Kıbrıs’tan göçün birincil gündem olduğu, eğitimde geri dönülemez sorunların yaşandığı, işsizliğin son dönemlerde gençlerin en büyük dertlerinden biri olduğu, asgari ücretli ailelerin evlerine süt götüremez durumda olduğu, çalışma hayatındaki güvensiz ortam sayesinde bedelin; hayatlarla ödendiği, vergilerin tehdit unsuru olarak kullanıldığı, 1300’e yakın kepengin kapandığı ve üretim çarklarının durduğu, ekmeğin şakaklara silah olarak dayandığı, uyuşturucu, trafik gibi birçok sorunumuzun olduğu ve gençlerin, kadınların, emeklilerin, öğretmenlerin, memurların, işçilerin, sanayicinin ve aslında tüm toplum kesimlerinin canının yandığı son dönemde, UBP’nin devlet eliyle ekranları turuncuya boyamasına ve toplumumuzu uyutur derecede gündem kaydırmasına tahammülümüz kalmadı.

Tüm halkımızın vicdan ve ahlak barajının çok altında kalan UBP hükümeti, yaşamakta olduğu kurultay sürecinde de, halkın asıl sahibi olduğu makamları, kendi kirli çıkarları için vahşice kullanmaya, UBP Kurultayını halka servis edip diğer taraftan halk düşmanlığı yapmaya devam ediyor.

Bakanlıkları, müdürlükleri, temsilcilikleri kurultay adaylarına verilen desteğe göre yerlerinden oynatan, kurultay döneminde partizanlığın sınırlarını bile aşan bu kanlı anlayış, geleceği planlamak gibi bir düşüncesinin olmadığını, bizleri; yani Kıbrıs Türk Toplumunu umursamadığını tekrardan gözler önüne seriyor. UBP’de kimin kazanacağı artık toplumumuzu ilgilendirmiyor. UBP’de kim kazansa bu topluma faydası olamayacağını çoktan anladık. Toplumuna; Pinokyo’yu ve üç maymunu aynı anda ve her şeye rağmen oynayabilen, Devletin en üst makamlarını trajikomik bir şekilde tartıştırabilen bu anlayışın artık toplum vicdanında yeri kalmadı.

Biz, gençler olarak toplumsal barışa ihtiyacımız olduğunu vurgularken, toplumsal barışı, uzlaşıyı, mutabakatı, yeni siyasetleri, yeni bir dille oluşturmaya ve bunu eskiye alternatif yapmaya çalışırken, BRT ekranlarından UBP’nin tamtamlarını, savaş çığırtkanlıklarını ve kelle avcılıklarını izlemek istemiyoruz. BRT, bu halkın mücadele tarihinde çok önemli bir yere sahip olan kurumumuzdur. BRT, UBP’nin televizyonu değildir.

Farklılıklarımızı zenginlik sayarak, toplumun hangi kesiminden, köken ve kültüründen geldiğine bakmaksızın ve daima, her anlamda “ötekileştirme kültürüne” ve önyargılara karşı durarak, hak ve özgürlükler için direnerek mücadele ettik, etmeye de devam edeceğiz. UBP Hükümetinin, BRT üzerinden yaptığı ötekileştirme ve halkımızı tek gündeme odaklama ve mahkum etme politikasına karşı duracağız. Devletin kurumlarını kendi mallarıymış gibi hoyratça kullanmalarına izin vermeyeceğiz. Bizler toplumun sesi, CTP Gençlik Örgütü olarak, UBP’ye tahammülümüzün kalmadığını ve bu yönetimden utandığımızı bir kez daha buradan haykırıyoruz!

Ürün SOLYALI   

CTP Gençlik Örgütü Başkanı      

23.09.2012