CTP-BG’den Eroğlu’nun “sokaktaki adam” sözlerine tepki:

 CTP-BG’den Eroğlu’nun “sokaktaki adam” sözlerine tepki:

 
 
 
“Toplumun değer yargılarını hiçe saydı”
 
 
 
Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG) Merkez Yönetim Kurulu (MYK), geçtiğimiz gün Halkın Sesi gazetesinde yayınlanan söyleşisinde, “CTP, sokaktaki adamı müdür, müsteşar yaptı”  sözlerine tepki göstererek, bu tavrın halkın değer yargıları yanında etik kuralları da hiçe saymak anlamına geldiğini vurguladı.
 
Böylesi bir tavır içerisinde olan bir başbakanın topluma ne kadar yararlı olacağını yine toplumun takdir edeceğine işaret eden CTP-BG MYK, konuyla ilgili açıklamasında şunları belirtti:
 
“Sayın Başbakan Derviş Eroğlu’nun geçen gün Halkın Sesi Gazetesi’nde yayınlanmış olan röportajında CTP-BG Hükümeti döneminde görev yapan tüm müdür ve müsteşar arkadaşlara yönelik,  “CTP, sokaktaki adamı müdür müsteşar yaptı’’ ifadesi, asla kabul edilemez.
 
Kıbrıs’ta ‘sokak adamı’ tanımlaması, genel anlamda ‘bir işe yaramayan, ipsiz sapsız, hayırsız’ kişileri anlatırken kullanılan bir tanımlamadır.
 
Herkesin bildiği gibi CTP-BG Hükümeti döneminde görev alan üst düzey yöneticilerin hiçbiri bu kategoride yer alacak insanlar değildirler.
 
Hepsi de yıllarca kamuda ve topluma hizmette emek harcamış, kamu tecrübesi ve yönetici vasıflarına sahip, eğitimli insanlardır.
 
Hükümetin başı Derviş Eroğlu’nun çekinmeden kullandığı ‘sokak adamı’ ifadesinin eğer bizlerin bilmediği, başka bir anlamı, anlatımı varsa, bunu halka açıklamakla yükümlüdür. Sayın Eroğlu her ne kadar aynı gazetenin bugünkü sayısında (16 Aralık Çarşamba) “ben öyle demek istemedim” demiş olsa bile, anlatılmak istenen, hataya yer vermeyecek şekilde anlaşılmıştır.
 
Ne demek istemiştir? Kendisinin şu anda atamış olduğu müdür ve müsteşarların hepsi de en üst baremden mi bu mevkilere gelmişlerdir?
 
Hükümetin başı olan Sayın Eroğlu’nun, her ne koşulda olursa olsun Kıbrıslı Türkler içerisinde birer değer olan bu insanlar için bu ifadeleri kullanması kabul edilebilecek ya sindirilebilecek bir durum değildir.  Ayrıca UBP Hükümetinin, CTP-BG hükümeti döneminde atanmış olan bazı müdür ve müsteşarları hala görevden almamış olmasını açıklayacak ve kendi söylediklerini haklı  çıkarabilecek bir savunmayı da nasıl yapacağı  ayrı bir sorundur.
 
Bu müdür ve müsteşarların ailelerinin de olduğu ve bu küçük düşürücü ifadelerin aileleri de etkilediği unutulmamalıdır.
 
Toplumun değer yargılarını ve etik kurallarını hiçe sayan bir Başbakan’ın topluma ne kadar yararlı olacağının takdiri yine halkımızındır.
 
Bu ifadenin UBP liderliği etrafındaki yakın aile bireyleri tarafından da her fırsatta kullanılıyor olması dikkat çekicidir.
 
Bu, siyasi varlığını ülkenin ve halkın geleceğini ilgilendiren düşünce, fikir üretmeye yönelik olarak kullanmak yerine, bu konudaki eksikliği ve yetersizliğini karşıtlarına, farklı düşünce sahiplerine hakaret ederek, çamur atarak kapatma mantığının açık bir göstergesidir.
 
Yakın geçmişte CTP-BG’yi, barışı savunan tüm insanlar “hain” diye tanımlanıp, ötekileştirilip dışlandı diğerini ötekileştirme çerçevesinde dışlamaya çalışıldı; aynı mantık, Sayın Eroğlu’nun en yakın çalışma arkadaşları, yılların politikacısı Sayın Mehmet Bayram’ı silmeye kadar uzandı.
 
Bugün ise Eroğlu ve en yakınındaki insanlar kullandıkları “sokak adamı” gibi kabul edilemez ifadelerle aynı çabayı sürdürmektedirler.