Erhürman Lefkoşa’da: Federal devletin işlevselliğinin en önemli koşulu siyasi eşitliktir!

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, üyelere yönelik başlattığı bilgilendirme toplantılarına dün akşam Lefkoşa’da devam etti.

Lefkoşa İlçesi’nin organizatörlüğündeki toplantı, Gönyeli Belediyesi’nin konferans salonunda düzenlendi. Salonu dolduran üyeler Kıbrıs Sorunu ve ülkedeki iç gelişmeler hakkında bilgi alırken, Erhürman’a soru sorma ve görüşlerini paylaşma fırsatını da buldular. Yaklaşık 3 saat süren toplantıda CTP’nin yeni yol haritası da partililerle paylaşıldı. Genel Başkan Tufan Erhürman, konuşmasına Kıbrıs müzakerelerinde gelinen noktayı anlatarak başladı. Birleşik Federal Kıbrıs’ın 1963 yılında yaşanan olayları tekrar yaşamaması gerektiğini belirten Erhürman, yeni devletin işlevsel olabilmesi için yegane koşulun siyasi eşitlik olduğunu kaydetti.

“SİYASİ EŞİTLİK OLMAZSA DEVLET İŞLEYEMEZ”
Siyasal eşitliğin güvence altına alınmaması halinde kurulacak olan federasyonun beklenildiği gibi işleyemeyeceğine vurgu yapan Erhürman, bunu tüm muhataplarına söylediklerini ve söylemeye de devam edeceklerini ifade etti. Kıbrıslı Türkler olarak öngörülebilir bir hayat istediklerinin altını çizen Erhürman, bunun için Kıbrıs Sorununun en kısa zamanda çözülmesi gerektiğini kaydetti. Anlaşmanın siyasi eşitliği sağlama yanında hukuki kesinlik taşıyan bir anlaşma da olması gerektiğini dile getiren Erhürman, “Bu sadece Kıbrıslı Türklerin talebi olmamalıdır. Çünkü siyasi eşitliği sağlamayan ve hukuki kesinlik taşımayan bir anlaşma ileride işlevsel olmayan bir federal devletle ve türlü sorunlarla karşılaşmamıza yol açacak, bu yalnızca Kıbrıslı Türklere değil, Kıbrıslı Rumlara da kaybettirecektir” dedi.

“HARİTA ÜZERİNDEN KIYAMETİ KOPARDILAR”
Mülkiyet başlığında halen uzlaşı bekleyen 3-4 konu başlığı bulunduğuna dikkat çeken Erhürman, toprak konusunda sadece bir harita verildiğini ve çözüm karşıtı kesimlerin bu harita üzerinden kıyameti kopardığını belirtti. Cenevre Zirvesi’ne giderken “Burası son istasyon olmayacak” cümlesini kurduğunu anımsatan Erhürman, zirve dönüşünde çözüme daha umutlu baktığını üyelere aktardı. Cenevre’de üç seviye birden atlandığını vurgulayan Erhürman, “beşli konferansın toplanmış olması başlı başına son derece önemli bir adımdır” dedi.

“TABULAR GÖRÜŞÜLMEYE BAŞLANDI”
Garantörlük konusunun tabu olarak değerlendirildiğini aktaran Erhürman, Kıbrıslı Türklerin önemli bir çoğunluğunun Türkiye’nin garantörlüğünden yana olduğu, Kıbrıslı Rumların da önemli bir çoğunluğunun garantörlük istemediği yönünde anketler bulunduğuna dikkat çekti. Buna rağmen garantiler konusunun müzakereye açılmış olmasının çok büyük bir adım olduğuna değinen Erhürman, garantör devletlerin de onay vermesi halinde Mart ayı başında Kıbrıs konferansına kalındığı yerden devam edileceğini söyledi.

“ÇÖZÜMÜN ERTESİ GÜNÜ SİHİRLİ DEĞNEK DEĞMEYECEK”
Kıbrıs’ın kuzeyinde sağlıktan ekonomiye, eğitimden turizme kadar birçok alanda büyük problemler yaşandığını dile getiren Genel Başkan Tufan Erhürman, çözüm olsa bile çözümün ertesi günü Kıbrıs’ın kuzeyine sihirli bir değneğin değmeyeceğini ve aynı düzenin devam edeceğini, bundan dolayı da mevcut düzenin değiştirilmesi gerektiğini belirtti. Sorun çözülse de çözülmese de Kıbrıslı Türklerin bu toprakları daha yaşanır bir hale getirmek için var güçleriyle çalışmaları gerekeceğini vurgulayan Erhürman, bu noktada CTP’ye büyük görevler düştüğünü ve Partinin politikasını buna göre belirleyeceğini ifade etti.

