“Demokrasinin Sesi” paneli düzenlendi

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Gençlik Örgütü Lefkoşa İlçesi, geçtiğimiz akşam Kızılbaş Kilisesi adıyla bilinen Gençlik Merkezi’nde “Demokrasinin Sesi” adlı ırkçılığı konu alan panel düzenledi. Panelde, Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Avukat Aslı Murat, Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Eski Müdürü Sedat Kılıç ve Akademisyen Ali Dayıoğlu
Konuşma yaptı. Özellikle son dönemde dünya genelinde artış gösteren ırkçılığın boyutunun ele alındığı panelde, katılımcılar konuşmacılara sorular sorarak bilgi sahibi oldu. Gençlik Örgütü Lefkoşa İlçe Başkanı Ali Çakmak’ın da konuşma yaptığı etkinliğe çok sayıda genç katıldı.

ÇAKMAK: HÜKÜMET İNSANLARI AÇLIK VE FAKİRLİĞE İTİYOR
Gençlik Örgütü Lefkoşa İlçe Başkanı Ali Çakmak, dünyada ve ülkemizde ırkçılığın ne yazık ki son derece arttığını söyledi ve pandemi süreci ile birlikte daha çok sevmeyi ve paylaşmayı arayan bir toplum olduğumuzu vurguladı. Çakmak konuşmasında, UBP-HP hükümetini de eleştirerek, hükümetin insanları açlığa ve fakirliğe ittiğini söyledi.

MURAT: IRKÇILIĞA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE EDİLMELİ
Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Avukat Aslı Murat, Amerika devletinin uzun yıllardır, yaşattığı ırkçı politikaların George Floyd’un polis tarafından öldürülmesine kadar uzandığını söyledi. Amerika’da her gün siyahların bu tip muamelelere maruz kaldığını, belli gettolara sıkıştıklarını ve çoğu kişinin de polisler tarafından öldürüldüğünün öğrenildiğini kaydeden Murat, bunun biraz da Amerika devletinin ırkçı yapısını yeniden ortaya çıkaran bir mesele olduğunu ifade etti. Şu anda dünyanın tamamına egemen olan neoliberal sistemin yarattığı ekonomik ve sosyal yapının aslında Nazi toplama kamplarını aratmayacak şekilde insanların ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına maruz kaldığını ortaya koyduğunu belirten Murat, ırkçılıkla birlikte mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.

KILIÇ: İNANILMAZ BİR HASSASİYET GÖSTERİLDİ
Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Eski Müdürü Sedat Kılıç, pandemi sürecinde Suriyeli göçmenlerin feribotlarının battığını ve bu insanların İskele’de bir spor salonuna yerleştirildiğini anımsattı. Kritik bir dönemden geçilmesine rağmen halkın her kesiminden insanların inanılmaz bir hassasiyet göstererek göçmenlere ihtiyaç duydukları malzemeleri taşıdığını ifade eden Kılıç, “Hiç kimse o insanların nereli olduğuna bakmadan, o insanlara yardım eli uzattı. Sonrasında bir iş insanımız otelini bu insanlara açtı. Ve bu insanlar Mağusa Limanı’ndan apar topar bir gemiye yüklenip, adadan gönderildi. Hiçbirimiz de limana gidip ‘Ne yapıyorsunuz?’ diye sormadık” dedi.

DAYIOĞLU: AZINLIKLARIN NE HİSSETTİKLERİNİ ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL
Akademisyen Ali Dayıoğlu da konuşmasında, Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan azınlıklardan bahsetti. Bunların en başında 1974’ten sonra da adanın kuzeyinde yaşayamaya devam eden Kıbrıslı Rumlar olduğunu belirten Dayıoğlu, bu rakamın 350 civarında olduğunu söyledi. Azınlık toplulukların ne yaşadıklarını ve neler hissettiklerini anlamanın mümkün olmadığını kaydeden Dayıoğlu, “Sizi rahatsız etmeyen bir söz, bir ifade, bir davranış biçimi o azınlık pozisyonunda bulunan kişiyi, ciddi şekilde rahatsız eder ve o azınlık kimliğini daha fazla törpüler” dedi.