Eğitimde geçtiğimiz yılı değerlendiren öğretmen ve sendikacılar, UBP Hükümeti’nin her alanda olduğu gibi eğitimde de büyük erozyonlar yarattığını tespit etti.

Türkiye’den kopya edilen müfredatın yanı sıra değiştirilen tarih kitapları ve son zamanlarda dayatılan dini eğitimin Kıbrıs Türklerine zarar verdiği belirtildi. Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG), Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Konferans Salonu’nda eğitim sendikaları ve eğitimcilerin katılımıyla bugün “Eğitimde Hasar Tespiti” konulu panel düzenledi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren CTP-BG Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Erkut Şahali parti olarak geçmiş yılın eğitim değerlendirmesini emekçi sendikalar ile gerçekleştirmek amacıyla paneli düzenlediklerini ifade etti. Panelde KTOEÖS Genel Başkanı Tahir Gökçebel, KTÖS Genel Sekreteri Şenel Ercil, CTP Milletvekili ve Eğitim Komitesi Başkanı Mehmet Çağlar ve Dr. Hasan Alicik sunumlarını gerçekleştirirken panelin moderatörlüğünü Salih Sarpten üstlendi.

 

EĞİTİM, İHTİYAÇ VE ANALİZLERE DAYANMIYOR

Panelde ilk konuşmayı yapan Dr. Hasan Alicik, böylesi bir dönemde eğitimi tartışmanın büyük bir önem arz ettiğini vurgulayarak 2009-2012 arasında eğitimde yaşanan eğilimlerin, nicel ve niteliksel olarak iki başlıkta toplanabileceğini belirtti. Eğitim yönetimi anlayışları açısından toplumsal ve eğitimsel ihtiyaç ve analizlere dayanmayan Türkiye için hazırlanmış projelerin yöneticiler tarafından ülkemizde uygulamaya konulduğunu ifade eden Alicik, bunun eğitim sistemi üzerinde çok olumsuz etkileri olduğunu söyledi.

 

DİNSEL EĞİTİM EĞİLİMİ!

‘Kıbrıs Tarihi’ ders kitaplarının değiştirilerek yerine getirilen kitaplarda sosyal ve kültürel tarih konusunun çıkarıldığı tespitini yapan Alicik, bu konuların yerine camiler ve tarihçelerinin konulduğunu vurguladı. Düz anlatıma ve ezbere dayalı öğrenim yöntemlerine eğilimin arttığını gözlemlediğini söyleyen Alicik, Kıbrıs Türk Toplumu için dinsel eğitim eğilimi yaşanmakta olduğunu savundu.

 

UBP EĞİTİME AYRILAN BÜTÇEYİ KISTI

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil geçmiş dönemlerde de eğitim alanında yakın çalışma yaptıkları CTP-BG’ye böylesi bir panel düzenlediği için teşekkür etti. Eğitim sisteminin yapılanmasının önemine dikkat çeken Elcil, ülkemizde bugün Türkiye ile paralel yürüyen bir sistemin varlığına vurgu yaparak “İcazete dayalı bir sistem mevcuttur” dedi. UBP’nin mevcut eğitim sistemini devam ettirme eğiliminde olduğunu belirten Elcil, UBP’nin bunu görev addeden bir siyasi parti olduğunu ifade etti. Eğitime ayrılan bütçede azalmanın bariz olarak görüldüğünü söyleyen Elcil, eğitim için ayrılan miktarın % 75’nin özel okullara gittiğini savundu. Böylesi bir bütçe ile eğitimin sürdürülmesinin mümkün olmadığının altını çizen Elcil, müfredatın yerelliğinin eğitim sistemi için büyük bir önem arz ettiğini sözlerine ekledi. Eğitimde edilgen birey yetiştiren “evet efendimci” bir anlayışın hüküm sürdüğüne dikkat çeken Elcil, Eğitim Bakanlığı’nın siyasi bir parti organı olarak çalıştığını ifade etti.

 

KAMUSAL EĞİTİM BİTİRİLMEK İSTENİYOR

KTOEÖS Genel Başkanı Tahir Gökçebel ise konuşmasına önemli bir dönemde böylesi bir paneli düzenleyen CTP-BG’ye teşekkür ederek başladı. Eğitimin günümüzde çok önemli bir araç olduğunu ifade eden Gökçebel, eğitimin tüm aşamalarında demokratik ve açık olunması gerektiğini vurguladı. Dünyada Neo-Libaralist eğitim sistemine göre çok büyük değişim eğilimlerinin yaşandığına dikkat çeken Gökçebel ülkemizde kamusal eğitimin bitirilmek istendiğini söyledi. Devlet okullarında Türkiye kökenli öğrencilerin okulların %65’ini oluşturduğunu ifade eden Gökçebel, ülkemizde bulunan özel okulların % 86’sını KKTC’li öğrencilerin oluşturduğunu vurguladı. Hükümetin Neo-Liberalist eğitim anlayışı çerçevesinde mevcut sorunları gidermekten aciz iken “Tam Gün Eğitim” yalanıyla ortaya çıkıp zihinleri işgal ettiğini savundu.

 

REFORM DEĞİL DEVRİM ŞART!

Panelde son olarak konuşan Mehmet Çağlar ise eğitimde yaşanan hasarların bulunmasının kolay olduğunu söyleyerek esas meselenin gelebilecek hasarları öngörerek önlem alınması olduğunu belirtti. Eğitimde bugün reformun yeterli bir çözüm yolu olmadığına dikkat çeken Çağlar, ihtiyacımız olan şeyin eğitimde devrim olduğunu sözlerine ekledi. Çağlar, eğitim sisteminin insan yetiştirme sistemi olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak ülkemiz ve toplumsal ihtiyaçlarımıza dönük insan yetiştirilmesinin önemine dikkat çekti. Çağlar konuşmasının sonunda, “Toplumun her ferdinin kendini özgür ve özgün bir birey gibi hissetmesini teşvik edecek yeni bir kimlik ve bütün ahlâki yargıları toplumsal tatmin çerçevesinde değerlendiren yeni bakış açısı sahibi, bize has ve ihtiyaçlarımıza uygun yeni bir eğitim sistemi şart” diyerek sözlerini tamamladı.