Hükümetin sorumsuzluğu, iş bilmezliği ve halk düşmanı tavırları nedeni ile halkımızın tüm kesimlerinin giderek artan oranda ekonomik bir yıkımın içine sürüklendikleri artık sektör temsilcileri tarafından yüksek sesle dillendirilmektedir.

Ulusal Birlik Partisi Hükümeti, bu çöküşü görmezden gelmenin yanı sıra, çöküşün hızlanması için olağanüstü gayret sarf etmektedir.

Güzelyurtlu narenciye üreticileri henüz geçen yılın ürün bedellerini almadığı gibi, Güzelyurt esnafı da siftah yapamadığı için kepenk kapatma konusunda adeta yarışa girmiştir. İskele – Karpaz bölgesinin de en az bu bölge kadar zorda olduğunu dikkate alırsak, halkımızın gerçek durumunun ne olduğu çok daha net olarak ortaya çıkmaktadır.

Durmadan artan fiyatlar ve maliyetler karşısında son üç yıldır ücretlerin reel anlamda değer kaybetmesinin halkımızın satın alma gücünü yok ettiği ve piyasayı da olumsuz etkilediği inkar edilemez bir gerçektir.

Bütün bu gerçekler ortadayken, hükümet sözde düşük faizli esnaf kredisi dağıtacağının reklamını yapmakta fakat batmasına neden olduğu ve yatırımlarını yapamaz hale gelen esnaftan kredi talep edebilmesi için vergi ve sosyal sigorta borcu olmadığına dair belge istemektedir. Bu koşul ihtiyaçlı olan esnafın kredi alamaması ile eş anlamlıdır.

Lefkoşa Türk Belediyesi’nde yaşananlar ise varlığı ile yokluğu belli olmayan UBP Hükümeti’nin yüz karasıdır. Lefkoşa Türk Belediyesi çalışanlarını defalarca aldatan, sorunlarını çözmeyen, aç ve çaresiz bırakarak çileden çıkmalarına neden olan da hükümettir. Bu nedenle Başkent Lefkoşa’da yaşanan tüm olumsuzlukların tek sorumlusu yönetme yetisini yitirmiş UBP Hükümeti’dir.  

UBP hükümeti kendi beceriksizliği nedeniyle yarattığı KTHY felaketi ve sonuçlarından yeterince ders almamış olacak ki Lefkoşa Türk Belediyesi’ndeki uygulamaları ile ikinci bir KTHY felaketini halkımıza yaşatmaktadır. Evine ekmek götüremeyen, bakmakla yükümlü olduklarını hastaneye götüremeyen, borç taksitlerini ödeyemediği için hacizlerle boğuşan insanların yaşadığı travmanın sonuçlarının henüz temizlenemediğini hepimiz bilmekteyiz. Halkımızın benzer yeni bir travmayı LTB krizi nedeniyle kaldırması mümkün değildir.

Ülke sorunları ile ilgilenmek yerine, kimin parti başkanı olacağının derdine düşen Ulusal Birlik Partisi’nin artık halkımıza zarardan başka bir şey vermesi mümkün değildir. Halkımız, çözüm bekleyen yığınla sorunu varken, bunlarla ilgilenmesi gerektiği halde UBP Kurultayı ile yatıp kalkan sorumsuzların gündemiyle meşgul edilmek istememektedir. Sorumsuz, beceriksiz, partizan ve halk düşmanı hükümetin kendi bireysel çıkarları uğruna halkımızın önünü tıkamaya, gelişimini engellemeye hakkı yoktur.

Bizler CTP-BG olarak, halkımızın ekonomik ve demokratik gelişimini engelleyen, partizanlığı hoyratça sürdüren halk düşmanı tavırlara karşı kavgamızı sürdürecek ve halkımızı UBP’nin baskılarından kurtaracağız.

 

Özkan Yorgancıoğlu

CTP-BG Genel Başkanı

21.11.2012