Erhürman: Ülkeyi yönetilmiyor, otoriter davranılıyor

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, “Ülkeyi yönetmezken otoriter bir anlayışla davranan yapının karşısındayız” diye konuştu. Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği’nin Başbakanlık önünde günlerdir devam eden eylemi ve yabancılara mülk satışı konusuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Erhürman, memlekette çok ciddi bir yönetim ve otorite boşluğu olduğuna dikkat çekti.

“Memlekette çok ciddi bir otorite boşluğu var”

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği’nin Başbakanlık önündeki eyleminin 10 gündür devam ettiğini anımsatan Erhürman, ne olup bittiğiyle ilgili “hükümet” tarafının Meclis’e bilgi vermediğini belirtti ve insanların kafasının karıştığını vurguladı.

“Eylem ne amaçla yapılıyor?” diye soran insanların dahi bulunduğunun altını çizen Erhürman, bu ülkeyi yönettiğini iddia edenlerin ne yapmak istediğini anlatamadığını kaydetti.

Memlekette otorite boşluğu olduğuna işaret eden Erhürman, “Memlekette çok ciddi bir otorite boşluğu var. Otoriterleşmek başka bir şeydir, otoritenin varlığını hissettirmek başka bir şeydir” dedi.

Erhürman sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kendine hükümet diyen yapı en temel meselelerde bile insanlara ne yapmak istediğini anlatabilmiş durumda değildir. Bilmiyorsa, durum daha da vahimdir. Ünal Üstel geçtiğimiz haftalarda ithal etin Hollanda’dan geleceğini açıkladı, Erhan Arıklı dün söz konusu etin İspanya’dan geleceğini söyledi. Bu konuda bile netlik yoktur.”

Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş’un 20 ton et gelecek dediğini, toplam tüketimin de 600 ton olduğunu dile getiren Erhürman, “20 ton mudur mu gelecek olan, 60 ton mu, bu da belirsiz” dedi. Bir başka belirsiz noktanın ise söz konusu ithalatın ne güne kadar devam edeceği konusu olduğunu söyleyen Erhürman, 19 Haziran’ın son gün olduğunun ifade edildiğini anımsattı ve “Ondan sonra yapmayacağız dendi, şimdi konuşulan bu ithalatın devam etme ihtimalinin yüksek olduğudur. Bu şartlarda otoriteyi sağlayamazsınız” ifadesini kullandı.

“Otoriteyi bilgiyle sağlayamadınız için otoriterleşerek boşluğu gidermeye çalışıyorsunuz” diyen Erhürman, eylemcilerle görüşülmemesini eleştirdi. Ünal Üstel’in günlerdir Başbakanlık binasına dahi gitmediğini vurgulayan Erhürman, Başbakanlık denilen kurumun aynı zamanda bakanlıkların koordinatörü olduğunu anımsattı.

“Bu kadar ciddiyetsiz bir yönetim tarzı olamaz”

Erhürman, “Başbakanların eylemcilerle görüşmemesi gibi bir usul yoktur. Bu ülkede ilk kez böyle bir eylem olmuyor” sözlerini kullandı. “Niye hayvancıyla polisin karşı karşıya getirilmesinden medet umuluyor?” diye soran Tufan Erhürman, otoriterleşerek bu işlerin çözülemeyeceğini kaydetti. Diyaloğun önemine işaret eden Erhürman, hayvancıyla da kasapla da lokantacıyla da konuşulması gerektiğine dikkat çekti. Ülkede fiilen legal olmayan bir ithalatın zaten bulunduğuna vurgu yapan Erhürman, “Sadece sınır boylarından, ara bölgeden geçen kaçak et değil. Onun dışında yolcu beraberinde gelen et de var güneyden… Bir ithalat zaten tırnak içinde devam ediyor. Bunun nereden kaynaklandığını da biliyoruz. Bizim hayvan varlığımız, bir türlü bilinemeyen bir nüfus var ya, o nüfusa yetmiyor. Yetmediği için de arz talep dengesi oluşamıyor. Güneyden gidip et alıyor insanlar. Bunu çözmek gerekiyor” dedi.

Donmuş et ithalinin mantıklı olmadığının altını çizen Erhürman, ilgili tüm kesimlerin bir araya getirilmesi gerektiğine vurgu yaptı ve bunun sonucunca çözüm üretilebileceğini söyledi.

Tufan Erhürman, “Dün bizim orada bulunuş sebebimiz, otoriteyi sağlayamadığınız için diyalog kapısını dahi kapama tutumunuzdur” dedi. Şu anda donmuş etle bu işin çözülemeyeceğini belirten Erhürman, “Bu bilgi karmaşası içerisinde memlekette otorite kurmayı mı bekliyorsunuz?” diye sordu.

“Yasa yaptınız, aynı gün yasaya aykırı karar aldınız”


Yabancılara mülk satışıyla ilgili geçen yasadan da bahseden Erhürman, konunun Meclis’te aylarca konuşulduğunu hatırlattı. Geçirilen yasayı, “Dağ fare doğurdu” diye niteleyen Erhürman, yasaya neden kaştı çıktıklarını defalarca dile getirdiklerinin altını çizdi. Tufan Erhürman, “Yasa size diyor ki; bakanlar kurulu tarafından yatırım amaçlı satın alma izni verilmesi için Devlet Planlama Örgütü’nün (DPÖ) yayınladığı kalkınma planı çerçevesinde olması ve yap-sat hariç turizm, eğitim, arge gibi alanlarda olması gerekir. İlgili tüzel ya da gerçek kişi, şirketinin hesabına 20 milyon euro yatırmak zorundadır. Bu yasa 21 Mayıs 2024’te yürürlüğe girdi. Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yatırım amaçlı biri gelirse, DPÖ’nün kalkınma planına uygun mu diye bakılması gerekir. 20 milyon da bankaya yatırılmalıdır. Siz oturdunuz, tam 21 Mayıs günü bir bakanlar kurulu kararı aldınız. Bir şirkete 11 dönüm 2 evlek taşınmaz malı, 3 milyon Euro ile satın alma izni verdiniz. Yasa yürürlüğe girdi, aynı gün karar aldınız ve aynı gün aldığınız karar yasaya uymuyor. Bu kararınız resmi gazetede 22 Mayıs’ta yayınlanıyor. 22 Mayıs’ta yayınlandığına göre karar 22 Mayıs’ta yürürlüğe giriyor. 21 Mayıs’ta yürürlüğe giren bir yasaya aykırı bir şekilde bakanlar kurulu kararını yürürlüğe soktunuz. Bu anlatılabilir bir şey de değildir” dedi. Söz konusu yasanın iş ola yapıldığına işaret eden Erhürman, “Onu bile beceremediniz. Aynı gün yasaya aykırı karar geçirdiniz. Ciddiyetsizliğin dibine vurdunuz. Yaptığınız işi, yüzünüze gözünüze bulaştırdınız” diye konuştu.