklar maddesi uyarınca izinlendirilebilecekler dışında yeni üniversite izni verilmeyecek olmasının olumlu bir yaklaşım olduğunu düşünmekteyiz. ( 1.5 Kazanılmış Haklar maddesi altında bu düzenleme yer almamaktadır. Bunun özel olarak düzenlenmesi gerekmektedir.)
Bir yandan nüfusun daha fazla yükselmesini önlemek ile ilgili tedbir alınırken öte yandan yüksek eğitim kurumlarına inşaat toplam alanının %75ine kadar imarına izin verilmesinin oldukça çelişkili bir yaklaşım olacağı kanaatindeyiz. Bu imtiyaz ile orantılı olarak mevcut ve kazanılmış hak doğrultusunda yapılacak olan üniversitelerdeki öğrenci sayısının artmasına yol açacaktır. Dolayısı ile öğrenci nüfusu artacak ve kent nüfusu büyümeye devam edecektir. Görüşümüz bu gerçeklerle yüksek eğitim kurumlarına öngörülen uygulamanın gerçekleşmemesi yönündedir.

e) SANAYİ (3.3.15- 3.3.18- 3.3.21- 4.4.6)

Girne Çatalköy İmar Planı ile birlikte büyük çaplı sanayii işletmeleri ve kirlilik yaratan sanayii işletmelerininİmar Gelişme Sınırı dışına çıkarılması, diğer sanayii işletmelerin ise Küçük Esnaf Sitesi olarak öngörülen yere taşınması tasarlanmaktadır.

Öncelikle turizm kenti olan Girne kentinden büyük ölçekli ve kirlilik yaratacak sanayii işletmelerinin planlama alanı dışına çıkartılması öngörüsünün olumlu bir yaklaşım olduğunu düşünmekteyiz. Ancak bu kapsamdaki işletmelerin akıbeti açısından merkezi hükümetin bu işletmeleri öngörerek planlama alanı dışında bir faaliyet merkezi yaratmasının akabine taşınma işleminin gerçekleşmesi isabetli olacaktır. Aksi takdirde 5 yıl içinde taşınması öngörülen işletmelerin kapanma riski dolayısı ile yerli üretimin zarar görmesi ve malların pahalılaşması riski doğacaktır.

Bu kapsamda olmayan işletmelere yönelik olarak yeni bir küçük esnaf sitesi öngörülmesi birçok açıdan olumlu bir gelişme olarak görülmektedir. Ancak aşağıda belirteceğimiz sebeplerle plandaki belli öngörülere katılmadığımızı belirtmek isteriz. Şöyle ki ;

i) Girne Çevre yolunun güneyinde öngörülen Küçük Esnaf Sanayii Sitesi’nin yer seçimi açısından yanlış bir yerde düşünüldüğü kanaatindeyiz. Öncelikle konut bölgesi olduğu için taşınması tasarlanan Karaoğlanoğlu Sanayii Bölgesi’nin yeni konutların yapıldığı ve hali hazırda birçok konut ve site projesinin tamamlandığı bir bölgeye taşınması yeni sorunlar yaratılmasına neden olacaktır.

ii) Tasarlanan Küçük Esnaf Sanayi Sitesi’nin Girne’nin çok merkezi bir yerinde yer alan sınırlı Kamu arazilerinden bir tanesi olmasından ötürü kente sosyal bir alan ve/veya yeşil alan ve/veya kent ormanı gibi bir maksatla kullanılmasının çok daha isabetli bir karar olacağı kanaatindeyiz.

iii) Karaoğlanoğlu Sanayii Bölgesi’nin boşaltılmasının akabine söz konusu bölgenin ne amaçla kullanılacağının ve özellikle bir kısmının Belediye’ye ait olan arsalar üzerine kurulmuş olan sanayii tesislerinin akıbetinin ne olacağının daha detaylı bir şekilde planda öngörülmesi gerekmektedir.

Netice itibarı ile büyük ve kirlilik yaratan işletmelerin mevcut işletmelere yeni bir faaliyet alanı yaratılması akabine taşınması şartı ile ve öngörülen Esnaf Sanayi sitesinin farklı bir alanda olması şartı ile Sanayii ile ilgili düzenlemelere olumlu baktığımızı ancak bu haliyle kabul edilemez olduğunu belirtiriz.

f) YEŞİL ALANLAR (4.4.10)

Yeşil alanlar kent insanının yaşam kalitesini artırmak için zaruri olan bölgelerdir. Yeşil alanlar sadece insanların kentin içinde nefes almasını sağlayacak yerler olmasının ötesinde kentin değerini artırıcı ve bölgelere değer katması açısından son derece önemli yerlerdir.

Mevcut Durum Raporunda Girne Planlama Bölgesinde kişi başına düşen yeşil alan miktarının 5.7 m2/kişi ve spor alanlarının 3.2 m2/kişi olduğu hesaplanmış ve bunun uluslararası standartların çok altında olduğu saptanmıştır.

