Kadınlar yürüyor, mücadele büyüyor!

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kadın Örgütü diğer örgütlerle birlikte, bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle Lefkoşa’nın kuzey ve güneyinde aynı anda başlayan iki toplumlu yürüyüş düzenledi.

Kuzeydeki yürüyüş, 17.30’da Kumsal Park’ta başladı ve kortej ilk olarak Meclis önüne yürüdü. Burada basın açıklaması yapan örgütler, ardından Ledra Palace Sınır Kapısı’ndan ara bölgeye geçti. Lefkoşa’nın güneyinde düzenlenen yürüyüş kortejiyle Dayanışma Evi önünde buluşan kuzeydeki örgütler, burada da ortak açıklama yaptı ve kadın hakları ve Kıbrıs’ı tekrar ortak yurt yapma mücadelesinin yükseleceğini vurguladı. Kuzeyde düzenlenen yürüyüşlere CTP Kadın Örgütü yöneticileri, milletvekilleri ve çok sayıda partili katıldı.

ARA BÖLGEDE OKUNAN 8 MART ORTAK DEKLARASYONU
Biz, Kıbrıs’ın kadınları olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü “Yeniden Birleşme, Eşitlik ve Dayanışma” için mücadele mesajımızla karşılıyoruz. Daha fazla kâr uğruna insanların hayatlarını kaybettikleri deprem faciasının ve tren kazasının yaşandığı Türkiye, Suriye ve Yunanistan halklarına ve depremde sevdiklerini kaybeden yurttaşlarımıza özel dayanışma ve destek mesajımızı gönderiyoruz.
1857’nin bu önemli gününde baskılara, sömürüye ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı direnen öncü kadın işçileri saygıyla anıyoruz. Onların mücadeleleri güncelliğini koruyor; hem kadınların hem de lgbti+’ların ayrımcılık ve eşitsizlik olmaksızın yaşayabilmesi, çalışabilmesi ve yaratıcı olabilmesi için koşulları iyileştirmeye yönelik her gün verdiğimiz mücadelelerimizde bize rehberlik ediyor.
Bu yılın tablosu gösteriyor ki, hâkim kılınan neo-liberal politikalarla ve sosyal devletin daraltılmasıyla toplumsal eşitsizlikler, yoksulluk, güvencesizlik artmış; pahalılık ve vurguncu zihniyet özellikle savunmasız grupların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemiştir. Ayrıca kadınlara karşı şiddet ve sosyal dışlanma gibi olgular da giderek yaygınlaşmaktadır.
Bu esnada devam eden savaşların yıkıcı sonuçları ilk önce kadınları ve çocuklar etkilemekte, binlerce insanın hayatlarını kaybettiği, milyonlarca insanın yurtlarını terk etmek zorunda kaldığı çok olumsuz koşullar oluşmaktadır.
Yabancı güçlerin emperyalist planları sonucunda, milliyetçi şoven güçlerin her iki toplumda da işledikleri suçların sonuçlarını yaşayan biz kadınlar, savaşın acılarını yaşayan tüm kadınlara yönelik dayanışma ve desteğimizi ifade ediyoruz; uluslararası hukukun ihlallerini kınıyor ve derhal bunlara son verilmesini talep ediyoruz.
Aynı zamanda, yurdumuzun yeniden birleşmesi için çözüme ulaşma hedefiyle üzerinde anlaşmaya varılmış olan çerçevede anlamlı müzakerelerin yeniden başlatılması için çaba ortaya koyulmasını talep ediyoruz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarında belirtildiği şekilde siyasi eşitliğin olacağı ve tek egemenliği, tek vatandaşlığı ve uluslararası kimliği olacak bir devleti öngörecek iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümünün Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi için tek yol olduğunun altını çiziyoruz. Varılacak çözümün iki toplumun haklarına saygı gösterilmesini sağlaması ve Kıbrıslıların tümünün insan haklarını güvence altına alması gerektiğini yineliyoruz. Bugün bir kez daha iki lideri, Crans Montana Konferansı’nda varılan yakınlaşmaları ve BM Genel Sekreteri Sayın Guterres’in Çerçevesi’ni koruyarak, görüşmelere kesintiye uğradıkları yerden istek ve kararlılıkla devam etmeye çağırıyoruz. Bu vesileyle, her iki lidere de Kıbrıs sorununun çözümü çabasında kadınların oynayabilecekleri ve oynamaları gereken rolü hatırlatıyor ve barış sürecinin her düzeyine ve karar alma aşamalarına fiilen katılmamızı ve bunun yanı sıra müzakerelere toplumsal cinsiyet boyutunun da dahil edilmesini talep ediyoruz. Yıllardır istikrarlı bir şekilde 8 Mart’ı anmakta olan bizler, barışın hâkim olması, çözüm ve yurdumuzun yeniden birleşmesi hedefine ulaşılması, sosyal adalet ve eşitlik için mücadelemizi ve ortak faaliyetlerimizi yoğunlaştırma yönünde, tüm kadınlara çağrıda bulunuyoruz.

