CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, Greentree zirvesinden çıkan sonuç itibarıyla gelişmelerin “umut verici” olarak değerlendirilemeyeceğini, bununla birlikte Kıbrıs Türk tarafının önümüzdeki kısıtlı zamanı lehte kullanmak için elinden geni yapması gerektiğini vurguladı…

Cumhuriyetçi Türk partisi Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, son Greentree zirvesinde çıkan sonucun umut verici olmadığını kaydederek, buna rağmen BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer ve ardından BM Genel Sekreteri’nin hazırlayacakları raporlara kadar geçecek olan kısıtlı sürenin mutlaka Kıbrıs Türk tarafının lehine değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
CTP-BG Genel Başkanı Yorgancıoğlu bu sabah (26 Ocak Perşembe) Kıbrıs Genç TV’de Mehmet Davulcu’nun gündeme ilişkin sorularını yanıtlayarak gelişmeleri değerlendirdi.
Programın ilk olarak Greentree zirvesinden çıkan sonucu değerlendiren CTP-BG Genel Başkanı, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un taraflara daha önce “sorunlarınızı aşarak zirveye gelin” uyarısında bulunduğunu, 10 gün kadar önce gönderdiği mektupla taraflara “ev ödevinizi yerine getiremediğinizden, zirvenin akamet uğraması muhtemeldir” mesajını verdiğini anımsatan Yorgancıoğlu, “Daha önceleri de kıbrıs Türk tarafı olarak hep uzlaşmaz konumda olmamızdan türü çok bedel ödedik. Aynı komuma düşmemek için halka karşı sorumluluğumuz var. Şimdi Sayın Genel Sekreter taraflara tüm belge ve bilgileri tartışmaları için süre tanırken, Downer kendisine bir rapor sunacak, Genel Sekreter de bu rapor uyarınca Güvenlik Konseyi’ne rapor sunacak ve gelişmelere göre uluslar arası konferans çağırabilecek” hatırlatmasında bulunarak bu sürenin Kıbrıs Türk tarafı lehine olması için gereken tüm çabanın gösterilmesi gerektiğini vurguladı ve Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’na büyük sorumluluk düştüğünün altını çizdi.
CTP olarak yabancı diplomatlarla görüşmelerini sürdürdüklerini ve bu görüşmelerden gidişatın Kıbrıs Türk tarafının suçlanacağı bir yöne gittiği görüntüsü verdiğini de ifade eden CTP-BG Genel başkanı, “Bugün yapılan her işin sonra nasıl sonuç üreteceği hesaplayarak davranılmalı. Dolaysıyla bizim daha istekli olmamız ve Genel Sekreter’in bizden istediği girişimi zamanında yapmamız gerek” diye konuştu. 
İşin çıkmaza girmesi Genel Sekreter’in görüşmeleri askıya alma kararı vermesi durumunda çok zor bir dönemece girileceği uyarısında da bulunan CTP-BG Genel Başkanı, “O zaman kim kime ne anlatacak? Sayın Eroğlu, ‘biz haklıydık da uluslar arası camia izolasyonları kaldırmadı’ deyip de reyting mi yapacak? Halkın çektikleri devam etiğinde Sayın Eroğlu’nun başı göğe mi erecek? Hiçbir Kıbrıslı Türk, haklarımızı Rumlara teslim etme iddiasında olamaz ama yeterince çaba harcanmalı” dedi. 
Yorgancıoğlu, Mart ayında taraflara yeni bir davet yapılabileceği öngörüleriyle ilgi olarak ise Kıbrıs Türk tarafının her fırsatı umuda dönüştürme görevi olduğunu kaydederek şöyle konuştu:
“Bakıldığında gelişmeler pek umutlu görünmese de federal yapının bir bütün olarak dünyada yer alması gerektiğine inanan bir partinin başkanı olarak partimle birlikte bunu fırsata dönüştürmek için ne yapmak gerekiyorsa yapmalı ve zamanı lehte kullanmaya çalışmalıyım. Bugün liderlerin pozisyona bakıldığında, pek şans yok gibi, ama bizim toplumumuz bir baskı unsuru; iç ve dışta dinamik yaratırsa bu bizim lehimize bir gelişme olur”.
ELEKTRİK KRİZİNDE SENDİKA SORUMLU SENDİKACILIK ÖRNEĞİ GÖSTERDİ
Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik Greentree zirvesiyle ilgili değerlendirmelerin ardından geçtiğimiz haftanın en sıcak konusu olan elektrikteki kriz konusu ele alındı.