Bu tespitin ardından Girne Çatalköy İmar Planı’nın kente daha fazla yeşil alan ve halka açık alan kazandırması beklenirken bu beklentinin karşılanmadığını üzülerek görmekteyiz. Sınırlı sayıdaki kamu alanlarının farklı maksatlarla kullanıldığını görmekle beraber, yeşil alanlar için yeterli yer öngörülmemiş ve birçok yeşil alan şuan itibarı ile kapalı askeri bölgelerde öngörülmüştür. Bugün itibarı ile askeri bölgelerin tamamen boşaltılması ve boşaltılması halinde hukuki durumun ne olacağı ve hangi maksatlar ile kullanılacağı belirsiz bir konudur. Dolayısı ile bugün itibarı ile büyük ölçüde bu alanlara yeşil alan öngörmek bir bakıma yeşil alan öngörmemek anlamına gelmektedir. Bu konunun tekrardan ele alınması isabetli olacaktır.

g) DESTEKLEYİCİ ALT YAPI FAALİYETLERİ (3.3.32- 3.3.33- 3.3.34- 3.3.35- 3.3.36 – 3.3.37- 3.3.38- 4.4.11)

Girne kentinin en ciddi problemlerinden bir tanesi mevcut yerel yönetime ait (Kaşgar Bölgesi) atık su arıtma tesisinin yetersiz ve yanlış bir yerde oluşu ve bazı turistik tesislerin atık sularını gerekli önlemleri almaksızın denize akıtmasından dolayı denizlerimiz ciddi bir risk altındadır.

Girne’nin acilen mevcut ve gelecekte öngörülen nüfusun ihtiyacını giderecek atık su arıtma tesisine veya tesislerine ihtiyacı vardır. Sunulan plan taslağında biri doğuda bir diğeri batıda olmak üzere iki farklı noktada atık su arıtma tesisleri öngörülmüştür. Ancak doğudaki arıtma tesisi koruma bölgesi ve kaplumbağa barınağının yer aldığı alan içerisinde bir diğeri ise şu an itibarı ile kapalı askeri bölge olan Yılan adası bölgesinde yer almaktadır. Her iki alan tercihinin de yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

h) YOLLAR VE OTOPARK STANDARTLARI (4.4.12.1/2/3/4/5/6)

Girne’de gelişen nüfus ile birlikte trafik sorunu tahammül sınırlarını aşmış, kent içinde ulaşılabilirlik imkansız hale gelmiştir. Mevcut nüfus ve gelecekteki nüfus öngörülerek acil önlemler alınmalı bu kaotik hal ortadan kaldırılmalıdır.

Bununla ilgili olarak acilen Girne Ulaşım Master planı geliştirilerek uygulamaya konmalıdır. Bu çerçevede kavşakların geometrik yapıları gözden geçirilmeli, uygun olan yerlerde yayalaştırma politikaları geliştirilmeli, toplu taşımacılık için şehre ve kent insanına uygun modeller öngörülmeli ve otopark standartları yeniden değerlendirilmelidir.

i) DENİZ ULAŞIMI ( 3.3.7 – 3.3.8 – 3.3.16 – 4.4.12.7)

Yük ve yolcu limanı olarak hizmet veren Girne Turizm Limanı sadece yol taşımacılığı ve marina olarak hizmet vermesinin hedeflenmesinin doğru bir yaklaşım olarak görmediğimizi belirtmek isteriz.

Bu durum hem Ulusal Kıyılar ve Limanlar Master Planı’na hem de ülkemiz ekonomik koşulları ile uyuşmayan bir hata olacaktır. Girne Turizm Limanı’nda yolcu yanında tekerlek üstü yük taşımacılığı yapılmasının Girne kentine turizm açısından bir zararı söz konusu değildir.

Dünya’daki tüm meşhur turistik kıyı şehirleri yolcu ve tekerlek üstü yük taşımacılığına açık limanları ile iç içe gelişmişlerdir. Bu şehirler gerek ithalat, ihracat gerek yolcu taşımacılığının şehir ve memleket ekonomilerine verdiği katkıların ve diğer imkanların bilincine sahip olarak limanlarıyla birlikte yaşamasını öğrenmişlerdir. Girne Turizm Limanı aynı zamanda kentin yurtdışına açılan bir kapısı olarak kente bir marka değer katmaktadır.
Girne ve Mağusa Limanı’ndan Türkiye Cumhuriyeti limanlarına yapılan düzenli yolcu ve RORO seferleri KKTC’nin deniz ulaşımının en önemli ve en büyük kesimini oluşturmaktadır. Girne Limanı’nın Mağusa Limanı’na göre ilgili Türkiye Cumhuriyeti limanlarına neredeyse yarı mesafede olması sebebiyle gemilerin yakıt sarfiyatı düşmekte, bu da sermaye birikimine katkıda bulunarak KKTC ekonomisine yarar sağlamaktadır. Girne’ye yapılan roro taşımacılığının bir diğer avantajı ise mesafenin kısa olması nedeniyle belirli aralıklarda daha sık sefer yapabilme imkanına sahip olmasından dolayı bekleme sürelerini sıfıra indirerek ithalat ve ihracatta ve yolcu taşımacılığında hizmet akışına uygun şekilde kılmasıdır.

