İstifa et Sayın Öztürkler!


Göreve geldiği ilk günden itibaren yolsuzluk, hukuksuzluk, rüşvet ve bitmek bilmeyen skandallarla anılan UBP–DP–YDP Hükümeti’nin, Meclis Başkanı’nı ancak 16 turda seçebilmiş olması bile başlı başına bir siyasi iflas göstergesiyken, dün ortaya çıkan son utanç verici tablodan sonra Meclis Başkanı koltuğunda oturan Ziya Öztürkler’in bir dakika dahi o makamda kalması kabul edilemezdir. Derhal istifa etmelidir.

İçişleri Bakanı olduğu dönemde, vatandaşlık vaadi karşılığında UBP Girne Kadın Kolları Başkanı için sahte diploma hazırlanmasına ön ayak olduğu iddia edilen bir ismin bugün Meclis Başkanı olarak karşımıza çıkarılması, yalnızca hukuku değil, toplumun aklıyla ve vicdanıyla alay etmektir. Bu durum kamuoyunda haklı bir öfke yaratmış, toplumu derinden rahatsız etmiş, mide bulandıran bir siyasi çürümüşlüğü bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Üstelik bu mesele mahkemede henüz yeni yeni görüşülmeye başlanmışken, daha en başından böylesi skandalların ortaya saçılması, bu dosyadan daha nelerin çıkabileceği konusunda bizleri ciddi biçimde endişelendirmektedir. Yargı süreci daha yolun başındayken yaşananlar, meselenin ne kadar derin ve vahim olduğunu açıkça göstermektedir. Masumiyet karinesine saygımız sonsuz ancak bu istifa siyasi etik, ahlak ve sorumluluk gereğidir.

Bu karanlık tabloya ek olarak, sahte diploma dosyasında adı geçen UBP milletvekili Emrah Yeşilırmak’ın dokunulmazlık zırhının arkasına saklanarak yargıya hesap vermekten kaçması, iktidarın hukuka yaklaşımının en somut göstergelerinden biridir. Suç iddialarıyla yüzleşmek yerine dokunulmazlığa sığınmak, bu ülkede adalet duygusunu her geçen gün biraz daha aşındırmaktadır.

Daha da tehlikelisi ise; birçok saygın eğitim kurumuna ev sahipliği yapan ülkemizin adının bu tür sahte diploma ve yolsuzluk skandallarıyla anılır hâle getirilmesidir. Bu durum, üniversitelerimizin uluslararası itibarını zedelemekte, yurtdışından buraya okumaya gelmeyi tercih edecek gençleri şüpheye düşürmekte ve halihazırda üniversitelerimizde okuyan yerli ve yabancı gençleri kaygılandırmakta, eğitim sektörünü ciddi bir güven krizine sürüklemektedir.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde halktan açık bir şekilde uyarı alan UBP–DP–YDP Hükümeti’nin, yalnızca eğitim alanında değil, ülkenin bütününde yarattığı tahribat artık akıl almaz boyutlara ulaşmıştır.

Bu ülkenin gençleri olarak; hukuksuzluğun, yolsuzluğun ve çürümenin normalleştirilmesine izin vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Günleri sayılı olan bu hükümetten en kısa sürede kurtulmak; adil, liyakatli ve şeffaf bir yönetim anlayışını ülkemizde hâkim kılmak, ortak mücadelemiz ve en temel talebimizdir.