Bugün başkent Lefkoşa’da yaşananlar, ülkemizdeki gerçeğin ta kendisidir. UBP hükümetinin yarattığı yıkım Lefkoşa’da ayan beyan ortadayken, halkımızın yaşadığı gerçeklik bundan farklı değildir.

Kıbrıs Türk Halkı’nın yarattığı bütün değerler UBP tarafından Lefkoşa Türk Belediyesi gibi teker teker yok edilmektedir. Lefkoşa’nın bugünkü hali, aslında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin aynadaki yansımasıdır. Lefkoşa Türk Belediyesi de, hükümet de bugün UBP tarafından işgal edilmekte ve her ikisi de onların sahip oldukları anlayışla halkımızı hiçe sayarak zarar verecek biçimde kullanılmaktadır.

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin içinde bulunduğu durum aniden meydana gelen bir doğal afetin sonucu değildir. Yasa tanımaz, iş bilmez ve demokrasiden nasibini almamış bir Belediye Başkanı’nın kendine destek olan partilerle birlikte yarattığı kaos, bugün sadece Lefkoşa’yı değil bütün ülkeyi tehdit eder durumdadır. Cemal Bulutoğluları, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin kendinin ya da UBP’nin çiftliği olduğunu sanarak iş yapmaya çalışmıştır. Buna hem görevde olduğu ilk dönemde, hem de halen kendine destek veren partiler sonuna kadar çanak tutmuştur. Cemal Bulutoğluları’nı bugün istifadan alıkoyan Derviş Eroğlu da, İrsen Küçük hükümetleri de Cemal Bulutoğluları’na koşulsuz kol kanat germiştir. Bulutoğluları’nın seçildiği ilk gece “Belediyeden AB bayrağı indirilmiş, yerine Türk Bayrağı çekilmiştir” diyenler de, ikinci kez seçime girerken ona destek olanlar da bugün yaşananlardan sorumludur.

Bizler, CTP-BG olarak, 2006 yılından beridir Lefkoşa Türk Belediyesi’nin iş bilmezlikle, yasa tanımazlıkla ve ekonomik akıldan yoksun tavırlarla adım adım iflasa sürüklendiğini söylemekteyiz. Bunları belediye meclisindeki temsilcilerimizle her toplantıda ve kimi zaman da Cemal Bulutoğluları’nın yol açtığı polemikler nedeniyle doğrudan kamuoyu önünde söyledik. Sayısız basın açıklamasıyla halkımıza bugün yaşanan felaketi yıllardır haber verdik. Hükümeti, ve devletin ilgili bütün birimlerini Lefkoşa Türk Belediyesi’nin karanlık güçlere teslim edildiği ve hızla iflasa sürüklendiği konusunda sayısız kez uyardık. Bütün uyarılarımıza kulak tıkayanlar, bugün yaşanan rezalet karşısında sadece elleri bağlı vaziyette seyirci kalmakta ve hiçbir sonuç doğurmayacak kararlarla gün geçirmeye çalışmaktadır.

Hükümet, Lefkoşa Türk Belediyesi bağlamında yaşananlarla hem yönetme erkini, hem de Kıbrıs Türk Halkının kendisine emanet ettiği iradeye sahip çıkamayacağını açıkça kanıtlamıştır. Anayasa ve yasalar çaresizlikleri nedeniyle açık açık çiğnenmiş, çalışanların hakları yok sayılmış ve son olarak da Lefkoşa Türk Belediyesi’ndeki sorunun aşılması için Türkiye’ye sığınılmıştır. Böylesi bir hükümetin kendi partisine mensup kişilerin yönettiği bir belediyedeki soruna dahi müdahale edemezken, ülkenin diğer sorunlarına çözüm bulmasını beklemek ölü gözünden yaş beklemekle eş anlamlıdır. Açıkça bir kez daha belirtmekte yarar vardır: UBP hükümette olduğu gibi, Lefkoşa Türk Belediyesi’nde de tek başına iktidardır. 22 belediye meclis üyesinin 12’si UBP’lidir. Bu sayı Lefkoşa Türk Belediyesi’nde toplantı ve karar alma için yeter sayıdır.