Akova Kadınlar Derneği
Bağımsızlık Yolu
Baraka Kültür Merkezi
Barış Derneği
BASIN-SEN
BES
BKP
CTP Kadın Örgütü
ÇAĞ-SEN
DAÜ-SEN
DEV-İŞ
Girne Düşünce Derneği
İnsan Hakları Platformu
Kadın Eğitimi Kolektifi
Kıbrıs Sanatçı ve Yazarlar Birliği
Kıbrıs Türk İnsan Hakları Vakfı
KTAMS
KTOEÖS
KTÖS
KTTB
Kuir Kıbrıs
MAKAMER
MASDER
Mormenekşe Kadınlar Birliği Derneği
Mülteci Hakları Derneği
Özgür ve Asi
Sol Hareket
TDP
Yeniboğaziçi Kadınlar Derneği
YKP

MECLİS ÖNÜNDEKİ AÇIKLAMA: ÖZGÜR VE EŞİT BİR YAŞAM İÇİN HESAPLAŞACAĞIZ!
Depremin kadınları, çocukları, emekçileri, lgbti+’ları sosyal ve ekonomik olarak daha kırılgan hale getirdiği; yaşanan doğal afet hiç de doğal olmayan yıkımlara yol açtığı; evlatlarımız, arkadaşlarımız, akrabalarımız bizden alındığı için üzgün olduğumuz kadar öfkeli de olduğumuz bu 8 Mart’ta isyanımızı hep birlikte sokağa taşıyoruz!
Biliyoruz ki yaşanan bir doğal afet olsa da binaların kumdan kale gibi dağıldığı ve binlerce insanın hayatını kaybettiği bu yıkım; rant düzeninin devamı için bilimsel kriterlerin göz ardı edildiği, insanın en biricik hakkı olan yaşam hakkının kâr hırsıyla takas edildiği neoliberal siyasetlerin bir tezahürüdür.
Devletin sosyal politikalar alanından geri çekildiği, ekonomik krizin, dinsel gericiliğin, muhafazakârlaştırmanın boy gösterdiği çarpık düzen en başta biz kadınları, çocukları, emekçileri ve lgbti+’ları hedef alıyor. Bu yüzden tıpkı depremin yarattığı yıkım gibi maruz kaldığımız emek sömürüsünün, ayrımcılığın, eşitsizliklerin ve şiddetin de doğal olmadığını biliyoruz.
İnşaat sermayesinin palazlanması için bilimden vazgeçerek yaşamlarımızı kâr uğruna riske atanlar da kırılgan kesimleri devletin sosyal desteğinden mahrum bırakarak gerici kesimlerin istismarına açık hale getirenler de onlar! Sosyal hizmetler yerine Din İşlerine bütçe ayıran, çocukları koruyacak devlet mekanizması kurmazken tarikatların adamızda cirit atmasına göz yumanlar onlar!
Yaşadığımız emek sömürüsünün, yaşamın her alanında uğradığımız eşitsizliklerin ve ayrımcılıkların, rant düzeninin aramızdan aldığı canların, doğamızı talan edip yaşarken bizi nefessiz bırakan neoliberal muhafazakar politikaların hesabını sormaya geldik! Kadınlar olarak devletten ve patronlardan alacaklıyız!
Emeğimizi ve bedenimizi sömüren, canımızı tehdit eden, toplumumuzun çağdaş, laik ve demokratik yapısına saldıranlara “DUR” demek için safları sıklaştırmaya devam ediyoruz.
Ülkemizde yaşayan her bir bireyin dili, dini, etnik kökeni, cinsiyeti ya da cinsel yönelimi dolayısıyla ayrımcılığa maruz kalmadan yaşamasını savunan bizler, taleplerimiz gerçekleşene kadar peşinizde olacak, özgür ve eşit yaşamamıza engel olan herkesle Hesaplaşacağız!