Hepsi bir yana hali hazırda rıhtım yetersizliği yaşayan Mağusa Limanı’nın Girne’den çalışan roro gemilerinin de gelmesiyle mevcut kapasite ve imkanları çerçevesinde hizmet akışını etkilemeden, olumsuzluklar yaşatmadan kaldırması mümkün değildir. Girne’de yapıldığı gibi yeterli sayıda sefer yapılamayacağı için yığılmalar, sıkışıklıklardan dolayı nakliye şirketleri ile ithalatçı ve ihracatçıların işlerinde önemli aksamalara vesile olacaktır.

Tekerlek üstü yük taşımacılığının Girne’den Mağusa Limanı’na aktarılması durumunda Girne’de sadece yolcu ve salon araç taşımacılığı yapacak yolcu gemilerinin tekerlek üstü yük(tır) taşımacılığı ile birlikte ancak maliyetlerini karşılayabilen bu yolcu gemileri Girne – Taşucu hattını durdurmak durumunda kalabilecekleri gibi bu durum arzu edilmeyen bir şekilde Girne Limanı’ndan yolcu taşımacılığını sonlandıracaktır. Bu gemilerinin seferlerine Mağusa Limanı’ndan devam etmesi halinde ise artacak yakıt maliyetleri ve düşecek sefer sıklıkları sebebiyle yine sürdürülebilecek bir seçenek olmayacaktır. Bu düşünce hiçbir ekonomik akılla bağdaşmadığı gibi ilgili sektörlerin fikrinin de alınmadığı gün gibi ortadadır.

Turizm için sadece Girne için değil ülkemiz için kıymet biçilemez bir değere sahip Antik Girne Limanı gerek yapısal gerekse yönetsel olarak şu an itibarı ile çok kötü bir durumdadır. Antik Liman yeniden düzenlenmeli, özel, kamu ve yerel yönetimin yer alacağı demokratik ve özerk bir yapıda yönetilmeli, kaçak yapılar ortadan kaldırılmalı, turistik yatların ticaret yapma imkanlarını çoğaltacak önlemler alınmalıdır.

Liman içerisinde kötü koşullarda geçimini sağlayan balıkçı teknelerinin tamamen kaldırılmasının isabetsiz olacağı kanaatindeyiz. Balıkçılara yeni barınaklar yaratılması düşüncesinin olumlu bulmakla beraber antik limanda kısmen balıkçılara yer vermenin limanın otantikliğine katkı yapacağını düşünmekteyiz. Gerek kent halkının gerekse turistlerin denizi daha iyi görmesi adına liman içerisindeki taşıtların yüksekliklerinin sınırlandırılması Antik Liman’ın cazibesini artıracak olumlu bir adım olacaktır.

j) DİĞER HUSUSLAR

Planın metinin birçok yerinde yazım yanlışlıkları veya verilerin farklı şekilde kullanılması görülmektedir. Örneğin, birçok yerde atıfta bulunulan Kazanılmış Haklar kısmı altına hiçbir düzenleme bulunmamaktadır. Yine 2037’de öngörülen nüfus sayıları bir bölümde 90,000 bir diğer bölümde 91,000 olarak yazmaktadır.
Ayni zamanda gelişme planı ve raporlar arasında tutarsızlıklar görülmektedir. Örneğin Faaliyet koridorları maddesine gelindiğinde gelişme planı üzerinde KA2 faaliyet koridoru olarak belirtilen alan üzerinde lejand 5 kat olarak gösterilmişken, raporda 4 kat şeklinde verilmiştir. Bu çelişkili durumun düzeltilmesi gerekmektedir.

Bu tip yanlış ve eksikliklerin düzeltilmesi planın uygulanabilirliği açısından önemlidir.

k) SONUÇ

1) Giriş bölümünde de belirtildiği gibi plan yürürlüğe girinceye kadar hükümetin veya ilgili bakanlığın planın amaçlarına ulaşabilmesi için acil önlemler alması gerekmektedir.

2) İlgili kesimlerden gelecek görüşler dikkate alınmalı ve planın son hali bu çerçevede verilmeli ve yürürlüğe girmelidir.

3) Belirlenen politikaların (Ekonomik, Çevresel, Mekânsal ve Sosyal) hayata geçirilmesine yönelik her bir başlığın bağlı bulunduğu kurumlar ile işbirliği içinde yeni yasal düzenlemeler ile uygulamaya geçilebileceği ortadadır. Bu gerekliliği gidermek amacıyla rapor sonunda hazırlanan uygulama eylem planı içerisinde gereken yasaların ilgili maddelerine yönelik değişiklik önerileri de yer almalıdır.

4) İmar gelişme sınırları başlığı içerisinde İGS’nin önemini vurgulayan ve İGS politikasının tereddütsüz şekilde uygulanmasının gerekliliğini belirten maddenin yasal zemine oturtularak İGS’nin uygulanmasının zorunlu kılınmalıdır.

Saygılarımla,
Mehmet Kale Kişi
CTP Girne İlçe Yönetim Kurulu (a)
CTP Girne İlçe Başkanı