UBP ve halkımız şunu çok iyi bilmelidir ki, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin bugünkü durumuna düşmesinde bizim herhangi bir sorumluluğumuz yoktur. UBP Lefkoşa Türk Belediyesi’ni batırırken bizim hiçbir uyarımızı dikkate almadığı gibi, bugün bu kurumu kurtaracağını iddia ettikleri herhangi bir formülü yürürlüğe koymak için de bizim desteğimize muhtaç değildir. Belediye Meclisi’ne bugün yaşananlarla ilgili sorumluluk yüklemeye çalışmak tam bir softa şaşırtmasıdır. Çükü bugünkü utanç UBP’ye, UBP’li meclis üyelerine ve UBP’li Cemal Bulutoğluları’na aittir.

Sayıştay’ın hazırladığı rapor suçları ve suçluları açıkça gözler önüne sermektedir. Polis Genel Müdürlüğü bu rapora bağlı olarak bir soruşturma başlattı ve bizzat Genel Müdür Ahmet Zaim soruşturma kapsamında Sayıştay’ın elde ettiği bulguların ötesinde bulgulara ulaştıklarını kendine yaptığımız ziyarette bizlere açıkladı. Hal böyleyken, yargı sürecinde hangi aşamada olunduğu bugün hala bir bilinmezdir. Başsavcılığın Lefkoşa Türk Belediyesi hakkında ne yaptığı, eğer bir şey yapmışsa yargı sürecinde nerede olunduğu kamuoyundan ısrarla gizlenmektedir. Bu da bize Sayıştay raporunda suçlu olarak gösterilenlerin hala bütün yetkilerine sahip vaziyette yeni suçlar işleme hakkını elinde bulundurduğunu net olarak göstermektedir. UBP bu suçların faillerini partiden ihraç edecek cesarete de sahip değildir. İşte sırf bu bile işlenen suçlara UBP’nin top yekun ortak olduğunun kanıtıdır.

Böylesi bir ortam devam ettiği sürece, Lefkoşa Türk Belediyesi Meclisi’nin her toplantısı yeni bir suç mahalli olacaktır. Bizim suçlarla bir ilgimiz yoktur ve suçlularla aynı ortamda bulunma niyetimiz de yoktur. Çözüm bellidir. Çare seçimdir. UBP’li suçlular derhal istifa etmeli ve seçimin önü açılmalıdır. Biz parti olarak buna destek olacağımızı sayısız kez açıkladık. UBP’li suçluların istifa etmesiyle erken seçimin önünü açmak için belediye meclisinden derhal çekileceğimizin bir kez daha altını çizerim.

İşte bu süreci ilerletmek ve Lefkoşa’nın sahipsiz olmadığını göstermek için Pazartesi’den itibaren yeni bir eylem süreci başlatıyoruz. Sadece belediye başkanının ve UBP’li meclis üyelerinin istifasını talep etmekle yetinmeyeceğiz. Hükümetten de yaşananların sorumluluğunu üstlenmesini isteyeceğiz. Sayıştay’ın yayınladığı ön raporu tamamlamasını, başsavcılık ve polisin sorumluluklarını yerine getirmesini ve adaletin tecelli etmesi için yargıyı göreve çağıracağız. İlk olarak kararlılığımızın anlaşılması için Pazartesi saat 12.00’da halkımızla Lefkoşa Türk Belediyesi önünde buluşacağız. Düzenleyeceğimiz mitingle son kez UBP’yi ve Cemal Bulutoğluları’nı istifaya çağıracağız. Bunu tüm halkımızla birlikte yapma arzusundayız. Lefkoşa’yı seven geleceğini yaşadığı ülkede görmek isteyen ve en önemlisi bugün yaşadıklarını hak etmediğini düşünen herkesi bu mitinge davet ediyoruz.

 

Merkez Yönetim Kurulu

CTP-BG