• İSİAS katilleri yargılanarak en ağır cezaya çarptırılsın!
• Olası depreme karşı kamu binaları başta olmak üzere tüm bölgelerde yapı denetimi önlemleri artırılsın! Deprem riskine karşı çadır, ilaç ve konserve gıda rezervleri oluşturulsun; yurttaşların arama-kurtarma ve ilk yardım konusunda eğitilmesini sağlayacak çalışmalar düzenlensin.
• Külliye inşaatı durdurulsun! Külliyeye ayrılan kaynak Türkiye’de yaşayan depremzedelerin ihtiyaçları için kullanılsın!
• Din İşleri ve Evkaf İdaresine ayrılan bütçe Sosyal Hizmetlere tahsis edilsin!
• Her bölgeye Kadın Sığınma Evleri ve Şiddet Önleme- Danışma Merkezleri açılsın!
• 2011 yılında mevzuatımızın bir parçası olan İstanbul Sözleşmesi (Avrupa Konseyi Kadına Yönelik Şiddet ve Ev içi Şiddetin Önlenmesi) ilgili kurumlarımız tarafından uygulanması ve Ev İçi Şiddeti Önleme Yasası’nın mevzuata uygun şekilde yasallaşması sağlansın.
• Hamile kadınların işten atılmasının yasaklanması başta olmak üzere kadınların doğurganlık hakları derhal güvence altına alınsın. Doğum kontrol yöntemlerine, smear testlerine, HPV aşılarına erişim ücretsiz hale getirilsin. Kamu hastanelerinde yasal sınırlarda kürtaj hakkına ulaşım sağlansın!
• Doğum izni yerine her iki ebeveynin de dönüşümlü kullanabileceği şekilde “Ebeveyn İzni” yasallaşsın! Hem kamu hem de özel sektörde kadınların maruz kaldığı cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldırılsın!
• Özel sektörde sendikalaşmanın önünü açacak düzenlemeler derhal hayata geçirilsin!
• Kamusal kreşler ve etüt merkezleri yanında nitelikli yaşlanmayı mümkün kılacak yaşlı bakım merkezleri, kamusal aşevleri ve çamaşırhaneler açılsın!
• Çocuk İzlem Merkezleri kurulsun!
• Alo 183 İhbar Hattına altyapı kazandırılsın ve vardiyalı sisteme geçilsin!
• Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi derhal teşkilatlandırılsın!
• Din İşleri Başkanı Ahmet Ünsal derhal görevden alınsın, anayasal düzenimizi tehdit eden faaliyetlerinden ötürü, kendisine verilen istisnai vatandaşlık iptal edilsin!
• İnsan haklarına ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dair dersler müfredata dâhil edilsin!
• Mülteci ve/veya insan ticareti mağduru olan kadınların, toplumda eşit şekilde muamele görmesi, temel insan haklarına erişimi, onurlu bir yaşam sürdürebilmeleri ve yaşadıkları topluma uyum sağlayabilmeleri için yasal ve kurumsal düzenlemeler uygulamaya geçirilsin!

İmzacı Örgütler:
1. Anonim Gençlik
2. Akova Kadınlar Derneği
3. Alevi Kültür Merkezi
4. BAGEP
5. Bağımsızlık Yolu
6. Baraka Kültür Merkez
7. Barış Derneği
8. Basın Emekçileri Sendikası
9. Belediye Emekçileri Sendikası
10. Biyologlar Derneği
11. CTP Kadın Örgütü
12. Çağ-Sen
13. DAÜ-SEN
14. Girne Düşünce Derneği
15. Güç-Sen
16. HAKSEN
17. İnsan Hakları Platformu
18. Kadın Eğitimi Kolektifi
19. KAMUSEN
20. Kıbrıs Sanatçı ve Yazarlar Birliği
21. Kıbrıs Türk Barolar Birliği
22. Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı
23. Kuir Kıbrıs Derneği
24. KT Kütüphaneciler Derneği
25. KT Üniversiteli Kadınlar Derneği
26. KTAMS
27. KTMMOB
28. KTOEÖS
29. KTÖS
30. KTTB
31. Larnaka Türk Kadınlar Birliği
32. Özgür ve Asi
33. Mağusa Kültür Derneği
34. MAKAMER
35. MASDER
36. Mormenekşe Kadınlar Birliği Derneği
37. Mülteci Hakları Derneği
38. Özgür SanatTiyatro ve Kültür Derneği
39. Polifonik Korolar Derneği
40. Sivil Toplum İnisiyatifi Derneği
41. Sol Hareket
42. TDP
43. Vakıflar ve Din İşleri Dairesi Emekliler Derneği
44. Yeniboğaziçi Kadınlar Derneği
45. YKP