Rant değil emek, Göç değil umut!

Ülkemizde yaşanan en temel sorunlarından biri, yurtiçi veya yurtdışında üniversite/ meslek eğitimi alarak uzmanlaşan gençlerin niteliklerine uygun bir istihdam alanı bulamamalarıdır. Büyük umutlarla lisans veya meslek eğitimi alan gençler, yıllarını verdikleri eğitimlerinin karşılığını alamamakta; diplomaları, uzmanlık alanları ve edindikleri uluslararası deneyimler sistemsizliğin ve plansızlığın içinde yok sayılmaktadır. Bu durum yalnızca bireysel bir hayal kırıklığı değil, aynı zamanda ülkenin geleceğine vurulan ciddi bir darbedir. Bu tablo tesadüf değil; yıllardır sürdürülen plansız, piyasacı ve gençleri yok sayan politikaların sonucudur.

Bugün gelinen noktada gençler ya alanları dışındaki işlerde çalışmaya zorlanmakta ya da göç etmek durumunda kalmaktadır. Beyin göçü artık yanlış politikaların doğrudan bir sonucu haline gelmiştir. İhtiyaca göre değil, keyfiyete göre şekillenen istihdam düzeni gençleri dışlamakta, eşitsizliği derinleştirmektedir. Gençlerin emeği, bilgisi ve potansiyeli başka ülkelerin kalkınmasına hizmet ederken, ülkemiz nitelikli insan kaynağını kendi elleriyle kaybetmektedir. Bu durum, yalnızca gençlerin değil, toplumun tamamının geleceğini tehdit etmektedir.

Sorunun temelinde; genç istihdamına yönelik uzun vadeli ve bilimsel bir planlamanın olmaması, kamuda ve özel sektörde liyakat ilkesinin yeterince işletilmemesi, üniversite, istihdam ve kalkınma politikaları arasında bağ kurulmamış olması yatmaktadır. Oysa yapılması gereken bellidir: Gençlerin eğitim aldığı alanlara uygun istihdam olanakları yaratmak, kamu politikalarını gençlik odaklı hale getirmek ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda planlı bir kalkınma anlayışını hayata geçirmek.

Bizler, gençlerin bu ülkede kalmak zorunda değil, isteyerek kalmayı seçtiği bir memleket istiyoruz. Eğitimli gençlerin ülkelerine döndüklerinde üretime katılabildiği, emeğinin karşılığını alabildiği ve geleceğini bu topraklarda kurabildiği bir düzen mümkündür.

Çözüm; planlı ve üretimi esas alan bir kalkınma anlayışındadır. Liyakatin esas alındığı, adil ve şeffaf bir istihdam sistemindedir. Gençlerin eğitim aldığı alanlarla ülkenin gerçek ihtiyaçlarını buluşturan bütünlüklü politikalardadır.

Bu ülkeyi ayakta tutacak olan; rant değil emektir, geçici çözümler değil kamusal akıldır, göç değil umuttur.

Gençlerin sesinin duyulduğu, geçici çözümler yerine kalıcı ve kapsayıcı istihdam politikaları olan bir düzen inşaa etmeye geliyoruz.

Bu ülkenin kaybedecek bir tek genci daha yoktur.