CTP Limasol’da: Ortak akıl ve ortak güç yaratmalıyız!

CTP ve AKEL arasında sürdürülen ortak etkinlikler kapsamında dün akşam AKEL Limasol Örgütü’nde toplantı düzenlendi. CTP adına Kıbrıs Çalışma Grubu üyesi milletvekili Fikri Toros konuşma yaparak Kıbrıs Sorunu’nda yaşanan gelişmeler ve toplumların bakış açıları hakkında bilgi verdi. Yoğun katılımla gerçekleşen toplantıya iki partinin yöneticileri, milletvekilleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Açılış konuşmalarını Kıbrıs Çalışma Grubu üyesi Mağusa milletvekili Asım Akansoy ve AKEL Limasol İlçe Sekreteri Limasol milletvekili Yorgos Yorgiou’un yaptığı etkinlikte Federal Kıbrıs ve ortak vatan vurgusu yapıldı. Birbirini dinleyerek, anlayarak, daha çok temas ederek barışı kuracaklarını belirten yetkililer, toplumların yakınlaşmasının önemi üzerinde durdu.

AKANSOY: FARKLILIKLARIMIZ ÇATIŞMA DEĞİL UZLAŞI UNSURU OLMALI
CTP Kıbrıs Çalışma Grubu üyesi Mağusa milletvekili Asım Akansoy yaptığı açılış konuşmasında Kıbrıs Sorunu’nda kalıcı, onurlu ve adil bir çözüm için AKEL ile birlikte sürdürülen çalışmaları daha da geliştireceklerini ifade etti. Akansoy, “birbirimizi çok iyi anlamalı, diyalog yolu ile paylaşmalıyız. Çatışma kültürünün bu denli yaygınlaştığı, adamızın bölünmesine neden olan milliyetçi hezeyanların yükseldiği bu dönemde daha da çok çalışacağız. Daha çok çözüm daha çok barış diyeceğiz” dedi. İki toplumun arasında var olan farklılıkları bir çatışma unsuru olarak değil, uzlaşı için bir unsur olarak görmeleri gerektiğini ifade eden Akansoy sözlerini şöyle tamamladı:
“Daha çok empati kurarak birlikte çalışacağız. Üreten, paylaşan, eşit ve özgür bir gelecek için önce ortak akıl sonrada ortak güç yaratacağız. Hepinizi Federasyon yolunda saygı ile sevgi ile selamlarım”.

TOROS: ÇOK ÖNEMLİ YAKINLAŞMALAR SAĞLANDI
“Yarım asrı aşan Kıbrıs Sorunu’nu siyasi eşitliğe dayalı bir federal çatı altında tarihe gömmek, ülkemizde ortak aidiyetimiz, hak ve çıkarlarımız odaklı kapsamlı bir siyasi çözümün öncü güçleri olmak, AKEL ve CTP’nin tarihsel misyonlarıdır” diyerek konuşmasına başlayan CTP Kıbrıs Çalışma Grubu üyesi Girne milletvekili Fikri Toros, bu nedenle Akıncı-Anastasiades müzakerelerinde Temmuz 2017’den bu yana devam eden çıkmazın aşılması için bu partilere tarihi bir sorumluluk düştüğünü belirtti.
1963’ten bu yana yaşanan ayrılıkçı faşist hareketlerin sonucu olan bölünmüşlüğün devam ediyor olmasına rağmen, çözümle ilgili BM kararlarına, Talat-Hristofiyas yakınlaşmalarına ve 11 Şubat 2014 ortak açıklamasına bağlı olarak, Kıbrıslı Liderler Akıncı ve Anastasiades’in müzakere masasında oldukça önemli yakınlaşmalar sağladığını vurgulayan Toros, BM Genel Sekreteri Guterres’in bu durumu raporlarında kayıt altına aldığını ifade etti.

GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLERİ HEP BİRLİKTE HAYATA GEÇİRMELİYİZ
Toros şöyle devam etti:
“Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin sık sık belirttiği gibi, Kıbrıs Sorunu’na kapsamlı bir çözümün özü mevcuttur ve umutlar hala yaşamaktadır. İhtiyaç duyulan şey, Kıbrıslı Liderlerin ortaya koyacağı en güçlü siyasi irade, cesaret ve kararlılıktır. Bunun için birbirlerine olan karşılıklı inanç ve güveni restore etmek, toplumlarının geleceği için çözümün elzem olduğu gerçeğini idrak etmek suretiyle süreci devam ettirmek ve ivedi olarak sonuçlandırmak, liderlerden tarihi beklentimizdir. Karşılıklı güven duygusunu geliştirmek için hep birlikte güven artırıcı önlemleri hayata geçirmeliyiz. Ekonomik, sosyal ve siyasal ilişkilerin geliştirilmesini çözüm sonrasına bırakmamalı, her şeyi çözüme indirgemeden barış için sürekli çalışmalıyız. Birleşik Federal Kıbrıs için ortak bir sosyo-ekonomik altyapının geliştirilmesi, Kıbrıslı toplumlar arasında kalıcı barış geliştirme süreci için gereklidir. Federal Kıbrıs’ın sağlayacağı sinerjik kazanımları şimdiden anlaşılır ve yaşanır kılacak bir ortamın oluşturulması, ayrılıkçı vizyon sahibi olanları bütünlükçü vizyonuna dönüştürmemize yol açacaktır.”

İZOLASYONİST YAKLAŞIM DEĞİŞMELİ
Birleşik Federal Kıbrıs’a ilişkin kararlı duruşunu kendisini tanıyan herkesin bildiğini ifade eden Toros, bu süre boyunca elde ettiği bilgi ve deneyim çerçevesinde, Kıbrıs Rum Liderliği’nin Kıbrıs Türk Toplumu’na yönelik izolasyonist yaklaşımını değiştirmesi durumunda, adadaki dinamiklerin değişeceğine ve kapsamlı çözümü zorlaştıranların yalnızlaşacağına inandığını belirtti. Toros, “Bunun ispatı, tüm baskılara ve tecrit edilmişliğe rağmen Kıbrıslı Türklerin 2004’te Annan Planı’na yüzde 65 gibi büyük bir oranda onay vererek Avrupa Birliği’nde yer alacak Birleşik Federal Kıbrıs için güçlü bir irade göstermesidir. Bu irademiz asla küçümsenmemeli ve bir sonraki referandumda karşılık bulmalıdır. Bunun için Kıbrıs Rum Toplumu ve uluslararası platform nezdinde ortaya koyduğu somut çabalarından dolayı AKEL’e takdirlerimi sunuyorum” dedi.