CTP-BG İskele ilçesi adayları Boğaziçi ve Sınırüstü köylerini ziyaret etti…

 CTP-BG İskele ilçesi adayları Boğaziçi ve Sınırüstü köylerini ziyaret etti… Sınırüstü ziyaretinde konuşan CTP-BG Genel Başkanı Başbakan Ferdi Sait Soyer vurguladı…

 
Bizim göbeğimiz sevgi demokrasi ve insan hakları ile kesildi
 
 
Cumhuriyetçi Türk partisi Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanı başbakan Ferdi Sabit Soyer, CTP-BG’nin göbek bağının hükümet bıçağı değil, sevgi, demokrasi ve insan hakları ile kesildiğini vurguladı.
 
Soyer Sınırüstü’nde halka hitaben yaptığı konuşmada, CTP-BG’nin inşa ettiği yeşil yolun Kıbrıs sorunu dahil her sorunun çözümünü, Kıbrıs Türk halkının ekonomik açıdan kendi ayaklarının zerinde durabileceği, kendi kendine yeteceği bir geleceği hedeflediğini kaydetti.
 
CTP-BG İskele ilçesi milletvekili adayları ve ilçe yöneticileri 6 Mart Cuma gün Boğaziçi ve Sınırüstü köylerini ziyaret etti. CTP-BG Genel Başkanı başbakan ferdi Sabit Soyer Sınırüstü ziyaretine katılarak CTP-BG adaylarını selamlamaya gelen coşkulu kalabalığa hitap etti.
CTP-BG İskele ilçesi adayları Önder Sennaroğlu, Hüseyin Mülazim, Bayram Antel, Saffet Mehmetalioğlulları, Hürrem Tulga ve Mehmet Ceylanlı Cuma günkü ziyaretler çerçevesinde önce Boğaziçi köyünü ziyaret etti.
 
Boğaziçi ziyaretinde konuşan CTP-BG İskele milletvekili ve milletvekili Mehmet Ceylanlı, Kıbrıs Konusu ile ilgili son gelişmeler hakkında b ilgi aktardı. Tarım Bakanı Önder Sennaroğlu ise halkın sorularını yanıtlayarak hükümet icraatları ve tarımda yapılan çalışmalar ile ilgili ayrıntılı bilgiler verdi.
Boğaziçi köy ziyaretinin ardından heyet CTP Genel Başkanı ve Başbakan Ferdi Sabit Soyer’in de katılımı ile Sınırüstü köyüne giden heyet, burada köy halkının yoğun ilgisi ve tezahüratları ile karşılandı.
 
GÖBEK BAĞIMIZ SEVGİYLE KESİLMİŞTİR
 
Başbakan Ferdi Sabit Soyer konuşmasına “bizim göbek bağımızı hükümet bıçağı ile değil, insan sevgisi, demokrasi ve insan hakları ile kestiler” diyerek başladı. CTP-BG’nin hedefinin siyasi eşitlik temelinde bir ortaklığa dayalı Kıbrıs Türk ve Rum kurucu devletlerinin oluşturacağı Federal Cumhuriyet olduğunu vurgulayan Soyer, “Ancak yıllardır savunduğu ilkeler nedeniyle CTP’yi Rumcu ve vatan haini ilan eden; çözümsüzlüğü çözüm gören bazı zihniyetlerin siyasetinden ötürü Kıbrıs Rum toplumu 2004’te tek taraflı AB üyesi oldu” dedi. Soyer, bu aşamada CTP-BG’nin temel görevinin Kıbrıs Türk toplumuna AB yolunu açmak olduğunun altını çizerek şimdi yapılması gereken şeyin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ı görüşme ve çözüm sürecinde desteklemek olduğunu vurguladı.
 
CTP-BG’nin yürüttüğü çözüm siyaseti sayesinde yaşanan gelişmelere işaret eden Soyer, AB’nin Lefkoşa’nın kuzeyinde AB ofis açtığını, Mali yardım Tüzüğü çerçevesinde uygulamaların başlatıldığını kaydederek, Türkiye’nin verdiği yardımların yanında AB’nin yardımlarının da ülkeye katkı sağladığını ifade etti.
 
Çözüm ve AB yolunda atılan doğru adımlardan birinin de oluşturulan Mal Tazmin Komisyonu olduğuna dikkat çeken Soyer, bu komisyonun AB İnsan Hakları Mahkemesince kabul gördüğünü kaydederek, bunun mülkiyet konusuna temel teşkil edeceğinin altını çizdi. Çözüm karşıtı çevrelerin çözüm olması halinde Türkiye’den gelen ve bu topraklara kök salan insanların geri gönderileceği yönünde yalan yanlış söylentiler yaymaya çalıştıklarına da işaret eden CTP-BG Genel Başkanı başbakan Ferdi Sabit Soyer, “Eroğlu zamanında ‘AB  kıyma makinesidir’ derdi. Şimdi ne oldu ki ‘biz de çözüm isteriz’ demeye başladılar” diye sordu. Soyer sözlerine şöyle devam etti:
 
“2003’e kadar Lefkoşa’da sadece Gönyeli, Mağusa’da sadece Karakol, Sakarya, Baykal bölgeleri kıymetliydi. Annan Planı döneminden sonra artık Esentepe, Tatlısu, İskele ve Sınırüstü’ne kadar bu toprakların kıymeti arttı. Karpaz Bölgesi’nde bir takım ekonomik gelişmeler yaşanmaya başlandı. Erenköy’de 400 yatlık marina inşaatı başladı, İstanbul Teknik Üniversitesi’ne yer tahsis edildi. Bu gelişim çözüm siyasetimizi devam ettirdiğimiz sürece ekonomik varlıklarımızın da değeri artacaktır.
 
EROĞLU NDOSTLARINI YARI YOLDA BIRAKTI
 
Dünyada yaşanan global krizden alınan tedbirler sayesinde en az düzeyde etkilenildiğini de kaydeden Soyer, “2001’de bu ülkede arka arkaya 6 banka batmış ve bir çok esnaf batmıştı. Eroğlu o dönem çıkıp bankaları ben batırmadım Mehmet Bayram batırdı diyerek kendi dostlarını bile yarı yolda bıraktı. Bu toplum bunları unutmadı” dedi.
 
ÖRP’yi halkın iradesini çiğnedi gerekçesiyle yerden yere vurup, hükümet ortağı oldu diye 18 ay meclisi boykot eden UBP’nin şimdi son günlere kadar DP ile birlikte olan, köy gezilerine katılan Ata Atun’u transfer ettiğine işaret eden Soyer, “bunlarda için her şey mubah, ilke nerede? Yıllarca zihniyetleri değişmeyen UBP senelerce kendinden olmayanı tehdit ederek hareket etti. Ama şu unutulmamalıdır ki özgürlüğün tadına varan bir halk özgürlükten bir daha vazgeçemez” dedi.