Bugün Hayvan Üreticiler Birliği’ne bağlı üreticilerin yanında diğer üreticilerin de sabrının taştığı gün oldu.

2009 yılında genel seçimler için hükümet erkini çeşitli entrikalar ile eline geçiren UBP, hazırladığı manifestoda hayvancılık alanında yapılacaklarını şöyle açıklamıştı:
– 2003 yılında projelendirip uygulamaya konan soğuk zincir projesinde görülen aksaklıklar giderilerek, 2011 yılında çalışmalar tamamlanacaktır. Et, süt ve mamulleri üretimi ve pazarlanmasını AB standartlarına getirmek için gerekli düzenlemeler yapılarak çiftlikten sofraya gıda güvenliği sistemi kurulacaktır.
– Hayvancılıkta verimliliği artırıcı ıslah çalışmalarına etkin bir şekilde devam edilecektir. Sunu tohumlama hizmetleri yaygınlaştırılarak, devlet denetiminde özelleştirme çalışmaları ve embriyo nakli uygulamaları hayata geçirilecektir.
– Organize hayvancılık bölgelerindeki sakıncalar nedeniyle bu uygulamadan vazgeçilerek yerine kırsal kalkınma programları doğrultusunda entegre çiftlik modelleri uygulanacaktır.
– Hayvancılıkta maliyetlerin düşürülmesi amacıyla yem bitkileri üretimi teşvik edilecektir.
– Projeler hazırlanarak küçükbaş hayvanlarda görülen hastalıklar eradike edilecektir. Hastalıklara dayanıklı damızlıklar seçilerek ıslahına yönelik çalışmalar yapılacaktır. Ülke genelindeki tüm kesimhaneler denetim altına alınacaktır.
– Hayvan hareketlerinin kontrolü, işletmelerin denetimi ve koruyucu hekimlik hizmetlerinin etkin bir şekilde yaygınlaştırılması sağlanacaktır.
Hayvancılık sektörünün bugününü değerlendirdiğimizde bunların hiçbirinin yapılmadığını gözlediğimiz gibi 2003 yılında başlattığımız soğuk zincir projesi de hala daha tamamlanmamış, sütlerin bir kısmı 40 derece sıcak altında taşınmakta ve bu sütlerden üretilen ürünlerin dünya pazarlarında pay bulup satılması beklenmektedir.
Verimliliği artırmak için programlanan süt verimliliği, yüksek hayvan ırkları elde edilmesi programlarımız kopya edilmesine rağmen bugün her konuda olduğu gibi hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir. Hatta var olan hayvan kayıt sistemi çökmüş, çöktürülmüş hala da yenisi kurulamamıştır.
Organize hayvancılık bölgeleri uygulamasından vazgeçilerek çağdaş üretim alanlarının yaratılmasından söz edilmiş ama Meclis’ten revize edilmiş Organize Hayvancılık Yasası geçirilmeye çalışılmaktadır.
Hayvancılığın en temel girdileri olan yem ve yem katkı maddelerinin fiyatları Maliye Bakanı’nın deyimi ile ‘uçmuş’, süt bedelleri bu uçan fiyatlara göre düzenlenmemiş, süt bedelleri ödemeleri Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Süt Kurumu tarafından üreticilere gününde ödenmeyip bu durum bir alışkanlık haline getirilmiştir.
UBP Hükümeti verdiği sözlere sahip çıkmadığı gibi hükümetimiz döneminde ödenmesine bir gün bile geç kalınmayan süt paralarının ödenmesini dört beş liste geciktirerek hayvan ve süt üreticilerinin borç batağına saplanmasına bile bile neden olmuştur. Bu oluşan yapıda küçük aile işletmeleri ellerindeki hayvanları satmak zorunda kalmışlar, büyük işletmeler ise çiftliklerinin girdilerini temin etmek için popülasyon azaltması yoluna gitmişlerdir ve ne acıdır ki kaçak etlerin piyasalarımızda pazarlanabilmesi ve hükümetin bu konuda hiçbir adım atmaması hayvan satışlarında büyük tıkanıklıklara neden olmuştur.
Hayvancılar Birliği 3 yıldan beri Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile görüşmelerini sürdürmektedir. Görüşmelerden sonuç alınamayınca da eylemler yapmaktadırlar. Şubat ve Eylül 2011 aylarında yapılan eylemler sonunda imzalanan protokoller de uygulamaya konmadığından sıkıntılar devam ederek bugünlere gelinmiştir.
Eş, dost ve yakınlarını istihdama, yeme içme ve şatafata, milletvekilliği transferi için danışmanlık hizmetlerine, düğün törenleri için çelenk, çiçeklere ve makam arabalarına para bulan bu hükümet değil midir?
Bu sıkıntılar ülkenin diğer sektörlerinde de görülmektedir. Tüm üretim sektörlerinin durumu aynıdır. Böyle bir konumda ise hükümet basın toplantısı düzenleyerek UBP’nin halkın yanında politika yapmaya devam edeceğini söyleyerek halkımıza alay etmektedir. Gerçekler ise bugünkü eylem ile UBP’nin yüzünde patlamıştır. Hükümetin ödeme yapacağını açıklaması bile eylemi engelleyememiştir. Ülke tarihimiz böylesine eylem görmedi. Üreticilerimizi saatlerce kapı önünde bekleten bu hükümet halkımızın hükümeti olamaz.
Gelinen noktada bu hükümetin hiçbir sözüne güvenilmeyeceği ortada olduğundan özelde üreticinin, esnafın, sanayicinin, işadamının, işçinin genelde de ülkenin önünün açılması için hemen istifa edip erken seçime gidilmesi kaçınılmazdır.
 
Özkan Yorgancıoğlu
CTP BG Genel Başkanı
13.08.2012