Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Gençlik Örgütü tarih kitaplarının değiştirilmesi ve ortaokulların…

 Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Gençlik Örgütü tarih kitaplarının değiştirilmesi ve ortaokulların 1. Sınıflarında okutulan Kıbrıs Tarihi derslerinin kaldırılmasını protesto etmek amacıyla eylem düzenledi.

 
“Geçmişin Karanlığı Geleceğe Işık Olamaz” sloganıyla düzenlenen eylem, eğitimdeki bu düzenlemelere karşı olanların 25 Ağustos 2009 Salı günü saat 09.00’da Lefkoşa’daki Kuğulu Park önünde toplanmasıyla başladı. Eylemciler buradan, Eğitim bakanlığı önüne yürüdü ve bakanlık önünde basın açıklaması yapıldı.
CTP Gençlik Örgütü tarafından yapılan basın açıklamasında şöyle dendi:
“Bizler bugün, 19 Nisan seçimleri sonrasında hükümete gelen Ulusal Birlik Partisi’nin ilk icraatları arasında yer alan özde tarih kitaplarının değiştirilmesi ve zorunlu din eğitimi konularını genel olarak bu hükümetin icraat yanlışlarını protesto etmek için toplanmış bulunmaktayız.
 
CTP Gençlik Örgütü olarak çeşitli vesilelerle görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmakta ve düşüncelerimizi açıklamaktayız.
Bildiğiniz gibi daha önceleri de tarih kitaplarının değiştirilmesi ve zorunlu din eğitimi konularında açıklamalarda bulunmuş ve hükümet yetkililerini bu kararlarından geri dönmeye çağırmıştık.
 
Aradan geçen süre içerisinde bu yönde her hangi bir açıklama yapılmaması bir tarafa eğitim bakanlığına bağlı kurumlarda imamlar tarafından yasa dışı bir şekilde kuran kursları verildiğini üzüntüyle izlemekteyiz.
19 Nisan seçimleri sonrasında oluşan siyasi iradeye elbette ki saygılıyız! Halkımızın demokratik tercihi biz gençler için her şeyin üzerindedir. Ancak şunu çok iyi bilmekteyiz ki, Kıbrıs Türk Halkı aynı zamanda ilericiliğin, demokratik değerlerin ve barışın her zaman yanında olmuştur ve olmaya devam edecektir.
 
Son günlerde ülkemizde yaşanan gelişmeler -daha önce de kamuoyu ile paylaştığımız gibi- bizce büyük bir planın küçük parçalarıdır. Tarih kitaplarının değiştirilmesi, zorunlu din derslerinin müfredata konulması, ihtiyaçtan fazla cami inşaatına başlanması, çemberlere dikilmeye başlanan anıtlar ve buna benzer kararların hepsi ortak bir amaca hizmet etmektedir. Bu amaç da ülkemizde şovenizmin ve gericiliğin artırılarak yeniden karanlık bir döneme girilmesini sağlamaktır.
 
Hatırlanacağı üzere 2003 öncesinde de aynı bugün alınan kararlara benzer kararlar alınmaktaydı. O dönemlerde “kanı bozuklar” ve “vatan hainleri” olarak aşağılamalara maruz kalan Kıbrıslı Türkler, Türkiye basınında da bu şekilde eleştirilmekteydiler. Aradan onca zaman geçmesine karşın Derviş Eroğlu’nun gelişi ile birlikte aynı şeylerin yaşanmaya başladığını görmek bizler için ibret vericidir.
 
2003 öncesinde ülkemizde yaşanan bir takım olaylar bugün Türkiye’de Ergenekon davası kapsamında açığa çıkmaya başlamıştır. Ortaya çıkan bilgiler ışığında çok açık bir şekilde görmekteyiz ki, bir takım gizli örgütlenmelerle sürdürülen faaliyetler bugün hem biz Kıbrıslı Türkleri hem de Türkiye’yi AB sürecinden dışlamıştır. Eğer 12 Aralık tarihinde Kopenhag süreci sekteye uğratılmamış olsaydı bugün bizler Avrupa Birliğinde 26 Avrupa ülkesi ve Kıbrıslı Rumlarla birlikte eşit söz hakkına sahip bir halk olmuş olacaktık. Buna bağlı olarak AB ile müzakerelerini sürdürmekte olan Türkiye’nin askıya alınan müzakere başlıkları açılmış olacak ve Türkiye de kendi içerisinde yaşadığı demokratikleşme ve gelişim sürecini daha hızlı bir şekilde tamamlamış olacaktı.
 
2003 öncesinde sahnelenen bu kötü oyun bugün yeniden oynanmaya çalışılmaktadır. Ne tarih kitaplarının değiştirilmesi kararı, ne zorunlu din derslerinin müfredata dâhil edilmesi, ne dikilen anıtlar, ne de kitapların yakılması… Hiçbiri birbirinden bağımsız şeyler değildir! Amaç tektir! Amaç Kıbrıslı Türklerin asimilasyonudur. Amaç Kıbrıslı Türklerle birlikte Türkiye’yi de karanlığın esiri yapmak ve demokratikleşme sürecinden uzaklaştırmaktır.
 
Tarih kitaplarının değiştirilmesi ve zorunlu din derslerinin müfredata konması bu büyük oyun içerisinde sadece küçük birer parçadır. Sn. Eroğlu ve işbirliği içerisinde olduğu karanlık çevreler, tıpkı kendi kabinesinde yer alan bakanlarından beklediği gibi biz gençlerin de üretmemesini, sorgulamamasını ve sadece kendi düşündükleri ile istediklerini uygulamasını beklemektedir. Üretmeyen, sorgulamayan gençler yetişmesini arzulamaktadırlar.
 
İşte bütün bu sebeplerle bizler bütün Kıbrıslı Türk gençlere çağrı yapıyoruz. Çağrımız sadece CTP Gençlik Örgütüne üye olan ve sempati duyan gençlere değildir. UBP’li gençler de, DP’li gençler de, TDP’li veya bir başka partiye üye veya sempatizan olan gençler de hiçbir partiye üye olmayan bütün arkadaşlarımız da sadece 1 dakikalığına geleceklerini düşünsünler.
 
Bizler gelecekte bu güzel adada hep birlikte yaşamak istiyoruz. Bütün farklılıklarımıza rağmen ortak bir vatanı paylaşmak ve kültürümüze sahip çıkarak, barışın egemen olacağı, demokrasinin bütün kurumları ile işlediği bir ülkede kök salmak istiyoruz.
 
 Bugün Türkiye basınında Oktay Ekşi ve onun gibi düşünen bir takım çevrelerin Kıbrıslı Türklerin onurunu rencide edici yazılar kaleme almasını istemiyorsak öncelikle kültürümüze sahip çıkmalıyız. Daha çok okumalı ve daha çok sorgulamalıyız. Dogmalara değil araştırıp, tartışıp kendi düşündüklerimize sahip çıkmalıyız. Unutmayalım ki, 2003 öncesinde yaşanan karanlık günler gelecek için bizlere ışık olamaz. Biz CTP Gençlik Örgütü olarak bütün genç arkadaşlarımızla kucaklaşmak ve hep birlikte geleceğimizi aydınlatmak istiyoruz. Karanlığın ve geçmişin esiri olmayacağımız, özgür ve barış dolusu bir gelecek dileğiyle”