Kıbrıs konusunda Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun müzakerelerin anlamı kalmadığı yönündeki açıklamaları artarak devam etmektedir. Bu açıklamalara şimdi de “BM Genel Sekreteri’nin raporu yayınlanıncaya kadar Rum lider ile görüşme yapılmayacağı” açıklaması eklenmiştir.

Cumhurbaşkanı’nın Rum liderle görüşmesini BM Genel Sekreteri’nin raporunda yazılacaklara bağlaması, Sayın Eroğlu’nun müzakere masasında aslında soruna çözüm bulmak değil, tribünlere oynamak hedefi ile oturduğunun yeni ve somut bir göstergesi olmuştur.

 Kıbrıs konusunda Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun müzakerelerin anlamı kalmadığı yönündeki açıklamaları artarak devam etmektedir. Bu açıklamalara şimdi de “BM Genel Sekreteri’nin raporu yayınlanıncaya kadar Rum lider ile görüşme yapılmayacağı” açıklaması eklenmiştir.

 

Cumhurbaşkanı’nın Rum liderle görüşmesini BM Genel Sekreteri’nin raporunda yazılacaklara bağlaması, Sayın Eroğlu’nun müzakere masasında aslında soruna çözüm bulmak değil, tribünlere oynamak hedefi ile oturduğunun yeni ve somut bir göstergesi olmuştur.

 

BM Genel Sekreteri Ban, birçok kez çözümleri tarafların üretmesi gerektiğini, BM’nin hakemlik rolü olmadığını, konferans çağrısı yapabilmek için çekirdek konulardaki tıkanıklıkların çözülmesi gerektiğini söylediği bir apaçık ortadayken, Eroğlu’nun “rapor sonrasına kadar görüşmem” tavrı müzakerelerin çökmesini teminat alma çabasından başka bir şey değildir.

 

Genel Sekreter Ban’ın uluslararası konferans çağırmak için temel konularda özlü ilerleme olması gerektiğini açıkça belirtmiş olmasına karşın, bunun sağlanabilmesi için hiçbir yaratıcı çabayı ortaya koymayıp, ardından da “müzakereyi 4’lü ya da 5’li konferansta da sürdürebiliriz” demenin hiçbir mantığı olamaz. Üstelik bir yandan artık görüşmenin bir anlamı kalmadığını söylerken, diğer yandan da “müzakere olmadan anlaşıp anlaşmamayı anlamak mümkün değildir” gibi garip ve çelişkili bir yaklaşım sergilemenin anlaşılır, ya da hoş görülebilir bir yanı olamaz. Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun aslında anlaşmama niyetini gizlemeye çalışırken yaptığı bu anlaşılmaz açıklamalar son derece tehlikeli ve ibret vericidir.

 

CTP-BG, Eroğlu’nun keyfi gerekçeleriyle Türk tarafının müzakere masasından kalkmasının, halkımızın geleceğini ipotek altına alacak ve dünyadan tecridini artıracak son derece tehlikeli bir girişim olduğu uyarısını yapmayı görev bilir. Bu tehlikeli girişim, mülkiyet sorunları dahil, birçok sorunun misli ile artarak üstümüze boğucu şekilde yığılmasına yol açacak kadar vahim bir hata olacaktır. Cumhurbaşkanı tüm dünyayı karşımıza geçirecek bu tip tavır ve söylemlerden gecikmeden vazgeçmelidir. Biz, bu aşamada, bütün yapıcılığımızla müzakerelerden sonuç alınmasına katkıya hazır olduğumuzu bir kez daha vurgularız.

 

Cumhurbaşkanı bizi 2004 öncesi döneme döndürecek emeller içerisindedir. Türk tarafının bu tavrı sonrası, müzakerelerin çökmesi, üzerimizdeki izolasyonların artarak devamından başka bir sonuç doğurmayacaktır.

 

Gelinen aşamada, CTP-BG Kıbrıslı Türkler olarak bizleri bekleyen tehlikeleri işaret etmek sorumluluğunu taşımaktadır. Bu sorumluluğun bilinci ile CTP-BG, halkımızla değerlendirmelerini paylaşarak, yine halkımızla birlikte kendi öz kimliğimizle yer alacağımız Avrupalı geleceğimiz için her türlü mücadelenin içinde sonuna kadar yer alacaktır.

 

 

Özkan Yorgancıoğlu

Genel Başkan