Erhürman: Hükümet esnafı düşünmüyor

Cumhurbaşkanı adayı ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, hükümetin hiçbir şeyi planlamadan ve organize etmeden gittiğini, bunun da topluma zarar verdiğini söyledi. Erhürman, pandemi sürecini yönetemeyen hükümetin özel sektörü ve esnafı kaderine terk ettiğini, binlerce insanın çok zor duruma itildiğini vurguladı.

Tufan Erhürman beraberindeki heyetle birlikte Lapta’da bir grup esnafla bir araya geldi. Ziyaretlerinde konuşan Erhürman, tüm uyarılara rağmen zamanında alınmayan önlemler nedeniyle yerel vakalarda artışın göz göre göre geldiğini söyledi. Virüsün görüldüğü 10 Mart tarihinden itibaren kapandıktan sonra içeride ve dışarıda nasıl açılmamız gerektiği noktasında kendilerinin de uzmanların da uyarılarda bulunduğunu söyleyen Erhürman, “Sürekli kapalı kalmayı ekonomimiz kaldıramazdı, O yüzden o kapalı kaldığımız dönemi çok iyi değerlendirmeliydik. Bir pandemi hastanesi mutlaka yapılmalıydı ve süreci çok iyi planlamalıydık. Ancak 6 ayda hiçbir şey planlanmadı” dedi.

“EKONOMİDE ÇOK CİDDİ SORUNLAR YAŞANIYOR”
Ekonomik anlamda ciddi sorunların yaşandığını söyleyen Erhürman şunları kaydetti:
“Resmi veriler, krizin ne kadar ciddi boyutta olduğunu gösteriyor. İlk günden özel sektörün desteklenmesi gerekliliğini vurguladık. Gerekli adımlar atılmadı. Geldiğimiz noktada ise, resmi rakamlara göre 8 bin çalışmaya ara vermiş iş yeri var. Her birinin üç çalışanı olsa, şu anda 24 bin insanın şu anda evine hangi parayla ekmek götürdüğünü kimse bilmiyor. 2 bin KKTC vatandaşı resmen işsiz kaldı. Bu insanların sayısı da her geçen gün daha da artıyor.”

“ÇOK DAHA AKTİF BİR CUMHURBAŞKANLIĞI”
Seçilecek Cumhurbaşkanı’nın önünde birçok sorun bulacağını da vurgulayan Erhürman, gece gündüz çalışan ve her alanda toplumuna hizmet veren bir Cumhurbaşkanlığı tasarladıklarını vurguladı. Sağlıkta, ekonomide ve eğitimde yaşanan sorunların üstüne Doğu Akdeniz geriliminin de eklendiğini anımsatan Erhürman, “Cumhurbaşkanı artık ‘Ben müzakereciyim. Müzakereler de durduysa, geri kalan zamanda da oturup bekleyim’ lüksüne sahip değildir. Cumhurbaşkanı, hem Kıbrıs sorunu ile ilgili müzakereleri sonuca ulaştırmak için uğraşacak, hem de iç meselelerle yakından ilgilenecek, hem içeride hem dışarıda liderlik edecek. Çok aktif bir şekilde Cumhurbaşkanlığı çatısı altında, geniş kadrolarla çalışacaktır” dedi.