Hükümetin 6 günlük bir beklemeden sonra sendikayla anlaşarak kurumun özerkleştirilmesi konusunda karar üretmesini “nihayet doğru bir karar alabildi” diye yorumlayan Özkan Yorgancıoğlu, “ancak hükümetlerin sorun çıktığı anda, hatta gelişmeler ışığında çıkmadan önce çözme sorumlulukları vardır” dedi.
Sendikanın 3 ay önce özelleştirme yasa tarsısının meclise sevk edilmesi durumunda greve gidecekleri uyarısını yaptıklarını, bununa kalmayıp özerkleşme isteklerini hukukçularına hazırlattıkları yasa tasarısıyla da bildirdiklerini anımsatan Yorgancıoğlu, “sorumluluk, bu uyarıları dikkate almayıp tasarıyı meclise sevk ederek greve yol açan hükümetindir” diye konuştu.
CTP olarak Başbakan İrsen Küçük’e “grev devam ettiği sürece görüşmem” yaklaşımlarının yanlış olduğunu ifade ederek görüşme yönünde teşvik ettiklerini de ifade eden Yorgancıoğlu, sonuçtan tüm kesimlerin memnun olduğunu kaydederken, Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Halil İbrahim Akça’nın bu konudaki yorumlarına atıfta bulunarak, “Böyle bir sonuç varken birilerinin pişmiş aşa su katması hiç de iyi olmadı” dedi.
BÜYÜKELÇİ TOPLUMUN GÜNDEMİNE BOMBA ATTI
CTP-BG Genel başkanı, henüz uygulanmayan bir kararın sonuçlarının ne olacağını ifade etmenin doğru olmaması yanında işin bir de diplomatik yanı olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:
“Şimdi ben eminim ki Sayın Akça, Türkiye’de görev yapan herhangi bir büyükelçinin Sayın Erdoğan ya da hükümetinin aldığı karara “bu ülke sorununu çözmez” demesi halinde siyasi iradesine müdahale edildiği, iç işlerine karışıldığı için tepki gösterir. Hal böyleyken bizde niye bu konuda müdahil olunmuyor ve niye Sayın Büyükelçi hükümetin ortaya koyduğu ve toplumu da rahatlatan bir karşı olduğunu iddia eder? Bu bir iradedir ve her elçinin buna saygılı olması, iç işlerine karışmaması gerekir.  Türkiye’deki ABD Büyükelçi’si uluslar arası insan hakları bağlamında –içişlerine karışma anlamında değil- gazetecilerin hapiste olmasının yarattığı rahatsızlığı dile getirdi, Türkiye’de kamuoyu kalktı oturdu. Burada ise sendika hükümetle oturdu anlaştı, toplumda rahatlama oldu herkes memnun, ama Sayın elçi adeta bu memnuniyeti bozmak için toplumun gündemine bomba attı.  Ben bu konuda UBP’yi de suçlu buluyorum. Bir defa olsun çıkıp “durun artık” desin. Bu UBP’nin pısırıklığıdır.
Tel-Sen’in yasaklanmasının ardından grevi kaldırılmasıyla ilgili soruları da yanıtlayan CTP-BG Genel Başkanı, El-Sen ve Tel-Sen’in aynı federasyona bağlı iki sendika olduklarını hatırlatarak birbirlerini destekleme adına yola çıktıklarını söyledikten sonra şu açıklamada bulundu:
Ancak Tel-Sen açısından farklı bir durum da vardı. Geçtiğimiz günlerde Meclis’ten Elektronik Haberleşme Yasası geçti. Bu yasa 2 yıl süreyle Telekomünikasyon Dairesi’nin yapılacak yatırımlarla rekabet edebilirliğini artırmayı ve 2 yıl sonra da rekabete açmayı öngörüyor. Ama özelleştirme yasasında tanım olmadığından, kim istisna yazılmadığından ve en önemlisi, UBP hükümetine güven duyulmadığından, o dairenin de risk içinde olduğu intibaı oluştu.
Ama El-Sen ve Tel-Sen iyi bir dayanışma örneği gösterdi. Zaten Tel-Sen grevi kaldırdığında sorun zaten kamuoyuna mal olmuştu”.
Son olarak 2012’de erken seçim beklenip beklenmediği sorusunu yanıtlayan CTP-BG Genel Başkanı, 2012’de mutlaka bir erken seçim olması gerektiğini vurguladı ve “seçim olursa UBP tepetakla gider ama seçimden de imtina edemezler çünkü toplum onları zorlayacak. CTP hazırdır”   dedi.

CTP Basın Bürosu