“GİRNE ESNAFI TURİST GÖRMÜYOR”
Ülkede turizm konusunda yapılan araştırmalara bakıldığı zaman toplam yatak sayısının yüzde 70’inin Girne’de bulunduğunu aktaran Erhürman, buna rağmen Girne esnafının turist görmemekten yakındığını söyledi. Turizmden elde edilen gelirin adil bir biçimde paylaşılmadığına değinen Erhürman, “Beş yıldızlı otellerde konaklayan turistlerin otel dışına çıkmasını, dışarıda alış veriş yapmasını, bu ülkeyi ve ülke insanlarını gerçekten tanımasını sağlayacak projeler üzerinde çalışmak gerekir. Bu ülkenin gerçek anlamıyla birinci sınıf üniversiteler adası olması için, üniversitelerinin çokluğuyla değil kalitesiyle anılması için çalışmak gerekir. Bunları görmezden gelerek politika yapmak, politika yaparmış gibi yapmaktan başka bir şey değil” ifadelerini kullandı.

“HÜKÜMET HUKUK TANIMAMA KONUSUNDA REKORTMEN”
UBP-DP Azınlık Hükümetinin 8 aylık görev süresi boyunca her türlü hukuksuzluğu yaptığını belirten Erhürman şu şekilde konuştu: “Öyle bir hükümetle karşı karşıyayız ki 8 aylık görev süresinde hukuka aykırı işler yapma, yaptığı işlerin mahkemeden ara emriyle geri döndürülmesi, yaptığı hukuka aykırı işlemlere karşı biz dava açtık diye davayı kaybedeceğini anlayınca o işlemlerin geri çekilmesi ve bunlar yetmezmiş gibi, biz dava açtık diye bizi eleştirecek kadar hukuk devleti bilincinin dışına çıkılması konusunda rekortmen.”

“YAPTIKLARI TEK TASARRUF SENDİKAL HAKLARI KISITLAMAK”
Hükümetin sendikalara yönelik başlattığı saldırıları eleştiren Tufan Erhürman şöyle konuştu: “Ülkede tek bir şeyde tasarrufu gündeme getirdiler. Sendikaların profesyoneli olmaması için yasa önerisi verdiler ve üstüne gerekçe olarak ‘Bunu tasarruf yapmak için yapıyoruz’ yazdılar. Peki bu tasarrufu yapmaya çalışan hükümet ne yaptı? Yanlarına bir sürü insan alarak sanki Cenevre kuşatmasına gittiler. Oraya geldiler, kimi çalışma yemeğini, kimi resepsiyonu, kimi Cumhurbaşkanının bilgilendirme toplantılarını protesto etti. Protestodan başka bir şey yapmadılar”.

“HÜKÜMET 2017’NİN SONUNU GÖREMEYECEK”
“Bize gelen duyumlara göre bu hükümet 2017’nin sonunu biraz zor görecek. UBP-DP Azınlık Hükümeti, biz mali protokolü imzalamayı reddettik diye göreve geldi. Göreve gelir gelmez o protokolü imzaladılar. 8 ay içinde gerçekleştirilmesi gereken hedeflerle ilgili hemen hemen hiçbir şey yapmadılar. Bundan dolayı da Türkiye’nin buraya aktaracağı paranın aktarılmasında sorunlar yaşanıyor. Ülkeyi çok ciddi bir mali sıkıntıya taşıyorlar. Her şeye zam yapıyorlar. Bunu da dövize bağlıyorlar. Ama yaşanan sorunlara çözüm önerisi geliştirmek için Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nu göreve çağırmayı dahi akıl edemiyorlar. 2017’nin sonuna kadar bu ülkeyi taşımaları mümkün değil. CTP olarak tarihsel bir görev var karşımızda. Kıbrıs Sorununda son dakikaya kadar büyük bir sorumluluk bilinciyle her noktada çalışmalıyız. Ama bunun yanında bu memlekette nasıl bir sağlık, eğitim, turizm, ekonomi politikası sorularının cevaplarını da üretmek zorundayız.”

“FAZLA TEVAZU GÖSTERMEMELİYİZ”
CTP’ye yönelik yapılan eleştirilere de cevap veren Genel Başkan Tufan Erhürman, “Son dönemde CTP, UBP, DP birbirinden farksız deniyor. CTP’liler o kadar sabırlı ki, 1970’ten beri UBP ve DP zihniyetinin bizim insanlarımıza neler çektirdiğini, bizim ne bedeller ödediğimizi anlatmaya bile tenezzül etmiyorlar. Bu bizim büyüklüğümüzü gösterebilir ama fazla tevazu da iyi değil. En azından bizden öncekilerin hatırına ‘Siz kim oluyorsunuz da bizi bu zihniyetle aynı kefeye koyuyorsunuz?’ diye sormak zorundayız. Aksi takdirde gerçekten çok gereksiz bir tevazu göstermiş oluruz. Bileceğiz ki hep taşlanacağız, ama birbirimize ne kadar yaslanırsak o taşların etkisi o kadar azalır. İnatlarına meyve vermeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.