CTP Doğancı’da: Geleceği üreterek kuracağız

Cumhuriyetçi Türk Partisi üreticilerle bir araya gelmek için sürdürdüğü ziyaretlere Doğancı’da devam etti. Bölgedeki üreticilerle bir araya gelen Genel Başkan Tufan Erhürman ve beraberindeki heyet, Ahmet Şahiner’a ait karpuz tarlasını, Salih Efendi’ye ait patates tarlasını ve İbrahim Oyman’ın 150 dönümlük meyve bahçesini de ziyaret etti. Üreticilerden yaşadıkları sıkıntılar ve beklentileri hakkında bilgi alan heyet, çözüm önerilerini not etti ve CTP’nin üretim vizyonunu paylaştı.

ÜRETİCİ PARTİZANLIK VE BASKI ALTINDA EZİLİYOR
Tarlaların mevzuata aykırı biçimde partililere dağıtıldığını belirten üreticiler, haklarını aramaya kalktıklarında da baskılarla karşılaştıklarını aktardı. Yurt dışından meyve-sebze getirilmesinin belirli dönemlerde yasaklanması gerektiğini ifade eden üreticiler devletin yerli üreticiyi korumak gibi asli bir görevi olduğunu ancak bu görevin hiçbir zaman yerine getirilmediğini belirttiler. Ürünlerini piyasaya dağıtmakta zorluk çektiklerini belirten Doğancı üreticileri, elektrik fiyatlarından da şikayetçi oldu. Sattıklarının karşılığını alamadıkları için elektrik borçlarını ödeyemediklerini, buzlukların çalışmadığını ve ellerinde kalan ürünlerin bozulduğunu aktaran üreticiler, tüccarların pusuda beklediğini ve düşük fiyata ellerindeki ürünleri satmak zorunda kaldıklarını belirttiler. “Çünkü elimiz güçsüz. Kooperatifleşme olsa bu sorun çözülür” diyen üreticiler, CTP’nin yeni dönem politikaları arasında kooperatifleşme konusunun yer almasının üreticiye umut olduğunu kaydetti.

ERHÜRMAN: ANCAK ÜRETEREK VAR OLABİLİRİZ!
Doğancı’daki tarla ve bahçeleri gezip üreticilerin sorunlarını dinleyen ve gün boyu çiftçinin günlük rutin işlerine ortak olan Genel Başkan Tufan Erhürman ise yaptığı değerlendirmede, çocuklarımıza yüzümüz kızarmadan devredebileceğimiz bir ülke bırakmak istiyorsak bunu ancak üreterek yapabileceğimizi, ancak üreterek var olabileceğimizi en iyi üreticilerin bildiğini, o nedenledir ki yılmadan üretmeye devam ettiklerini belirtti. Ülkede plansızlığın bedelinin gecesini gündüzünü tarlada, bahçede geçiren üreticiye ödettirildiğini, üreticinin elektrikten suya, arazi kiralanmasında adaletsizlikten, güçlerini birleştirememeye, ithal ürünlerle rekabet edememekten pazarlamaya kadar pek çok alanda sorunlar yaşadığını söyleyen Erhürman, bu zor şartlarda bile üretmeye devam eden insanlarımızın bu ülkenin geleceği açısından en büyük umut olduğunu vurguladı. “Arazi kiralanmasında, su kaynaklarının dağıtılmasında, rasyonel, öngörülebilir, adil yöntemler kullanılmasından ısrarla kaçınılıyor. Üretim planlanmıyor. Makul fiyatlarla tüketilebilecek kadar üretim yapılmasını sağlamak devletin görevi ama bu konuda ciddi hiçbir çalışma yok. Güçleri birleştirip ortak soğuk hava depoları yapılması yönünde teşvik yok. Ülkede ürettiğimiz her şeyi tüketebilecek bir potansiyel turizmde ve yükseköğrenimde var ama bu potansiyeli devreye sokmak için hiçbir çaba gösterilmiyor. Tarlalarda, bahçelerde üretenler ürettiğine pişman. Üretimin mutluluğunu yaşamalarına olanak tanınmıyor, önlerinin açılmadığı bir yana, adeta önleri kapansın, üretmekten vazgeçsinler diye elden gelen yapılıyor” diyen Erhürman, çözümün açık olduğunu, planlı üretim, üreticilerin güçlerini birleştirmelerinin ve ortak yatırım yapmalarının teşvik edilmesi, devletin ürünlerin özellikle turizm ve yükseköğrenimin sunduğu olanaklar aracılığıyla pazarlanmasına ve tüketilmesine aracılık etmesi ve kaynak dağıtımında adil, öngörülebilir, rasyonel kıstasların mevzuatta düzenlenmesi yoluyla ülkede hem üretimin hem adil paylaşımın sağlanacağını belirtti.