Hükümet tarafından akaryakıt ürünlerine yüzde 20’ye varan oranlarda yapılan son zamlar, zaten ağır bir hayat pahalılığı altında alım gücünü koruma mücadelesi veren halkımız açısından son derece kaygı verici bir gelişmedir.
Akaryakıt fiyatlarında böylesine yüksek oranlı bir artışın yalnızca ulaştırma maliyetlerini etkilemeyeceği açıktır. Üretimden taşımacılığa, tarımdan sanayiye, gıda fiyatlarından temel tüketim mallarına kadar ekonominin hemen her alanında zincirleme maliyet artışlarına yol açacaktır. Bu nedenle alınan kararın kısa süre içerisinde genel fiyat seviyesine yansıyarak enflasyonu daha da yukarı çekmesi ve hayat pahalılığını derinleştirmesi kaçınılmazdır.
Zaten yüksek seyreden hayat pahalılığı karşısında gelirleri hızla eriyen çalışanlar, emekliler ve dar gelirli kesimler için bu zamlar yeni bir ekonomik darbe anlamına gelmektedir. Hükümetin ekonomik yönetim konusundaki öngörüsüzlüğü ve plansızlığı, krizin faturasının bir kez daha halkın omuzlarına yüklenmesine neden olmaktadır.
Ekonomik yönetim; günü kurtarmaya yönelik zam kararlarıyla değil, maliyetleri dengeleyen, piyasayı öngörülebilir kılan ve halkın alım gücünü koruyan akılcı politikalarla yürütülmelidir. Aksi halde akaryakıta yapılan her zam, yalnızca pompa fiyatlarını değil, halkın mutfağını ve günlük yaşamını doğrudan etkilemeye devam edecektir.
Cumhuriyetçi Türk Partisi olarak hükümeti, bu kararın yaratacağı enflasyonist baskıyı ve sosyal tahribatı dikkate almaya; akaryakıt fiyatlandırma politikasını yeniden gözden geçirmeye ve halkın alım gücünü koruyacak somut önlemleri gecikmeden hayata geçirmeye çağırıyoruz.
Ekonomik istikrarın ve toplumsal refahın yolu; zamlarla günü kurtaran bir anlayıştan değil, şeffaf, planlı ve halkın çıkarını önceleyen bir ekonomik yönetimden geçmektedir.
Cumhuriyetçi Türk Partisi, halkımızın yaşam koşullarını daha da ağırlaştıracak bu tür kararların karşısında durmaya ve toplumun geniş kesimlerinin haklarını kararlılıkla savunmaya devam edecektir.